Un var, yağ var, şeker var; ilaç yok!

eczane_ve_eczacilik_kanununda_degisiklik

Beyin­de bulu­nan bir nöro­kim­ya­sal olan agma­tin” üze­rin­de Üskü­dar Üni­ver­si­te­si­’n­de yap­tı­ğı araş­tır­ma­lar sonu­cun­da şizof­re­ni teda­vi­sin­de kul­la­nı­la­bi­lecek enzim inhi­bi­tör­le­ri bulan Medi­kal Far­ma­ko­lo­ji Uzma­nı Prof. Dr. Tay­fun Uzbay, paten­ti­ni aldık­la­rı hal­de hala ilaç üre­te­mi­yor olma­la­rı­nı, dev­le­tin, yer­li ilaç fir­ma­la­rı­nın ve yatı­rım­cı­la­rın sami­mi olma­ma­sı­na bağ­lı­yor. Dün­ya­nın en büyük 20 soru­nu ara­sın­da sayı­lan şizof­re­ni­nin teda­vi­sin­de kul­la­nı­lan ilaç­la­rın 25 mil­yar dolar­lık bir dün­ya paza­rı oldu­ğu­na dik­kat çeken Uzbay, 21. yüz­yı­lın 15 yılı­nı geri­de bıra­kı­yo­ruz ve biz hala adım atmı­yo­ruz. Artık baş­la­ma­mız lazım” diyor.

Üskü­dar Üni­ver­si­te­si­’n­de düzen­le­nen nörop­si­ko­far­ma­ko­lo­ji sem­poz­yu­mun­da öğren­dik ki bura­da şizof­re­ni ile ilgi­li önem­li çalış­ma­lar yapı­lı­yor. Bize biraz bun­lar­dan bah­se­der misiniz?

Beyin­de yeni bir nöro­kim­ya­sal oldu­ğu­nuz düşün­dü­müz agma­ti­nin nörop­si­ki­yat­rik has­ta­lık­lar­da­ki rolü­nü tar­tı­şı­yo­ruz. Ağır­lık­lı ola­rak da şizof­re­ni­ye odak­lan­dık. Benim erken dönem çalış­ma­la­rım agma­ti­nin mad­de bağım­lı­lı­ğı ile iliş­ki­si üze­ri­ne. Agma­tin, mor­fin yok­sun­luk kri­zi­ni iyi­leş­tir­di. Bu bizim ilk maka­le­miz­di ve benim en faz­la atıf alan maka­le­le­rim­den biri­dir bu. Daha son­ra alkol yok­sun­luk kriz­le­rin­de hay­van­lar üze­rin­de dene­dik ve gene iyi gel­di. Son­ra set-up’ı değiş­tir­dik. İşin pozi­tif pekiş­ti­ri­ci yönü­ne, yani ödül sis­te­mi­ne bak­tık. Bağım­lı­lık yapan mad­de­ler bel­li doz ara­lı­ğın­da ya da ilk kul­la­nıl­dık­la­rın­da ödül sis­te­mi­ni faz­la uya­rıp teş­vik ede­rek öfo­rik etki­le­riy­le  loko­mo­tor hipe­rak­ti­vas­yo­na neden olur­lar. Her­han­gi bir mad­de­nin loko­mo­tor hipe­rak­ti­vi­te oluş­tu­ru­cu etki­le­ri ile pozi­tif pekiş­ti­ri­ci etki­le­ri ara­sın­da, dola­yı­sıy­la bun­la­rın bağım­lı­lık yap­ma potan­si­ye­li ara­sın­da doğ­ru­dan iliş­ki var. Düşük doz alkol ve kafe­in kul­lan­dık, bun­lar da hay­van­lar­da  loko­mo­tor akti­vi­te­yi art­tı­rır­ken agma­ti­nin ne yap­tı­ğı­na bak­tık. Agma­tin art­mış loko­mo­tor akti­vi­te­yi de geri çevir­di ve nit­rik oksit sis­te­miy­le iliş­ki­li bir şekil­de bu etki­le­ri oluş­tur­du. Biz sonuç­ta bunun iyi bir mole­kül oldu­ğu­nu ve mad­de bağım­lı­lı­ğın­da kul­la­nı­la­bi­le­ce­ği­ni düşün­dük. Fakat ilginç­tir, her şey labo­ra­tu­var­da bulun­maz, ben inter­net­te iki fotoğ­ra­fa takıl­dım; vücut geliş­ti­ri­ci­ler agma­tin kul­la­nı­lı­yor­lar­mış. Eş zaman­lı ola­rak biz de agma­ti­nin ağrı kesi­ci özel­li­ği­ni araş­tı­rı­yor­duk ve agma­ti­nin mor­fi­nin anal­je­zik etki­si­ni art­tır­dı­ğı­nı gör­müş­tük. Vücut geliş­ti­ri­ci­ler de ağrı­sız bir şekil­de limit­le­ri­ni zor­la­mak için agma­tin kul­la­nı­yor­lar­dı. Yine inter­net­te bir çeşit alt kül­tür gibi bir grup bul­dum. Bun­lar yük­sek mik­tar­da agma­tin alı­yor­lar ve bun­la­rın has­sas olan bazı­la­rı ölüm­le yaşam ara­sın­da git­me-gel­me dene­yi­mi yaşı­yor. Biz, kan­se­rin ter­mi­nal döne­min­de mor­fi­nin yeri­ne agma­ti­nin geçe­bi­le­ce­ği­ni, insan­la­rı mor­fin bağım­lı­sı yap­ma­ya gerek olma­dı­ğı­nı düşün­müş­tük ama bu veri­ler bir ara­ya gelin­ce Tamam bunun fay­da­lı bir etki­si var ama bel­ki de yeri­ne geçi­yor” diye düşün­me­ye baş­la­dık. Alkol yok­sun­lu­ğu bir kadeh rakıy­la ya da ben­zo­di­aze­pin­le geçer ama ben­zo­di­aze­pin de bağım­lı­lık yapı­yor neti­ce­de. Sonun­da agma­ti­nin de bağım­lı­lık potan­si­ye­li oldu­ğu­nu düşün­me­ye başladık.

