Romatizmal Hastalıklar Topluma Mali Yük Getiriyor

GATA Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Salih Pay ve Başkent Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Bölümü’nden Doç. Dr. Simten Malhan ile birlikte Türkiye’de 22 araştırmacının birlikte yürüttüğü “RA ve AS’nin Türk Toplumu Üzerindeki Finansal Yükü” başlıklı araştırmanın sonuçları Ulusal Romatoloji Kongresi’nde açıklandı. Araştırmada elde edilen verilere göre, bu hastalıkların yol açtığı işgücü kaybının yarattığı maliyetin, hastalığın tedavi maliyetinden daha yüksek olduğu saptandı. Türkiye, her yıl 8.2 Milyar TL’lik kayba uğruyor.
Araştırma sonunda öngörülen önemli noktalardan biri de, RA ve AS hastalıklarında etkin kontrol, doğru zamanda doğru teşhiste bulunarak optimum tedaviyi uygularak mümkün olabilmektedir. Bu sayede hem hastalığın ilerlemesi durdurulacak hem de oluşan maliyetlerin düşmesi sağlanacaktır.
Başkent Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Bölümü’nden Doç. Dr. Simten Malhan’ın hazırladığı araştırma raporunda “yapılan araştırmalar ilk 10 yıl içerisinde RA ile AS hastalıklarının maliyetleri arasındaki farkın daha düşük olduğunu fakat hastalıkların 10. yılından itibaren RA hastalığının maliyetinin AS hastalığından çok daha yüksek konuma geçtiğini gösteriyor.” Bu araştırma raporunda yer alan bazı bilgiler şu şekildedir.
Yapılan araştırmaya göre toplam maliyetin; %70’ini RA Hastaları, %66’sını AS Hastaları oluşturuyor. Ayrıca araştırma sonuçları gösteriyor ki hastalıkların Türkiye’de yarattığı direkt maliyet; RA için 1.183.521.810 TL, AS için 1.418.108.384 TL’dir.
Araştırmada ortaya koyulan bir diğer nokta ise, hastalıkların yarattığı dolaylı maliyetlerdir. Dolaylı yoldan oluşan maliyetleri hesaplamak için; hastanın işten kaç gün izin aldığı, iş görememe durumunun ne seviyede olduğu, erken emeklilik ve erken ölüm oranı gibi çeşitli etkenler bir arada mercek altına alınmıştır. Türkiye’de bu iki hastalığın dolaylı maliyetleri ise; RA için 2.864.199.660 TL AS için 2.779.291.520 TL’dir.
Araştırmayı yöneten kurula başkanlık yapan Dr. Salih Pay, bu veriler doğrultusunda yaptığı açıklamada “Araştırma sonuçlarına baktığımızda RA ve AS hastalıklarının Türkiye için önemli bir yük olduğunu tespit ettik. RA ve AS hastalıklarının seyri sırasında artan şiddeti kişinin gerek sosyal gerekse iş hayatından uzaklaşmasına sebep olabilmektedir. Bu hastalıkların neden olduğu üretim ve iş gücü kaybı, hastalığın kendisinden daha fazla maddi zarara yol açıyor”, diyerek özellikle RA’nın dünyadaki en maliyetli ikinci hastalık olduğunun altını çiziyor.
Elde edilen sonuçlara göre; kas-iskelet sistemi hastalıkları, hastaların yaşam standartlarını olumsuz yönde etkiliyor. Hastalar, yaşamlarının 30 – 40 yıl kadar bir bölümünü sakatlıklar ile geçiriyorlar. Bunun sonucu olarak psikolojik anlamda da yıpranan hastanın çalışma hayatı ile olan bağının zayıfladığı gözlemleniyor. Hastaların gerek özel yaşam gerekse iş yaşantılarını olumsuz anlamda etkileyerek hayat kalitesini düşüren hastalığın ancak doğru teşhis ve tedavi ile normal düzenlerini sağlamaları mümkün oluyor.
Romaturka Derneği bu konuda şu açıklamayı yaptı:
“Yapılan araştırmalar gösteriyor ki ülkemizde bu hastalıkları anlatarak doğru zamanda doğru teşhisin konulmasını sağlamak için daha fazla bilgilendirme çalışması yapılmalıdır. Özellikle, bu hastalıkların yönetiminde aile hekimlerinin, uzman hekimlerin, işverenlerin, sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik sistemi yetkililerinin birlikte çalışarak ülkemize ve biz hastalara yönelik çözümler üretmeleriyle, iş yaşamının içinde verimli bir şekilde çalışacak hastaların, aile ve sosyal yaşamdan kopmadan, erken emekli olarak yaşamın kıyısında kalmak yerine yaşamın içinde aktif şekilde yer almalarının sağlanması hedeflenmelidir.

Yorum eklemek için kullanıcı girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş