MS hastalarının yüzünü güldürecek gelişmeler var

ayse hoca11
Prof. Dr. Ayşe ALTINTAŞ

Mul­tipl skle­roz (MS) teda­vi­si­ne yöne­lik heye­can veri­ci geliş­me­ler yaşa­nı­yor. Yeni çalış­ma­lar has­ta­lı­ğın dur­du­rul­ma­sı ya da yavaş­la­tıl­ma­sın­dan çok daha faz­la­sı­nı vaat edi­yor. İst­anb­ul Üni­ver­si­te­si Cer­rah­pa­şa Tıp Fakül­te­si Nöro­lo­ji Ana­bi­lim Dalı Öğre­tim Üye­si Prof. Dr. Ayşe Altın­taş, hem MS’e neden olan çev­re­sel fak­tör­ler­le ilgi­li yeni araş­tır­ma­la­rın sonuç­la­rı­nı hem de iki yeni teda­vi yön­te­mi ile ilgi­li geliş­me­le­ri anlattı. 

MS’i orta­ya çıka­ran sebep­ler­den han­gi­le­ri­ni biliyoruz? 

Mul­tipl skle­roz tek bir neden­le olu­şan bir has­ta­lık değil. Mul­ti­fak­tö­ri­yel bir has­ta­lık. Has­ta­lar bize, Biz nere­de hata yap­tık da MS olduk” diye soru­yor. Oysa ki böy­le tek bir yan­lı­şın ya da tek bir prob­le­min MS’e yol açma­sı söz konu­su değil. Peki neler yol açı­yor? Birin­ci­si gene­tik fak­tör­ler ki bun­la­rı değiş­tir­me­miz müm­kün değil. İkinc­isi bağı­şık­lık sis­te­mi fak­tör­le­ri. Bun­la­rı regü­le ede­bi­li­yo­ruz ilaç­lar­la, ama henüz tam ola­rak tek bir bağı­şık­lık sis­te­mi anor­mal­li­ği ya da immün sis­tem dis­fonk­si­yo­nu tanım­lan­mış değil. Bir­çok şey var tanım­la­nan. Üçün­cü­sü de çev­re­sel fak­tör­ler. Çev­re­sel fak­tör­le­rin neler ola­bi­le­ce­ği­ne dair son yıl­lar­da yeni sonuç­lar alma­ya başladık. 

Neler bun­lar?

MS bazı ülke­ler­de daha sık orta­ya çıkı­yor. Ekva­tor­dan uzak­laş­tık­ça sık­la­şı­yor. Kuzey Ame­ri­ka­’­da ve Kuzey Avru­pa­’­da; İsv­eç, Nor­veç ya da Ame­ri­ka­’­nın kuze­yin­de, Kana­da sını­rı­na yakın yer­ler­de ve Kana­da­’­da… Ekva­tor­dan uzak­la­şıl­dık­ça güneş ışın­la­rı deği­şi­yor. Güneş ışın­la­rı deği­şin­ce D vita­mi­ni düzey­le­ri deği­şi­yor. D vita­mi­ni düze­yi düşük­lü­ğü­nün MS ile bağ­lan­tı­sı olup olma­dı­ğı bir süre­dir araş­tı­rı­lı­yor­du. Sonuç­lar şu anda net ola­rak önü­müz­de: D vita­mi­ni düşük­lü­ğü MS ris­ki­ni artı­rı­yor. Bu düşük­lük devam edi­yor­sa MS’in sey­rin­de de olum­suz etki­le­ri oldu­ğu, atak sık­lı­ğı­nı artı­ra­bil­di­ği düşü­nü­lü­yor. Bu göre­ce yeni bir bil­gi. Bun­dan daha yeni bil­gi­ler de var has­ta­nın yara­rı­na ola­rak düzen­le­ye­bi­le­ce­ği­miz. İki tane popü­ler konu var. Bir tane­si sigara. 