Dene­ye baş­la­dı­nız mı bu konuda?

Fır­sat olma­dı, çün­kü tam bu sıra­da çok daha ilginç bir şey yaka­la­dık. Biz bir pro­je ver­miş­tik TÜBİ­T­AK­’a. Mad­de bağım­lı­lı­ğın­da şizof­re­ni­yi model­le­ye­cek­tik. Hem mad­de bağım­lı­sı hem de şizof­ren hay­van­lar üze­rin­de bu iki­si ara­sın­da­ki iliş­ki­yi araş­tır­ma­yı amaç­la­dık. Pro­je­miz de kabul edil­di. Şizof­re­ni has­ta­la­rı ara­sın­da mad­de bağım­lı­lı­ğı çok yay­gın. Siga­ra bağım­lı­lı­ğı insi­dan­sı 56 mis­li daha yük­sek nor­mal popü­las­yo­na göre. Alkol tüke­ti­mi, baş­ka bağım­lı­lık yapı­cı mad­de­le­re eği­lim de çok faz­la. Gör­dük ki, şizof­re­ni ile mad­de bağım­lı­lı­ğı ara­sın­da bir ilin­ti var. Bunun nöro­bi­yo­lo­jik meka­niz­ma­la­rı­nı araş­tır­ma­ya baş­la­dık. Bu sıra­da bizi asıl ama­cı­mız­dan sap­tı­ran baş­ka bir buluş yap­tık. Agma­ti­nin şizof­re­ni­yi iyi­leş­ti­re­ce­ği­ni düşü­nü­yor­duk ama agma­tin bağım­lı­lı­ğı iyi­leş­tir­di­ği doz­lar­da hiç etki­le­me­di şizof­re­ni­ye. Dozu artır­ma­ya baş­la­yın­ca da nor­mal hay­van­da şizof­re­ni­yi model­le­di, şizof­re­ni olan hay­van­da şizof­re­ni­yi şid­det­len­dir­di. Geç­miş yıl­lar­da yapıl­mış post­mor­tem çalış­ma­lar­da da sper­min, sper­mi­din, put­re­sin düzey­le­ri beyin­le­rin­de, kan­la­rın­da, beyin omu­ri­lik sıvı­la­rın­da yük­sek bulun­muş. Bu da bizi doğ­ru­lu­yor. İlk defa bizim söy­le­di­ği­miz bir hipo­tez çık­tı orta­ya: Agma­ti­nin over sek­res­yo­nu veya den­ge­siz agma­tin salı­ve­ril­me­si şizof­re­niy­le doğ­ru­dan iliş­ki­li ola­bi­lir. Bunu ne agno­ti­ze ede­bi­lir? Agma­tin olu­şu­mu­nu sağ­la­yan enzi­mi ket­le­yen bazı enzim inhi­bi­tör­le­ri. Üç tane enzim inhi­bi­tö­rü bul­duk. Biri sade­ce doğa­da­ki agma­ti­ne etki­li, diğer iki­si insan­lar da dahil sıcak kan­lı meme­li­le­re etki­li. Bun­la­rın paten­ti­ni aldık, ancak şim­di­ye kadar ila­cı geliştiremedik.

