Kemik İliği Naklinde Gönüllü Verici Sayısı Artırılmalı

Tür­ki­ye­’­de kemik ili­ği transp­lan­tas­yo­nu konu­sun­da son 10 yıl­da önem­li geliş­me­ler yaşan­dı­ğı­nı ancak ulu­sal bir kemik ili­ği ban­ka­sı olma­ma­sı nede­niy­le, akra­ba dışı nakil­le­rin hala önem­li bir sorun oldu­ğu bildirildi.
Türk Hema­to­lo­ji Der­ne­ği tara­fın­dan Antal­ya­’­da düzen­le­nen 7.Ulusal Kemik İliği Transp­lan­tas­yo­nu ve Kök Hüc­re Teda­vi­le­ri Kong­re­si­’­nin basın top­lan­tı­sın­da konu­şan Türk Hema­to­lo­ji Der­ne­ği Baş­ka­nı Prof. Dr. Teoman Soy­sal halk ara­sın­da kemik ili­ği nak­li ola­rak bili­nen kök hüc­re transp­lan­tas­yo­nun dün­ya­da 4050, ülke­miz­de de 20 yıl­dır yapıl­mak­ta oldu­ğu­nu belir­te­rek, Kemik ili­ğin­den nak­let­ti­ği­miz hüc­re­ler, aslın­da kan yapı­cı kök hüc­re­ler­dir. Biz bu hüc­re­le­ri kan­dan ve göbek kor­do­nun­dan da top­la­ya­bil­di­ği­miz için kısa­ca kök hüc­re nak­li ola­rak ifa­de edi­yo­ruz. Top­lum­da habis kan has­ta­lık­la­rı­nın teda­vi yön­tem­le­rin­den biri ola­rak bilin­se de sade­ce onlar­la sınır­lı değil­dir. Kemik ili­ği yet­mez­lik­le­rin­de, bazı tümör­ler­de, bazı kalıt­sal kan has­ta­lık­la­rın­da uygu­la­na­bi­len teda­vi yön­tem­le­rin­den bir tane­si­dir. Dünya’da ve Türkiye’de yapı­lan nakil sayı­sı gide­rek artı­yor. Eski­den daha çok kemik ili­ğin­den nakil yapar­dık. Kök hüc­re­le­ri şim­di artık kan­dan da ve göbek kor­do­nun­dan da top­lu­yo­ruz ve bu işle­min sayı­sı da gide­rek artı­yor. Bunu bir geliş­me ola­rak ifa­de etmek isti­yo­rum. Yap­tı­ğı­mız nakil­ler­de artık daha iyi sonuç­lar alı­yo­ruz komp­li­kas­yon­la­rı, takip ve önle­me­de gide­rek daha başa­rı­lı olu­yo­ruz. Eski­den sade­ce daha genç­le­re uygu­la­dı­ğı­mız bu teda­vi yön­te­mi­ni artık daha ile­ri yaş­la­ra da uygu­la­ya­bi­li­yo­ruz” dedi
Prof. Dr. Teoman Soy­sal, ülke­miz­de kemik ili­ği nak­li yapı­la­bi­len 37’si eriş­kin, 16’sı çocuk olmak üze­re top­lam 53 mer­kez bulun­du­ğu­na işa­ret ede­rek, 10 yıl önce yıl­da 200300 civa­rın­da iken son yıl­lar­da bu sayı önem­li ölçü­de art­mış­tır. 2010’a bak­tı­ğı­mız­da 1500 civa­rın­da nakil görü­yo­ruz, 2011’e bak­tı­ğı­mız­da ise 2000’in üze­rin­de nakil yapıl­dı­ğı­nı görü­yo­ruz. Fakat her­şe­ye rağ­men sayı­lar henüz ülke gerek­si­ni­mi­ne yanıt vere­me­yecek düzey­de­dir. Türkiye’de yıl­da 4 bin kişi­ye ilik nak­li (oto­log + allo­je­ne­ik) yapıl­ma­sı gerek­mek­te­dir. Yapı­lan nakil­le­rin dağı­lı­mı içe­ri­sin­de stan­dar­dı ne kadar yaka­la­ya­bi­li­yo­ruz buna da bak­mak gerek. Bizim has­ta­la­rı­mı­za kim­ler­den nakil yapı­lı­yor? Akra­ba dışı naki­le ihti­ya­cı olan bir has­ta­nın kar­deş veri­ci bul­ma ola­sı­lı­ğı %30’un altın­da­dır. Demek ki naki­le ihti­ya­cı olan­la­rın %70’inden faz­la­sı aile­sin­den bir veri­ci bula­ma­ya­ca­ğı orta­da­dır. Dola­yı­sıy­la alter­na­tif veri­ci­le­re ihti­ya­cı­mız oldu­ğu orta­ya çıkı­yor” dedi.
Son 3 yıl için­de transp­lant sayı­sı­nın 1000’lerden 2000’lere çık­ma­sı, mer­kez sayı­sı­nın artı­şı gibi olum­lu geliş­me­ler mey­da­na gel­me­si­ne kar­şın, transp­lan­tas­yon ala­nın­da bazı sıkın­tı­la­rın halen devam etti­ği­ni söy­le­yen Kong­re Genel Sek­re­te­ri Prof. Dr. Mut­lu Arat Sorun­lar­dan biri halen bu konu­da yetiş­miş insan sayı­sı­nın yeter­siz­li­ği. Bek­le­yen has­ta­la­rın sayı­sı azal­dı ama ülke­miz­de henüz yete­ri kadar mik­tar­da fark­lı veri­ci­ler­den nakil yap­mı­yo­ruz. Ağır­lık­lı ola­rak kar­deş veya akra­ba veri­ci­ler­den nakil yapa­bi­li­yo­ruz. Akra­ba dışı kor­don kanı dedi­ği­miz 2 ya da daha faz­la anti­jen uyum­suz nakil­le­ri iste­di­ği­miz sık­lık­ta yapa­mı­yo­ruz. Avru­pa ülke­le­rin­de akra­ba dışı nakil­le­rin ora­nı % 50 iken biz %10’lardayız. Ülke­mizd­te kök­hüc­re nakil­le­rin­de temel prob­lem, Türkiye’deki veri­ci havu­zu­nun sayı­sı­nın yeter­siz olma­sı ve Dün­ya gene­lin­de­ki havu­za baş­vu­rul­ma­sı halin­de süre­cin uzun sür­me­si­dir” dedi.

Tür­ki­ye­’­de Pedi­at­rik Transp­lan­tas­yon Önemli
Türkiye’nin genç bir nüfu­sa sahip oldu­ğu­na dik­kat çeken Kong­re Genel Sek­re­te­ri Prof. Dr. Meh­met Ertem Hepi­ni­zin çok iyi bil­di­ği gibi nüfu­sun yarı­sı­nın biraz azı 20 yaşın altın­da. Ne yazık ki akra­ba evli­lik­le­ri çok faz­la. Bu neden­le bazı kalıt­sal has­ta­lık­lar Türkiye’de daha faz­la görün­mek­te. Bu has­ta­lık­la­rın çoğu çocuk­luk çağın­da acil nakil gerek­ti­ren has­ta­lık­lar­dır. O neden­le özel­lik­le Tür­ki­ye gibi ülke­ler­de pedi­at­rik transp­lan­tas­yo­nun ayrı bir öne­mi var. Bu konu ile ilgi­li bazı veri­le­ri pay­laş­mak isti­yo­rum. Türkiye’de pedi­at­rik transp­lan­tas­yon 1989 yılın­dan beri uygu­lan­mak­ta­dır. Yani 22 yıl­lık bir süre­ci var­dır. Bu 22 yılın sonun­da 1 üni­te ile baş­la­yıp 17 üni­te­ye ulaş­tık. Bugü­ne kadar top­lam 2158 pedi­at­rik transp­lan­tas­yon yapı­dı. Bu transp­lan­tas­yon­la­rın yarı­sı son 5 yıl içe­ri­sin­de yapıl­mış­tır. Bu alan çok hız­lı iler­le­yen bir alan­dır. 2000 transp­lan­tas­yo­nun %2025’i son yıl için­de de ger­çek­leş­ti­ril­miş­tir. Hedef 800’dür. Bu son yıl­da olan artı­şın nede­ni 3 özel has­ta­ne­de pedi­at­rik transp­lan­tas­yon­la­rın çok hız­lı bir şekil­de yapıl­ma­sın­dan kay­nak­lan­mak­ta­dır. Bunun nega­tif bir tara­fı da var. Şöy­le ki, transp­lant akti­vi­te­le­ri eği­tim has­ta­ne­le­rin­den uzak­laş­tı­ğı tak­dir­de büyük bir sıkın­tı içe­ri­si­ne düşe­bi­li­riz. Uzun dönem içe­ri­sin­de dene­yim­li hekim­le­re, hem­şi­re­le­re ihti­ya­cı­mız oldu­ğu orta­ya çık­tı. Son bir yıl içe­ri­sin­de yap­tı­ğı­mız has­ta­nın bir baş­ka­sın­dan kemik ili­ği bulun­ma­sı gere­ken transp­lant­la­rın %12’sini aile dışın­dan nakil yap­mı­şız. Bu Avru­pa ülke­le­rin­de %50’dir. Bu ora­nı artır­ma­nın yolu gönül­lü veri­ci sis­te­mi, kor­don kanı ban­ka­sı­nın geliş­ti­ril­me­si­dir. Ek ola­rak eği­tim­li, dene­yim­li insan gücü­nün gerek­li­li­ği­nin altı­nı çiz­mek isti­yo­rum. Bu büyük bir yatı­rım gerek­ti­rir o neden­le bu yatı­rı­ma da THD ola­rak en başın­dan beri des­tek ver­mek­te­dir” dedi.

