Şizofreni Tedavisinde Hastayı Yaşamın İçinde Tutmak Amaçlanmalı


Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu

- Şizof­re­ni ora­nın­da artış mı var?
Hayır eski­den yapı­lan sık­lık çalış­ma­la­rıy­la, şim­di yapı­lan sık­lık çalış­ma­la­rı ara­sın­da bir fark yok. Tür­ki­ye­’­de­ki sık­lık ile dün­ya­da­ki sık­lık ben­zer. Ancak son yıl­lar­da bu has­ta­lık­la ilgi­li duyar­lı­lı­ğı­mız­da bir artış oldu­ğu için onun için şizof­re­ni lafı­nı daha sık duyu­yo­ruz ama görül­me sık­lı­ğı art­mı­yor. Sade­ce biz gözar­dı edip masa­nın altı­na süpür­dü­ğü­müz bir soru­nu daha faz­la konu­şur olduk. Top­lum­da görül­me sık­lı­ğı %1.

- Şizof­re­ni teda­vi­si­nin hede­fi nedir?
Teda­vi­nin esas hede­şe­ri psi­ko­tik semp­tom­la­rı azalt­mak, semptomatik
epi­zod­la­rı ve yol açtı­ğı fonk­si­yon kay­bı­nı önle­mek ve has­ta­la­rı ola­bil­dik­le­ri en iyi sevi­ye­de tut­mak­tır. Antip­si­ko­tik ilaç­lar, reha­bi­li­tas­yon ve psi­ko­te­ra­pi teda­vi­nin temel­le­ri­ni oluş­tu­rur. Far­ma­ko­te­ra­pi: İlk psi­ko­tik epi­zod­da has­ta­ne­ye yatı­rı­lır. Ati­pik antip­si­ko­tik­le­rin biri­siy­le baş­la­nır: Ris­pe­ri­don (16 mg/gün), Clo­za­pi­ne (25900 mg/gün), Olan­za­pi­ne (520 mg/gün), Queti­api­ne (75800 mg/gün), (Clo­za­pi­ne, agra­nü­lo­si­toz ris­ki dola­yı­sıy­la sık ara­lık­lar­la tam kan sayı­mı yapıl­ma­lı. Olan­ze­pi­ne, diabet ris­ki açı­sın­dan dik­kat edil­me­li). 68 haf­ta­da bek­le­nen etki görül­me­miş­se, baş­ka bir ati­pik antip­si­ko­tik dene­nir. İki fark­lı antip­si­ko­ti­ğe de yanıt ver­mez­se bu direnç­li şizof­re­ni ola­rak kabul edi­lir. Düşük potent nöro­lep­tik­ler: Clorp­ro­ma­zi­ne (300800 mg/gün), Thi­ori­da­zo­ne (150800 mg/gün), Meso­ri­da­zo­ne (30400 mg/gün). Orta potent­te nöro­lep­tik­ler: Perp­he­na­zi­ne (1624 mg/gün), Loxa­pi­ne (20250 mg/gün), Molin­do­ne (15225 mg/gün). Yük­sek potent nöro­lep­tik­ler: Tri­şu­ope­ra­zi­ne (240 mg/gün), Flup­he­na­zi­ne (0.540 mg/gün),
Thi­ot­hi­xe­ne (830 mg/gün), Halo­pe­ri­dol (115 mg/gün) (IM for­mu da var!), Pimo­zi­de (110 mg/gün). Antip­si­ko­tik teda­vi­si­nin yan etki­le­ri: ext­rap­ra­mi­dal yan etki­ler, tar­div dis­ki­ne­zi, akat­zia, nöro­lep­tik malig­nant send­rom­dur. Ati­pik antip­si­ko­tik­ler de bu yan etki­ler daha az oldu­ğun­dan önce­lik­le ter­cih edil­me­li­dir. İdame teda­vi­si ilk epi­zod son­ra­sı 1 yıl, ikin­ci epi­zod son­ra­sı 35 yıl, üçün­cü epi­zod son­ra­sı ömür boyudur.

- Şizof­re­ni teda­vi­sin­de ilaç teda­vi­si­nin uzun süre­li olma­ma­sı­nın neden­le­ri nelerdir?
Şizof­re­ni has­ta­lı­ğı hem düşün­ce­nin, hem dav­ra­nı­şın, hem de kişi­nin duy­gu­la­rı­nın den­ge­si­nin bozul­du­ğu bir has­ta­lık. Şizof­re­ni zihin­sel kapa­si­te­nin yavaş yavaş kay­be­dil­me­si­ne de neden olu­yor. İns­an zih­ni çok karı­şık bir alan. İns­an zih­ni­nin çok önem­li fonk­si­yon­la­rın­dan biri de içgö­rü’ yani ken­di duru­mu­nu ken­di­si­nin değer­len­di­re­bil­me­si. Şizof­re­ni has­ta­la­rı­nın bir kıs­mın­da içgö­rü özel­li­ği kay­bo­lu­yor. Dola­yı­sıy­la kişi has­ta oldu­ğu­nun far­kın­da olma­dı­ğı için tıb­bi teda­vi­ye devam
etme­ye­bi­li­yor. Duy­du­ğu ses­le­rin, gör­dü­ğü hayal­le­rin ger­çek oldu­ğu­nu düşün­dü­ğü için dok­to­ra git­me­yi düşün­mü­yor ve bu tek­li­fi kabul etmi­yor. İlaç kul­lan­ma­sı­na gerek yok olma­dı­ğı­nı düşünebiliyor.
Bütün bun­la­rın yanın­da kul­la­nı­lan ilaç­la­rın ide­al ilaç­lar oldu­ğu­nu söy­le­ye­me­yiz. Kul­la­nı­lan ilaç­la­rın cid­di yan etki­le­ri oldu­ğu için bu etki­ler yüzün­den de teda­vi­yi yarım kesi­yor­lar. Ömür boyu bir ilaç kul­lan­mak da kolay değil. Uzun süre­li ilaç kul­lan­ma­nın zor­luk­la­rı nede­niy­le de ilaç bıra­kı­la­bi­li­yor. Bizim ülke­miz­de has­ta takip sis­tem­le­ri çok iyi değil. Has­ta gel­mi­yor­sa gel­mez, kay­bo­lur gider. Sis­tem geri çağır­ma üze­ri­ne çalış­maz. Teda­vi has­ta­la­rın insi­ya­ti­fi­ne kalır. Bu da teda­vi­le­rin aksa­ma­sı­na neden olan baş­ka bir nok­ta. Bütün bun­la­ra ek ola­rak şizof­re­ni teda­vi­si sade­ce ilaç ver­mek­ten oluş­ma­ma­lı. Şizof­re­ni teda­vi­si­nin en önem­li tara­şa­rın­dan biri de reha­bi­li­tas­yon ve haya­ta kazan­dır­ma. Haya­ta kazan­dır­ma teda­vi­si­ni teda­vi pla­nı­nın içi­ne koy­ma­yıp, sade­ce ilaç üze­rin­de yoğun­laş­tı­ğı­nız­da o teda­vi güdük kalır. Bir
süre son­ra has­ta da sıkı­lır ve teda­vi­yi bırakır.

