İÜ klinik araştırmada mükemmele gidiyor

 SDC10489

İst­anb­ul Tıp Fakültesi’nde Mükem­me­li­yet Mer­ke­zi kurul­du­ğu­nu öğre­nin­ce Tıb­bi Far­ma­ko­lo­ji ve Kli­nik Far­ma­ko­lo­ji Ana Bilim Dalı Baş­ka­nı Prof. Dr. A. Yağız Üresin’i ziya­ret ede­rek bil­gi aldık. Mer­ke­zin müdür yar­dım­cı­sı olan Üre­sin, üni­ver­si­te bün­ye­sin­de altı ayrı mer­kez­de yapı­lan kli­nik çalış­ma­la­rı bir mer­kez altın­da top­la­ya­rak kali­te­yi artır­ma­yı, İst­anb­ul Üniversitesi’ni kli­nik araş­tır­ma­lar konu­sun­da ulus­la­ra­ra­sı bir konu­ma getir­me­yi amaç­la­dık­la­rı­nı söy­lü­yor. Üresin’e göre, günü­müz­de artık tek bir ülke­de, tek bir mer­kez­de ilaç geliş­ti­ril­me­si de müm­kün değil. İst­anb­ul Üni­ver­si­te­si ilaç geliş­tir­me çalış­ma­la­rı­nın kli­nik araş­tır­ma­lar süre­cin­de iddi­ası­nı orta­ya koyuyor. 

Önce­lik­le Çapa Far­ma­ko­lo­ji Ana Bilim Dalı’nda neler yapılıyor? 

Tıp fakül­te­le­ri­nin üç tane işle­vi var: Eği­tim, araş­tır­ma, hiz­met. Yakın zama­na kadar hiz­met ağır­lık­lı çalış­tı­lar. Şim­di dev­let has­ta­ne­le­ri­nin güç­len­me­siy­le ken­di yer­le­ri­ni bul­ma­la­rı gere­ki­yor. Eği­tim de önem­li ama en önem­li­si araş­tır­ma­dır. İki tür araş­tır­ma var. Birin­ci­si temel araş­tır­ma­lar, ikin­ci­si kli­nik araş­tır­ma­lar. Far­ma­ko­lo­ji de temel bilim gibi görün­se de aslın­da dahi­li bilim­le­rin için­de, yani bir kli­nik bilim. Zaten Türkiye’de orta­ya çıkı­şı bu şekil­de­dir. Bizim tıb­bi far­ma­ko­lo­ji bölü­mü­müz bu gele­ne­ği sür­dü­rü­yor. Yak­la­şık 40 sene­dir takip etti­ği­miz hiper­tan­si­yon has­ta­la­rı var. Bunun yanı­na ister iste­mez, dis­li­pi­de­mi, diya­bet ekle­ni­yor. Bu has­ta­lar­la çalı­şı­yo­ruz. Bunun dışın­da fark­lı kli­nik­le­ri­miz­de fark­lı kli­nik araş­tır­ma­lar yapı­lı­yor. Bun­la­rın geliş­me­si tıp için çok haya­ti. Ülke­miz­de kli­nik araş­tır­ma­lar, ken­di has­ta­la­rı­mı­zın yeni teda­vi­le­re kavuş­ma­sı için, hekim­le­ri­mi­zin yeni­lik­le­ri öğre­nip ulus­la­ra­ra­sı lig­de oyna­ma­sı için şart. 

Nasıl belir­li­yor­su­nuz bu kli­nik çalışmaları? 

Araş­tı­rı­cı­nın ken­di­si­nin düşün­dü­ğü kli­nik araş­tır­ma­lar ola­bi­lir. Örne­ğin ben hiper­tan­si­yon­da bey­nin işlev­le­ri­ne ne olu­yor, ilaç­lar ne yapı­yor, bunu araş­tı­rı­yo­rum. Bir de ulus­la­ra­ra­sı kli­nik çalış­ma­lar­da yer alma­ya gay­ret edi­yo­ruz. Ulus­la­ra­ra­sı çalış­ma­lar genel­de ilaç fir­ma­la­rı­nın des­tek­le­di­ği çalış­ma­lar. Ken­di ilaç­la­rı­nı geliş­ti­re­bil­mek için bir aşa­ma­dan son­ra kli­nik çalış­ma­lar yap­ma­la­rı gere­ki­yor. Faz 1’den 4’e kadar olan bir spekt­rum. Nasıl Almanya’da, Amerika’da Belçika’da mer­kez­ler var­sa Türkiye’de de olma­sı için gay­ret edi­yo­ruz. Ulus­la­ra­ra­sı fir­ma­lar da Türkiye’de mer­kez olsun isti­yor. Çün­kü Tür­ki­ye haki­ka­ten bir­çok baş­ka ülke­ye göre çok daha yük­sek kali­te­de çalış­ma yapa­bi­li­yor. Düzen­le­me­le­ri uygun, araş­tır­ma­cı­la­rı iyi. 

SAĞ­LIK BAKANLIĞI 

ARAŞ­TIR­MA­YA ZORLUYOR

Bu tür çalış­ma­lar­da Ülke­mi­zin insan­la­rı kobay ola­rak kul­la­nı­lı­yor” diye iti­raz eden­le­re ne diyeceksiniz? 

Bu tama­men ger­çek dışı. Çün­kü Türkiye’deki düzen­le­me­ler AB’ye uyum­lu ve en az Avrupa’daki düzen­le­me­ler kadar sıkı. Ora­lar­da­ki insa­lar­da yapı­la­ma­yan çalış­ma­lar bura­da yapı­lı­yor düşün­ce­si tama­mıy­la yanlış.

Önü­nü­ze yasal engel­ler çıkı­yor mu? 

Sağ­lık Bakan­lı­ğı­mız bu konu­da son dere­ce hız­lı. Hiç öyle bir niye­ti­miz olma­sa bile Bakan­lık tara­fın­dan kli­nik araş­tır­ma­lar yap­ma­ya iti­li­yo­ruz. Bizim de niye­ti­miz öyle oldu­ğu için anlaşıyoruz. 

Kli­nik araş­tır­ma­la­rın Türkiye’ye en önem­li kat­kı­la­rı neler? 

Fir­ma çalış­ma­sı­nın bel­li bir mad­di geti­ri­si de olu­yor kuru­ma. Ama asıl ola­rak has­ta­la­rı­mız yeni bir teda­vi­yi titiz bir şekil­de ala­bi­li­yor­lar. O sıra­da SGK’nın para öde­me­si gerek­mi­yor teda­vi için. Araş­tı­rı­cı ola­rak ulus­la­ra­ra­sı takım­lar­da yer ala­bi­li­yo­ruz. Bir sürü avan­ta­jı var. 

Han­gi alan­lar­da iddialısınız? 

Bizim mer­ke­zi­mi­zin hiper­tan­si­yon-lipit-diya­bet port­fö­yü var. Ayak­ta, birin­ci basa­mak has­ta­lar­da başa­rı­lı bir şekil­de yer alı­yo­ruz. Ama asıl nere­ler­de yapı­lır? Kar­di­yo­lo­ji­de, onko­lo­ji­de, nöro­lo­ji­de, hema­to­lo­ji­de, roma­to­lo­ji­de yapı­lır. Roma­to­lo­ji­de biz çok iddi­alı­yız. Sade­ce ilaç fir­ma­la­rı des­te­ği ile yapı­lan çalış­ma­lar­da değil, tanın­mış bir araş­tır­ma­cı doğ­ru­dan MIG des­te­ğiy­le de yapa­bi­lir. Örne­ğin biz şu anda AB’nin des­tek­le­di­ği çalış­ma­la­rı yap­mak niye­tin­de­yiz. AB’nin Hori­zon 2020 diye pro­je­si var. Bun­la­rın görüş­me­le­ri­ni yapı­yo­ruz. Daha ila­ca spe­si­fi­ğe olmuş IMI’ın Tür­ki­ye tem­sil­ci­si oldum, ora­dan da çalış­ma almak çok önem­li. TÜBİTAK’ın Kal­kın­ma Bankası’nın da fon ayır­ma­sı söz konu­su. Ger­çek­ten de hükü­met geç­mi­şe göre araş­tır­ma­ya en azın­dan daha faz­la dik­kat edi­yor. Kay­nak aktar­ma niye­tin­de­ler. Gele­cek­te bu kay­nak­la­rı kul­la­na­rak daha bizim ini­si­ya­ti­fi­miz­de çalış­ma­lar yapacağız. 

arastirma

Yakın zaman­da bir Mükem­me­li­yet Mer­ke­zi kur­du­nuz, nasıl bir yapı bu?

Bu yılın başın­da rek­tör­lük düze­yin­de kurul­du. Ecza­cı­lık Deka­nı başı çek­ti. Bir yöner­ge oluş­tu­rul­du, YÖK’ten geç­ti. Türkiye’de ilk defa kli­nik araş­tır­ma­lar­da bir mükem­me­li­yet mer­ke­zi kurul­muş oldu. Mer­kez deyin­ce insa­nın aklı­na bir bina geli­yor, ama bu öyle şey değil. Bu bir orga­ni­zas­yon. İst­anb­ul Üniversitesi’nin beş artı bir kli­nik araş­tı­ma mer­ke­zi var diye­bi­li­riz. İst­anb­ul Tıp Fakül­te­si, Cer­rah­pa­şa Tıp Fakül­te­si, Onko­lo­ji Ens­ti­tü­sü, Kar­di­yo­lo­ji Ens­ti­tü­sü, Diş Hekim­li­ği Fakül­te­si ve Ecza­cı­lık Fakül­te­si bün­ye­sin­de kli­nik araş­tır­ma­lar yapı­lı­yor. Mükem­me­li­yet Mer­ke­zi tüm bu kurum­la­rın yöne­ti­ci­le­ri ve dene­yim­li bazı araş­tı­rı­cı­lar­dan olu­şu­yor. Bu mer­ke­zin müdü­rü Ecza­cı­lık Fakül­te­si Deka­nı Ahmet Ara­man, müdür yar­dım­cı­la­rın­dan biri Cerrahpaşa’dan Fatih Altın­taş, biri de benim. 

Ne yapa­cak bu merkez?

Altı mer­kez­de yapı­lan kli­nik çalış­ma­la­rı tek bir mer­kez altın­da top­la­ya­cak. Yöne­tecek anla­mın­da değil, kali­te­de, etik­te, dokü­man­tas­yon­da, Bakan­lık, spon­sor­lar, yurt dışı bağ­lan­tı­lar­la ile­ti­şim­de ortak alt yapı oluş­tu­ra­cak. Akçe­li anlaş­ma­la­rın söz­leş­me­li olma­sı gere­ki­yor. TÜBİ­T­AK gibi kurum­lar­la yapı­lan akçe­siz olan­lar­da da aslın­da dik­kat etmek gere­ki­yor. Kli­nik çalış­ma yapar­ken araş­tır­ma­nın mali­ye­ti­nin geri öde­yi­ci kurum tara­fın­dan kar­şı­lan­ma­ma­sı gere­ki­yor. Bun­la­rı ayır­mak, has­ta­nın rutin teda­vi­si ile çalış­ma için­de yapı­lan şey­le­rin ayrıl­ma­sı vs. hep­si ayrı iş. Bun­la­rı hız­lı bir şekil­de yap­mak da önem­li. Çalış­ma söz­leş­me­le­ri de var. Bun­lar da çok cid­di dokü­man­lar. Onlar için­de de çok fark­lı bakış açı­la­rı var. Bütün bun­la­rı bel­li bir stan­dar­da oturt­ma­ya çalı­şı­yo­ruz. Artık web site­miz ve prog­ra­mı­mız da var, inter­ne­te yük­le­ne­rek bize baş­vu­ru­lu­yor. Biz de kısa süre­de değer­len­di­rip söz­leş­me­yi imza­la­ya­rak başlatıyoruz.

Etik kurul­da ne yapıyorsunuz?

Kli­nik çalış­ma­la­rın denet­le­yi­ci­si iki kurul­dur. Biri etik kurul diğe­ri ise Bakan­lık­tır. Uzun zaman­dır etik kuru­lun da baş­ka­nı benim. Has­ta­la­ra bu yapı­la­bi­lir mi, bu kadar kan alı­na­bi­lir mi, bu kadar ilaç veri­le­bi­lir mi, bil­gi­len­di­rir­ken han­gi bil­gi­ler veril­miş, veril­me­miş mi, ne kadar sürecek, bilim­sel ola­rak gerek­li mi bu araş­tır­ma, araş­tı­rı­cı yet­kin mi, araş­tır­ma yapı­la­cak yer buna uygun mu vs. gibi tüm bun­la­rı etik kuru­lun değer­len­dir­me­si gere­ki­yor. Bu mükem­me­li­yet mer­ke­zin­den bağım­sız bir şey. Etik kurul bakan­lık­la bağ­lan­tı­lı çalı­şı­yor. Ora­dan onay alma­dan her­han­gi bir çalış­ma­yı baş­lat­mak müm­kün değil. Bakan­lık etik kurul olma­dan izin veremez. 

EN ZORU MALİ 

KONU­LA­RI OTURTMAK

Mükem­me­li­yet Merkezi’nin kaza­nım­la­rı neler olacak? 

Eği­tim örne­ğin. Hem ken­di per­so­ne­li­mi­ze sürek­li eği­tim, hem de dışa­rı­ya veri­yo­ruz. Tür­ki­ye Kamu Has­ta­ne­le­ri Kurumu’yla tema­sı­mız var, onla­ra da eği­tim veri­yo­ruz. Zürih Üni­ver­si­te­si Kli­nik Araş­tır­ma Mer­ke­zi ile işbir­li­ği­miz var. Onla­ra da eği­tim veri­yo­ruz. Yani ama­cı­mız; mali prob­lem­le­ri çöz­mek, ki henüz çöze­me­dik, araş­tır­ma kay­nak­la­rı­nı alıp araş­tı­rı­cı­ya hak­ka­ni­yet­li bir şekil­de aktar­mak, kuru­mun çıkar­la­rı­nı da gözet­mek, kali­te­yi yük­selt­mek, daha çok çalış­ma almak, daha çok para kazan­mak, o para­nın bir kıs­mı­nı da ken­di iste­di­ği­miz kli­nik çalış­ma­la­ra dön­dür­mek ve alt yapı­mı­zı iyi­leş­tir­mek. En zoru mali konu­la­rı oturt­mak. Bizim kurum­la­rı­mız pro­fes­yo­nel ola­rak çalı­şıp, para alıp ver­mek, onu hız­lı işle­mek gibi şey­le­re yat­kın değil. Tek müş­te­ri­si aşa­ğı yuka­rı SGK. Öte­ki tür­lü finans işle­mek­te çok yet­kin değil­ler. Fir­ma­la­rın da çok fark­lı yapı­la­rı var. Onlar da çok dene­yim­liy­miş gibi dav­ra­nı­yor­lar ama onla­rın da çok büyük açık­la­rı var. Bir de mev­zu­at deği­şip duru­yor. Sonuç­ta her­kes­te bir fikir bir­li­ği var. Hem Sağ­lık Bakan­lı­ğı, hem fir­ma­lar hem biz, nasıl olma­sı gerek­ti­ği konu­sun­da az çok hemfikiriz. 

Bura­da aca­yip bir dokü­man akı­şı var. Nere­dey­se bu kli­nik çalış­ma­la­rın yüz­de yet­mi­şi dokü­man ve veri akı­şı. Bun­la­rı bir düze­ne koy­mak niye­tin­de­yiz. Has­ta veri taba­nı­mı­zı, araş­tı­rı­cı veri taba­nı­mı­zı bir düze­ne oturt­mak niye­tin­de­yiz. Bütün bun­la­rı becer­dik­ten son­ra da yan hiz­met­ler var. Araş­tır­may­la ilgi­li bir sürü lojis­tik hiz­met var, onla­rı yapan per­so­nel var. Bun­lar dışa­rı­dan alı­nı­yor, bizim iş tanı­mız­da yok. Bir yere kadar onla­rın yap­ma­sı doğ­ru ama has­ta­ne­de yapı­la­cak bir takım işle­ri de bizim per­so­nel yeter­siz­li­ği­miz ve araş­tı­rı­cı­nın bakış açı­sı­nın bunu kap­sa­ma­ma­sı nede­niy­le dışa­rın­dan alı­yor olma­mız çok doğ­ru bir şey değil. Bu tür yan hiz­met­le­ri de biz ver­mek ya da ken­di anlaş­tı­ğı­mız yer­le­re eği­tim vere­rek, denet­le­ye­rek ken­di­miz ver­mek isti­yo­ruz. Bun­lar çalış­ma­nın yapıl­dı­ğı yer­de yapıl­ma­sı gere­ken hiz­met­ler. Bir ama­cı­mız da ken­di araş­tır­ma­cı­la­rı­mı­zı daha iyi bir araş­tı­rı­cı konu­mu­na getirmek. 

Yerel ilaç fir­ma­la­rı ile çalı­şıp yer­li ilaç üret­me­yi düşü­nü­yor musunuz? 