Son Yıl­lar­da Türkiye’de Ger­çek­leş­ti­ri­len Top­lam Nakiller

Nakil türü ve sayılar 2008 2009 2010 2011
Top­lam 992 1203 1467 2000
1‑Otolog 576 663 851 135
2‑Allojeneik 412 540 616 865
    Akra­ba dışı 26 (%6) 48 (%7) 58 (%9,4) 80 (%9,2)

Ünlü­ler Kemik İliği Bağı­şı Yapmalı
20 yıl­dır Alman­ya Esse­n­’­de bir nakil mer­ke­zin­de görev yapan Türk pro­fe­sör Ahmet Elma­ağaç­lı­’­da kong­re­de mes­lek­taş­la­rıy­la, bilim­sel dene­yim­le­ri­ni ve Alman­ya­’­da­ki transp­lan­tas­yon uygu­la­ma­la­rı­nı pay­laş­tı. Almanya’nın alo­je­nik ilik nak­li sayı­sı­nın her yıl geçen yıl art­tı­ğı­na dik­kat çeken Prof. Dr. Elma­ağaç­lı, Bu artış yal­nız akra­ba dışı yapı­lan nakil­ler­den geli­yor. Tür­ki­ye veri­le­ri ile akra­ba dışı donör ada­yı sayı­sı ve akra­ba dışı nakil sayı­sı konu­sun­da çok başa­rı­lı olmuş olan Alman­ya veri­le­riy­le kar­şı­laş­tır­dı­ğı­mız­da şöy­le bir tab­lo orta­ya çık­mak­ta­dır: Türkiye’de top­lam nüfus: (yak­la­şık) 72.000.000’dur. 2010 yılın­da yapı­lan top­lam allo­je­ne­ik nakil sayı­sı 606’dır. Bun­la­rın % 9.4’ü akra­ba dışı veri­ci­ler­den yapı­lan nakil­ler­dir. Donör ada­yı sayı­sı 37.000’dir.
Almanya’da top­lam nüfus yak­la­şık ola­rak 82.000.000’dur. 2010 yılın­da yapı­lan top­lam allo­je­ne­ik nakil sayı­sı 2706’dir. Bun­la­rın % 66.8’i akra­ba dışı veri­ci­ler­den yapı­lan nakil­ler­dir. Donör sayı­sı ise 4.500.000’dir. Almanya’da aile içi veri­ci­si olma­yan allo­je­ne­ik nakil ada­yı bir has­ta için akra­ba dışı veri­ci sap­ta­ya­bil­me ola­sı­lı­ğı (10/10 doku uyum­lu) %70’dir. Bu ola­sı­lık­la akra­ba dışı nakil oran­la­rı (tüm allo­je­ne­ik nakil­ler ara­sın­da) 2011 yılı için %66.8’dir. Almanya’da akra­ba dışın­da ilik bağı­şı top­la­ma kabul edil­miş ve bunun şeref­li mese­le oldu­ğu anla­şıl­mış­tır. Türkiye’de gönül­lü veri­ci­lik çoğun­luk tara­fın­dan male­sef henüz benim­se­ne­me­miş­tir. Türkiye’de top­lu­mun gözü­nün önün­de bulu­nan sanat­çı, fut­bol­cu, siya­set­çi gibi kişi­le­rin bağış yap­ma­ma­la­rı büyük bir eksik­lik. Bu kişi­le­rin gönül­lü veri­ci ola­rak kayıt olma­la­rı gere­kir” dedi.

Top­lu­mu Veri­ci­lik Konu­sun­da Bilinç­len­dir­mek Gerek
Ülke­miz­de­ki kemik ili­ği ban­ka­la­rı­nın duru­mu ile ilgi­li bil­gi veren İst­anb­ul Üni­ver­si­te­si Öğre­tim Üye­si Prof. Dr. Fat­ma Oğuz Sav­ran şun­la­rı söyledi:
Bil­di­ği­niz gibi kemik ili­ği ban­ka­sı 1999 yılın­da İst­anb­ul Tıp Fakültesi’nde kurul­du. Çok kısa bir süre son­ra da Anka­ra Tıp Fakültesi’nde kurul­du. Şu an 2 ban­ka ola­rak çalı­şı­yo­ruz. Ban­ka­da­ki sayı olduk­ça dina­mik. Sürek­li ola­rak veri­ci­le­ri gün­cel­le­mek duru­mun­da­yız ve onla­rı devam­lı ara­ya­rak veri­ci­li­ği­nin deva­mı­nı sor­gu­lu­yo­ruz. Ne yazık ki son 3 ayda 600 tane veri­ci­nin veri­ci­lik­ten vaz­geç­ti­ği­ni öğre­ni­yo­ruz. Çok belir­gin neden­ler yok. Çok net bir açık­la­ma ala­mı­yo­ruz. Gönül­lü veri­ci sayı­sı­nın art­ma­sın­dan­sa bu veri­ci­li­ğin ne oldu­ğu­nun top­lum tara­fın­dan bilin­me­si­nin önem­li oldu­ğu­nu düşü­nü­yo­rum. Bizim şu anda 27 bin civa­rın­da gönül­lü veri­ci­miz var. Son 3 ay içe­ri­sin­de bir has­tay­la ilgi­li basın­da çıkan haber­ler­den dola­yı 3800 yeni veri­ci kay­det­tik. Son 3 yıl­da 3000 veri­ci kay­det­tik. Ve bunun mas­raf­la­rı­nı üni­ver­si­te­miz döner ser­ma­ye­sin­den kar­şı­la­dı. Her gün 5060 civa­rın­da veri­ci olmak için gelen kişi­ler var. Bunun dışın­da pek çok kurum bize veri­ci olmak için baş­vur­du, onla­rı da bir prog­ram dâhi­lin­de kabul etmek isti­yo­ruz. Biz bu kayıt­lar­la neler yapa­bil­dik? Son 3 yıl­da 98 tane nakil orga­ni­zas­yo­nu, 2011 için­de de 1 Ocak- 8 Mart iti­ba­ri ile de 11 nakil orga­ni­zas­yo­nu­nu tamam­la­dık. Aslın­da biraz daha hız­la­na­rak gidi­yo­ruz. Her yıl yeni düzen­le­me­ler geti­ri­le­rek bun­lar hız­lan­dı­rı­lı­yor. Geçen yıl 4 tane ken­di ban­ka­mız­dan veri­ci bula­bil­dik. Fakat büyük bir kıs­mı yurt­dı­şın­dan ve Almanya’dan.”

Ulu­sal Kemik İliği Ban­ka­sı Kurulmalı
Tür­ki­ye­’­nin ulu­sal kemik ili­ği ban­ka­sı­nın kurul­ma­sı­nın zorun­lu oldu­ğu­nu söy­le­yen Prof. Dr. Selim Çor­ba­cı­oğ­lu, Tür­ki­ye büyü­yor, genç insan­lar çok. Öbür taraf­tan insan dışın­da bir­çok sos­yo –eko­no­mik prob­lem­ler var. Kemik ili­ği nak­li sos­yo-eko­no­mik açı­dan çok avan­taj­lı. Kemik ili­ği nak­li yapıl­dı­ğı zaman 4050 sene kadar çalı­şa­bi­li­yor. Gene­tik havuz çok fark­lı oldu­ğu için yurt dışın­da­ki 18 mil­yon donör, Türk bir has­ta için açık değil. Hükü­me­tin çalış­ma­sı ve bizim Türkiye’de donör ban­ka­sı kur­ma­mız lazım. Bu çok mühim bir yatı­rım. Geliş­tik­çe aile donör sayı­sı aza­la­cak. Ban­ka­la­ra yönel­mek gere­ki­yor. Bir ban­ka kurul­maz­sa çok büyük prob­lem­ler çıka­cak” dedi.
Tür­ki­ye­’­de yeter­li sayı­da gönül­lü veri­ci bulun­ma­dı­ğı­nı söy­le­yen Prof. Dr. Teoman Soy­sal, Türkiye’de veri­ci sayı­sı az. Kim­se­yi suç­la­mak da doğ­ru değil, bil­me­di­ği bir işten insan­lar kor­ka­bi­lir onla­rı eğit­mek hepi­mi­ze düşü­yor. İns­anl­ar kemik ili­ği vere­ce­ğim diye kork­ma­ma­lı­lar. İlk baş­ta ver­dik­le­ri örne­ğin bir test örne­ği oldu­ğu­nu unut­ma­ma­lı­lar. Daha son­ra uygun­luk söz konu­su oldu­ğun­da onla­ra tek­rar baş­vu­ru­la­ca­ğı­nı bil­me­li­ler ve o zaman daha ayrın­tı­lı test­ler yap­mak üze­re ken­di­le­ri­nin çağ­rı­la­ca­ğı­nı bil­me­li­ler. O da hala o sıra­da ek has­ta­lık­lar, bula­şı­cı has­ta­lık­la­rın olma­ma­sı­nın tet­ki­ki hak­kın­da tek­rar ken­di­le­ri­ne baş­vu­ru­la­cak­tır. Kor­ku­lar­dan bir tane­si ken­di­le­rin­den ame­li­yat­ha­ne­ler­de kemik ili­ği alı­na­ca­ğı kor­ku­su ola­bi­lir. Bu çok az baş­vur­du­ğu­muz bir yön­tem­dir. Ken­di­si bil­gi­len­di­ri­le­cek­tir. Fakat genel­de kan­dan top­lu­yo­ruz. Veri­ci­le­rin kork­ma­sı­nı gerek­ti­recek bir durum söz konu­su değil” diye konuştu.

Kor­don Kanı Ban­ka­cı­lı­ğı Geliştirilmeli
Her­ke­se açık olan kor­don kanı ban­ka­cı­lı­ğı­nın da kök hüc­re transp­lan­tas­yo­nu için önem­li bir kay­nak oldu­ğu­nu söy­le­yen Prof. Dr. Meh­met Ertem, Akra­ba dışı nakil yapıl­ma­sı gere­ken has­ta için iki tane kay­nak var. Bu neden­le sade­ce gönül­lü veri­ci­ye odak­lan­ma­mak gerek. Birin­ci odak, gönül­lü veri­ci kayıt sis­te­mi, ikin­ci odak da kor­don kanı­dır. Kor­don kanın­dan kas­tım, çöpe gidecek kor­don kanı­nın top­la­nıp bebe­ğin ken­di­si için değil, has­ta için sak­lan­ma­sı. Bunu özel kanı ban­ka­la­rın­dan da ayır­mak lazım. Özel kor­don kanı ban­ka­sı kor­don kanı­nı bebek için sak­lar, baş­ka­sı için kul­lan­dırt­maz. O neden­le bir ülke­nin hem gönül­lü veri­ci kayıt sis­te­mi­ni geliş­tir­me­si hem de alo­je­nik kor­don kanı ban­ka­sı sis­te­mi­ni eş ola­rak geliş­tir­me­si lazım. Örnek ola­rak; Amerika’nın nüfu­su 310 mil­yon, bura­da­ki gönül­lü veri­ci sayı­sı 6,5 mil­yon yani nüfu­sun %2’si. Ve kor­don kanı sayı­sı da 200 bin. Bu sayı­lar­da Beyaz Ame­ri­ka­lı­lar için kor­don kanı bulu­na­ma­ma­sı gibi bir durum %90’ken, afro­ame­ri­kan­lar­da %30’a kadar düşe­bi­li­yor. O neden­le Türkiye’nin ihti­ya­cı en az 300 bin gönül­lü veri­ci ve en az 10 bin kor­don kanı. Biz bura­la­ra gel­di­ği­miz­de bir yol almış ola­bi­li­riz. Bu işin basın yoluy­la da olsa kam­pan­ya ola­rak yapıl­ma­ma­sı gere­ki­yor. Kam­pan­ya ola­rak yapıl­dı­ğı zaman o has­ta­ya acı­ya­rak gönül­lü olu­nu­yor, oysa bilinç­li ola­rak gönül­lü olun­ma­sı gere­ki­yor. Bu bilinç ger­çek­leş­me­den kam­pan­ya ola­rak yapı­lır­sa vaz­geç­me­ler çok faz­la olu­yor. O neden­le kam­pan­ya­lar değil bunun çözü­mü. Bu ülke ken­di ban­ka­sı­nı kura­ma­ya­cak durum­da değil, sade­ce bilinç­le­nil­me­si gere­ki­yor” diye belirtti.

İlgili Haberler

Leave a Comment