SİG­ARA RİSKİ İKİYE KATLIYOR 

Siga­ra­nın sağ­lı­ğa zarar­lı oldu­ğu­nu bili­yo­ruz ama MS’e zarar­lı olup olma­dı­ğı sorul­du­ğun­da Bil­mi­yo­ruz” diyor­duk, genç has­ta­lar oldu­ğu için siga­ra içme­me­le­ri­ni öne­ri­yor­duk. Son üç-beş yıl­dır biri­ken bil­gi­ler bize gös­ter­di ki, siga­ra içen­ler­de MS olma sık­lı­ğı daha yük­sek. Bu 1960’larda bir İsr­ail çalış­ma­sı ile gös­te­ril­miş aslın­da ama tek bir çalış­ma ola­rak kal­mış. Son 45 yıl için­de tek­rar çalış­ma­lar bu konu­da yoğun­laş­tı ve biz artık has­ta­la­ra siga­ra sağ­lı­ğa zarar­lı demi­yo­ruz, siga­ra MS’e zarar­lı diyo­ruz. Çalış­ma­lar, gün­de 15 ve üze­rin­de siga­ra içen has­ta­la­rın siga­ra kul­lan­ma­yan­la­ra göre nere­dey­se iki kat faz­la MS olma risk­le­ri oldu­ğu­nu gös­te­ri­yor. 40 siga­ra­nın üze­rin­de bu oran daha da artı­yor. Pasif ola­rak siga­ra­ya maruz kalan kişi­ler­de de risk üze­rin­de olum­suz etki­li. Gebe iken siga­ra içen kadın­la­rın çocuk­la­rın­da risk bulun­ma­mış, ama bun­lar daha küçük ve ilk çalış­ma­lar. Bu çalış­ma­lar sürü­yor, biz de bu konu­da Tür­ki­ye­’­de bir çalış­ma yapı­yo­ruz. Ben­ce önem­li, çün­kü düzel­te­bi­le­ce­ği­niz bir konu. 

ayse hoca-ms-22Siga­ra MS’i nasıl etkiliyor?

Bu konu­da da araş­tır­ma­lar var. Siga­ra­nın için­de yüz­ler­le ifa­de edi­len tok­sik mad­de­ler bulu­nu­yor. Bu tok­sik mad­de­le­rin akci­ğer­de bir irri­tas­yon yap­tı­ğı, bu irri­tas­yo­nun bağı­şık­lık sis­te­mi­ni tetik­le­di­ği ve hem hüc­re­sel hem de humo­ral immün sis­tem­de olum­suz anlam­da deği­şik­lik­le­re yol açtı­ğı, bu deği­şik­lik­le­rin de sinir sis­te­mi üze­rin­de bağı­şık­lık sis­te­mi­nin olum­suz reak­si­yo­nu­na yol açtı­ğı düşü­nü­lü­yor. Deney­sel hay­van mode­lin­de o tok­sik mad­de­le­rin sinir hüc­re­le­ri­ni, MS’­te yıkı­lan akson ve miye­lin dedi­ği­miz yapı­la­rı harap etti­ği gös­te­ril­di. O yüz­den hafi­fe alma­dan bu konu üze­ri­ne git­mek gerekiyor. 

TUZ MS’İ DE TETİ­KL­İY­OR OLABİLİR 

MS ile iliş­ki­li ola­bi­le­ce­ği orta­ya konan bir diğer neden de tuz alı­mı. Son yıl­lar­da özel­lik­le immü­no­lo­ji ile uğra­şan­lar için popü­ler bir konu var: Bar­sak flo­ra­sı ile immün sis­te­min iliş­ki­si ola­bi­le­ce­ği. Bu MS’­te de gün­dem­de olan bir konu. Yurt dışın­da çok değer­li nöro­im­mü­no­log­lar bu konu üze­rin­de önem­li araş­tır­ma­lar üze­rin­de çalı­şı­yor şu anda. İlk sonuç­lar gös­ter­di ki, bar­sak flo­ra­sı MS’­te rol oynu­yor ola­bi­lir. Har­var­d­’­tan bir bilim ada­mı çalış­ma­la­rı­nın sonuç­la­rı­nı yayın­la­dı. Özel­lik­le MS’in deney­sel hay­van mode­lin­de, yük­sek tuz diye­ti uygu­la­nan has­ta­lar­da MS’in deney­sel hay­van mode­li­nin daha ağır sey­ret­ti­ği orta­ya konul­du. Bura­dan yola çıka­rak insan­lar üze­rin­de­ki etki­si araş­tı­rı­lı­yor. Han­gi hüc­re­ler üze­rin­de etki­li ola­bi­le­ce­ği Har­vard ve Yale­’­de yürü­tü­len bir­kaç küçük ama kıy­met­li çalış­ma­da gös­te­ril­di. Bu konu­da da bir asis­ta­nı­mız araş­tır­ma yapa­cak. Bir­kaç yıl için­de sonuç­la­rı­nı açıklayacağız. 

Bir enfek­si­yo­nun var­lı­ğı ile ilgi­li bul­gu­ya ula­şı­la­bil­di mi? 

MS’in dün­ya­nın bel­li böl­ge­le­rin­de yük­sek olma­sı nede­niy­le bir enfek­si­yon aja­nı tanım­lan­ma­ya çalı­şıl­dı. Çün­kü şu da var­dı: Diye­lim ki 15 yaşı­na kadar MS’in yük­sek oldu­ğu İsv­eç­’­te yaşa­dı­nız, son­ra MS’in orta sık­lık­ta oldu­ğu Tür­ki­ye­’­ye göç etti­niz. Bu durum­da haya­tı­nız boyun­ca İsv­eç­’­in yük­sek ris­ki­ni taşı­yor­su­nuz. Ama 5 yaşın­da göç ettiy­se­niz Tür­ki­ye­’­nin orta ris­ki­ni taşı­yor­su­nuz. Demek ki haya­tı­nı­zın ilk 15 yılın­da bir şeye maruz kalı­yor­su­nuz. O bir enfek­si­yon mu, bir mik­ro­bik ajan mı aca­ba? Ama bunun­la ilgi­li veri­ler bizi bir yere götür­me­di. Son yıl­lar­da üze­rin­de en çok duru­lan Eps­te­in-Barr virü­süy­dü, ancak çok net gös­te­ri­le­bil­miş bir sonuç yok. Çün­kü nor­mal popü­las­yon­da da Eps­te­in-Barr enfek­si­yo­nu çok yay­gın zaten. Enfek­si­yon konu­sun­da ne yazık ki çok uzun yıl­lar­dır çalış­ma­lar bulun­ma­sı­na rağ­men başa­rı­ya ula­şı­la­ma­dı. Her dönem popü­ler bir enfek­si­yon ajan sunul­du, çalı­şıl­dı, yok öyle değil­miş” den­di. Şu an için bir şey söy­le­mek zor. 

ayse hoca-multipl_sklerozSon yıl­lar­da MS teda­vi­si ile ilgi­li han­gi geliş­me­ler oldu? 

MS nöro­lo­ji­nin en aktif ala­nı. Her yıl yurt dışın­da yük­sek katı­lım­lı bir MS kong­re­si olu­yor ve her yıl yeni veri­ler sunu­lu­yor. Yakın döne­me kadar kul­lan­dı­ğı­mız ilaç­lar­la MS’in immün yönü­nü bas­kı­la­mak, düzen­le­mek, aklı karış­mış olan bağı­şık­lık sis­te­mi­ni doğ­ru­ya yönelt­mek gibi bir takım müda­ha­le­ler­de bulun­du­ğu­muz ilaç­lar kul­la­nı­lı­yor­duk. İnt­erf­er­onl­ar, Copa­xon gibi… Bun­lar enjek­si­yon­lar­dı. Ardın­dan has­ta­la­rı­mız önce aylık serum teda­vi­si ile tanış­tı­lar ki ger­çek­ten çok spe­si­fik, immün hüc­re­le­rin beyi­ne geçi­şi­ni engel­le­yen bir mole­kül­dü. O mole­kül­le bera­ber çok spe­si­fik bir teda­vi sahi­bi olmuş­tuk. Ancak daha son­ra görül­dü ki, bu teda­vi etki­li ama PML dedi­ği­miz bir beyin ilti­ha­bı­na yol açı­yor ve bunun teda­vi­si yok. Nöro­log ola­rak PML ile tanış­ma­mız böy­le oldu bizim. Nor­mal­de tanı­şık­lı­ğı­mız çok fark­lıy­dı, bir ilaç komp­li­kas­yo­nu değil­di en azın­dan. HIV has­ta­la­rın­da kar­şı­laş­tı­ğı­mız, immün sis­te­mi düş­müş, diren­ci azal­mış has­ta­lar­da gör­dü­ğü­müz bir şey­di eski­den. Tür­ki­ye­’­de de sey­rek olmak­la bir­lik­te vaka­lar çık­tı. Ardın­dan oral teda­vi­ler gir­di gün­de­me. Şu anda eli­miz­de 3 tane oral teda­vi var ve yeni­le­ri de geliyor. 

ANTİ­K­OR TEDA­Vİ­Sİ İNS­ANDA DENENİYOR 

Deney­sel çalış­ma­lar­dan da bah­se­de­bi­lir misi­niz?