Neden?

Çün­kü Tür­ki­ye­’­de kim­se eli­ni taşın altı­na sok­mu­yor! Biz bun­dan son­ra yeni bir deney çalış­ma­sı yap­tık. İilk kez atak­la acil ser­vi­se baş­vu­ran ya da en az 6 ay hiç ilaç kul­lan­ma­mış 18 has­tay­la çalış­tık. Bun­la­rın kan­la­rın­da­ki agma­tin düze­yi­ni üç buçuk mis­li, yani anlam­lı bir şekil­de yük­sek bul­duk. Agma­tin şizof­re­ni teş­hi­si için ve teda­vi­nin sey­ri­ni izle­mek için kri­ter ola­bi­lir. Agma­tin aşı­rı salın­ma­sı­nı den­ge­le­ye­bi­lecek hedef mole­kül­le­rin de şizof­re­ni teda­vi­sin­de daha etki­li ola­bi­le­ce­ği­ni halen iddia ediyoruz.

15ORMAN­DA­Kİ YAN­GI­NA SU TAŞI­YAN KARIN­CA­LAR GİBİYİZ”

Şim­di ne yapacaksınız?

Alman üni­ver­si­te­si ile bir işbir­li­ği yap­mak, çalış­ma­la­rı­mı­zı bir ara­ya geti­rip ortak pro­je­ler üret­me­yi isti­yo­ruz. Bizim Üskü­dar Üni­ver­si­te­si ola­rak viz­yo­nu­muz ilaç geliş­tir­mek. Yağı­mız var, şeke­ri­miz var, unu­muz var; ama ya dev­let para verecek ya da Nev­zat Tar­han üni­ver­si­te kur­muş, bir­kaç tril­yon daha verecek ilaç geliş­ti­recek diye bir algı var. Böy­le bir şey yok! Bir ilaç geliş­ti­re­bil­mek için yer­li oldu­ğu­nu iddia eden fir­ma­la­rın, araş­tır­ma yap­tı­ğı­nı iddia eden araş­tır­ma­cı ilaç fir­ma­la­rın önce­lik­le sami­mi olma­sı gere­ki­yor. Bir şir­ket kur­ma­mız, onla­rın ser­ma­ye koy­ma­sı, risk yatı­rım­cı­sı­nın para ver­me­si gere­ki­yor. O zaman biz yine TÜBİ­T­AK­’a baş­vu­ru­ruz ve hep bir­lik­te mul­ti­di­sip­li­ner bir şekil­de ilaç geliştiririz.

NERE­DE BU MİLLİ İLAÇ?

Bizi engel­le­yen ulus­lar ara­sı güç­ler mi var?