- Has­ta­la­rın gün­lük yaşa­mın için­de olma­sı, işlev­sel­li­ği­nin sür­dü­rül­me­si ne kadar önemli?
Şim­di şizof­re­ni teda­vi­sin­de yaşam kali­te­si, şizof­re­ni­de işlev­sel­lik, şizof­re­ni­de reha­bi­li­tas­yon, şizof­re­ni­de gün­düz has­ta­ne­si mode­li gibi pek­çok konu konu­şu­lu­yor. Amaç bu has­ta­la­rın gün­lük haya­tın için­de kal­ma­sı­nı ve ken­di bağım­sız hayat­la­rı­nı sür­dür­me­le­ri­ni sağ­la­mak. Top­lum şizof­re­ni has­ta­sı denin­ce zin­cir­le­re vurul­muş, orta­lı­ğı yıkan döken has­ta­lar hayal edi­yor­lar. Oysa hiç de öyle değil. Şizof­re­ni has­ta­la­rı şiir­ler yaza­bi­len, bes­te­ler yapa­bi­len, resim yapa­bi­len çok tat­lı, çok hoş insan­lar. Alev­len­me dönem­le­rin­de bazı zor­luk­la­rı ola­bi­lir. Bun­ca yıl­dır bir sürü şizof­ren tanı­rım, ken­di­ni nor­mal ola­rak tanım­la­yan insan­lar­dan çok daha olum­lu ve iyi iliş­ki kuru­la­bi­lir olan­la­rı­na rast­la­dı­ğı­mı söy­le­ye­bi­li­rim. Bu stig­ma­nın kırıl­ma­sı, insan­la­rın bu has­ta­lık­la ilgi­li, yer­siz ve gerek­siz kor­ku­la­rı­nı unu­tup neyin ne oldu­ğu­nu anla­ma­la­rı gerekiyor.
Gör­mü­yo­rum, bil­mi­yo­rum, tanı­mı­yo­rum demek bir fay­da ver­mi­yor. Onlar da bizim­le bera­ber yaşıyorlar.

- Şizof­re­ni teda­vi­si­nin gele­ce­ğin­de neler var? Şu anda­ki çalış­ma­lar han­gi eksen­de yürüyor?
Şu anda nöro­lep­tik ilaç­lar dedi­ği­miz kul­lan­dı­ğı­mız ilaç­lar daha da geliş­ti­ril­me­ye çalı­şı­lı­yor. Eski kuşak ilaç­la­rın çok cid­di yan etki­le­ri var­dı. Bunun üze­ri­ne daha yeni kuşak ilaç­lar çık­tı. Bun­la­rın da bazı yan etki­le­ri var. Bili­ma­dam­la­rı ilaç­la­rı ide­al­leş­tir­me­ye daha az yan etki­li, kişi­yi haya­tın için­de tuta­cak ama belir­ti­le­ri­ni de bas­tı­ra­cak daha iyi ilaç­la­rın geliş­ti­ril­me­si­ne çalı­şı­lı­yor. Her sene bir iki yeni ilaç dün­ya­da piya­sa­ya veri­li­yor. Tür­ki­ye­’­de de bun­la­rın çoğu var ama ger­çek­ten ide­al ila­ca ulaş­tı­ğı­mı­zı söy­le­ye­me­yiz. Zan­ne­di­yo­rum bunun da henüz bey­ni yete­rin­ce anla­ya­ma­mız­dan kay­nak­la­nı­yor. Beyin­de ger­çek­ten tam ne olu­yor da bu has­ta­lık orta­ya çıkı­yor. Bunun­la ilgi­li çok teori­le­ri­miz var. Gene­tik teori­ler var, biyo­kim­ya­sal teori­ler var, depo­min meta­bo­liz­ma­sı ile ilgi­li teori­ler var.
Beyin­de­ki bir takım resep­tör­le­rin etkin­li­ği­nin bozul­ma­sı ile ilgi­li teori­ler var ama hiç­bi­ri şu anda bu has­ta­lı­ğın neden oldu­ğu­nu tam ola­rak açık­la­mı­yor. Neler oldu­ğu­nu tam bil­me­di­ği­niz­de de ide­al teda­vi­yi geliş­tir­mek de müm­kün olmuyor.

İlgili Haberler

Leave a Comment