İmm­ün sis­te­mi düzen­le­yen ilaç­la­rın dışın­da tami­ri sağ­la­yan ilaç­lar söz konu­su. Pri­mer prog­res­sif ve ya da sekon­der prog­res­sif MS has­ta­la­rı var. MS baş­la­yıp, atak­lar ver­di­ği­miz kor­ti­zon­lar­la nere­dey­se düze­lir­ken, has­ta­la­rı­mı­zın bir kıs­mı prog­res­yon döne­mi­ne geçi­yor­lar. Şu anda eli­miz­de bulu­nan ilaç­lar o dönem için etkin­li­ği gös­te­ri­le­me­miş ilaç­lar. O dönem­de daha çok reha­bi­li­tas­yon, egzer­siz ve des­tek­ler­le has­ta­ya yar­dım­cı olma­ya çalı­şı­yo­ruz. Şu ana kadar kul­lan­dı­ğı­mız hiç­bir ila­cın sinir doku­su­nu tamir etti­ği gös­te­ri­le­me­miş­ti. Şu anda bu konu­da en azın­dan iki tane pre­pa­rat var eli­miz­de sonuç­la­rı olum­lu olan. Bir tane­si 1990’lı yıl­lar­da Mayo Clinic’te hocam, Prof. Dr. Rod­ri­gu­ez­’in bul­du­ğu bir anti­kor teda­vi­si. Bu teda­vi­nin etki­le­ri uzun yıl­lar hay­van mode­lin­de çalı­şıl­dı. Geç­ti­ği­miz yıl MS has­ta­la­rın­da da çalış­ma baş­la­dı. Ekim ayın­da bura­da bir top­lan­tı­da Rod­ri­gu­ez teda­vi ile ilgi­li ilk veri­le­ri sun­du. Bu anti­kor teda­vi­siy­le has­ta­lar­da hiç­bir yan etki göz­len­me­di­ği bil­di­ril­di. Remi­ye­li­ni­zas­yo­nun yani miye­lin tami­ra­tı­nın bu ilaç­la sağ­la­nıp sağ­la­na­ma­ya­ca­ğı­nı ve eklen­miş hasa­rın geri­ye dön­dü­rü­lüp dön­dü­rü­le­me­ye­ce­ği­ni göre­ce­ğiz. Hay­van çalış­ma­la­rın­da remi­ye­li­ni­zas­yo­nu sağ­la­dı­ğı göz­len­di bu ilacın. 

ayse hoca-ms-belirtiİkinci bir çalış­ma da şu: Mer­ke­zi sinir sis­te­mi­miz­de miye­lin yıkıl­dık­tan son­ra miye­li­nin yapıl­ma­sı­nı sağ­la­yan oli­go­dend­ro­sit dedi­ği­miz hüc­re­ler var­dır. Ora­da hem bizim yap­tı­ğı­mız çalış­ma hem baş­ka araş­tır­ma­cı­lar gös­ter­di ki oli­go­dend­ro­sit var ama ortam fonk­si­yon gör­me­le­ri­ni engel­ler durum­da. Bütün mal­ze­me hazır ama ürün çık­mı­yor orta­ya, yani miye­lin tamir edi­le­mi­yor. Ortam­da bunu engel­le­yen ne ola­bi­lir diye bir takım mole­kül­ler tanım­lan­ma­ya baş­lan­dı. Bun­lar­dan bir tane­si de Lin­go 1 adın­da bir mole­kül. İlk sonuç­lar yayın­lan­dı. Lin­go 1’in orta­mı olum­suz hale getir­me­si­ni engel­le­yen bir mole­kül üre­tip optik nörit dedi­ği­miz, MS’in ilk ata­ğı ola­bi­len bir tab­lo­da dene­di­ler. İlk sonuç­la­rı­nın olum­lu oldu­ğu­nu belir­ti­yor­lar. Bun­la­rın hep­si tami­re yöne­lik mekanizmalar. 

Kök hüc­re çalış­ma­la­rın­da bir yere varı­la­bi­lecek mi? 

MS diğer has­ta­lık­lar­dan fark­lı. Beyin­de ve omu­ri­lik­te pek çok alan­da par­ça par­ça lez­yon­lar yapı­yor. Ver­di­ği­niz kök hüc­re­nin gidip tek tek o lez­yon­la­rı bulup tamir etme ola­sı­lı­ğı biraz zor. Komp­li­ke bir durum. Tra­fik kaza­sın­da omu­ri­lik zede­len­di­ğin­de tek bir nok­ta­yı iyi­leş­tir­mek kolay. MS’­te bizim MR’­da gös­te­re­me­di­ği­miz bey­nin kor­tek­sin­de de bir­çok nok­ta­da etki­len­me oldu­ğu gös­te­ril­di. Bu plak­la­rın kök hüc­re­ler tara­fın­dan tek tek bulu­nup tamir edil­me­si zor. O kök hüc­re­le­rin son­ra­sın­da bir kan­se­röz doku­ya dönüş­me­ye­ce­ği­ni de şu anda bile­mi­yo­ruz. MS’te kök hüc­re teda­vi­si çok heye­can veri­ci bir teda­vi­dir ancak şu anda henüz araş­tır­ma safhasındadır. 

İlgili Haberler

Leave a Comment