Kim­se kim­se­yi engel­le­mi­yor. Fin­lan­di­ya yapı­yor bunu, Tay­van ken­di ila­cı­nı üret­ti. Çoku­lus­lu ilaç şir­ket­le­ri bunu ister miy­di, iste­mez­di ama engel­le­ye­bil­di mi, engel­le­ye­me­di. Sizin dev­let ola­rak bir ilaç poli­ti­ka­nız olur­sa, kali­te­li bilim insan­la­rı­nı bir ara­ya geti­rip iyi bir plan prog­ram yapa­bi­lir­se­niz her­kes geliş­ti­rir. Yok­sa ilaç sade­ce Ame­ri­ka­’­da üre­ti­len bir şey olur­du. Dani­mar­ka üre­ti­yor,  Alman­ya üre­ti­yor… Bıra­kın cari açı­ğı kapat­ma­yı kara geçer­si­niz. Şizof­re­ni­de­ki pazar 25 mil­yar dolar. Ame­ri­ka Ase­na­pin diye bir ila­cı geçen sene piya­sa­ya sun­du, bir yıl­lık net karı 300 mil­yon dolar. Ame­ri­ka onun için büyük bir ülke. Sen 160170 küsur üni­ver­si­te açı­yor­san, ama­cın bu kadar çocu­ğa bura­da ders anla­tıp geç­mek için mi? Ar-Ge tara­fı nere­de? Biz hep duyu­yo­ruz, mil­li ilaç, mil­li ilaç.” Nere­de bu mil­li ilaç? Biyo­ben­zer üret­mek çok güzel, kesin­lik­le küçüm­se­mi­yo­rum ama bu bir mil­li ilaç değil. Bu bir viz­yon değil­dir. Muadil ilaç­lar da çok tar­tı­şı­lan bir konu. Orman­da­ki yan­gı­na su taşı­yan karın­ca gibi­yiz. Tara­fı­mız bel­li olsun diye su taşıyoruz.
21. yüz­yı­lın 15 yılı­nı geri­de bıra­kı­yo­ruz ve biz hala adım atmı­yo­ruz. Artık baş­la­ma­mız lazım. Bel­ki 25 sene son­ra biz ila­cı geliş­ti­re­ce­ğiz. Benim elim­de­ki bil­gi Alman­lar­da olsa şim­di­ye kadar çok­tan ilaç çık­mış­tı. Mat­ba­ayı 273 yıl red­de­der­se­niz, dün­ya­da ne olup ne bit­ti­ği­ni 273 yıl son­ra oku­ma­ya baş­lar­sa­nız böy­le olur.

Prof. Dr. Tay­fun Uzbay kimdir?

Lisans dere­ce­si­ni 1982 yılın­da İst­anb­ul Üni­ver­si­te­si Ecza­cı­lık Fakültesi’nden aldı. Gül­ha­ne Aske­ri Tıp Fakül­te­si (GATA) Tıb­bi Far­ma­ko­lo­ji Ana­bi­lim Dalı’nda 1992 yılın­da dok­to­ra eği­ti­mi­ni tamam­la­dı. 2003 yılın­da pro­fe­sör ünva­nı­nı aldı. 20032011 yıl­la­rı ara­sın­da GATA Tıp Fakül­te­si Tıb­bi Far­ma­ko­lo­ji Ana­bi­lim Dalı Baş­ka­nı, 20112013 yıl­la­rı ara­sın­da GATA Yük­sek Bilim Kon­se­yi üye­si ola­rak çalış­tı. 2013 yılın­da ken­di iste­ği ile Türk Silah­lı Kuvvetleri’nden emek­li oldu. Halen Üskü­dar Üniversitesi’nde, Mole­kü­ler Biyo­lo­ji ve Gene­tik Ana­bi­lim Dalı Baş­kan­lı­ğı, Nöro­bi­lim Ana­bi­lim Dalı Baş­kan­lı­ğı ve Nörop­si­ko­far­ma­ko­lo­ji Uygu­la­ma ve Araş­tır­ma Mer­ke­zi (NPFA­UM) müdür­lü­ğü görev­le­ri­ni yürütüyor.

İlgili Haberler

Leave a Comment