Şunu anla­mak lazım: Başın­dan sonu­na kadar hiç­bir ülke ken­di ila­cı­nı üre­te­mez artık. İsv­içre de artık İsviçre’nin ila­cı­nı ger­çek­leş­ti­re­mez, ABD de. İlaçl­ar artık öyle geliş­ti­ril­mi­yor. 20 sene­dir bu iş böy­le. Çok ulus­lu bir ağ için­de geliş­ti­ri­li­yor ilaç­lar. Biri bir fikir bulu­yor, öte­ki bir şey geliş­ti­ri­yor, diğe­ri bel­li bir aşa­ma­sı­nı yapı­yor… Ben sürek­li çev­rim­sel araş­tı­rım diye bir kav­ram­dan dem vuru­rum. Temel bilim­ler­de­ki bil­gi­le­rin kli­ni­ğe çev­ril­me­si, ora­dan da halk sağ­lı­ğı­na çev­ril­me­si­ni içe­rir. Bunun getir­di­ği en önem­li şey, tekel­lik­ten çıkıl­ma­sı, her şeyin aynı mer­kez­de yapıl­ma­sı fik­ri­nin terk edil­me­si. Bir fik­ri geliş­ti­rir­ken bir par­ça­sı Bulgaristan’da yapıl­sın, öte­ki par­ça­sı Norveç’te, diğe­ri Portekiz’de yapıl­sın deniyor. 

Her­kes­te baş­ka bir şey var. Eski­den fab­ri­ka gibi bir mer­kez kurul­du­ğun­da baş­tan sona her şey ora­da olsun deni­yor­du. Türkiye’de hala böy­le düşü­nü­lü­yor, bu yan­lış. İsim ver­me­ye­yim, deniz kena­rın­da­ki bazı şehir­le­ri­miz­de hala böy­le bir fikir var, ama bu çok eski­miş bir fikir. Bun­lar çok­tan geç­ti. Artık araş­tır­ma­lar bu şekil­de yapılmıyor.

YENİ­D­EN KONUM­LAN­DIR­MA DA 

İLG­İNÇ

Nasıl yapı­lı­yor, hadi bize anlatın?

Mese­la biz bir şey zehir­len­me­si ila­cı için AB pro­je­si­ne giri­yo­ruz. Baş­ka bir şey­de kul­la­nı­lan ila­cı değiş­ti­rip o zehir­len­me­de kul­lan­ma­yı düşü­nü­yor­lar. Hay­van ve kli­nik çalış­ma­la­rın bir kıs­mı için, bak­tı­lar biz iyi­yiz, bize baş­vur­du­lar. Tele­kon­fe­rans yap­tık, tanı­mı­yo­ruz adam­la­rı. Onu şim­di biz yapacağız. 

Ama patent bize ait olmuyor…

Tam ter­si de ola­bi­lir. Fikir siz­den çıka­bi­lir, hay­van çalış­ma­la­rı­nı diye­lim Macaristan’a yap­tı­ra­bi­lir­si­niz. Hep­si­ni ken­di­miz yapa­ca­ğız diye kafa­ya tak­ma­mak lazım. Bu şekil­de paten­ti bize ait olan bir ilaç geliş­ti­re­bi­li­riz. Mese­la yetim ilaç konu­sun­da biz avan­taj­lı ola­bi­li­riz. Nadir has­ta­lık cen­ne­ti­yiz ya. Bir sürü ilaç dene­ne­bi­lir, geliş­ti­ri­le­bi­lir, yeni­den konumlandırılabilir. 

Yeni­den konum­lan­dır­ma da çok ilginç bir konu.

Nasıl?

Yeni­den konum­lan­dı­rı­la­cak o kadar çok ilaç var ki. Halk sağ­lı­ğı için de kul­la­nı­la­bi­lir. Benim bile düşün­dü­ğüm bir şey var. Hiper­tan­si­yon­da ucuz oldu­ğu için piya­sa­ya çıkart­ma­dık­la­rı ilaç­lar var. 2030 sene önce piya­sa­da olan ilaç­lar var. Yurt dışın­da gün­cel çalış­ma­lar o ilaç­la­rın süper per­for­mans gös­ter­di­ği­ni gös­te­ri­yor. Ayrı­ca benim uğraş­tı­ğım kog­ni­tif geri­le­me ile ilgi­li çok iyi etki­le­ri var. Çalış­ma yapa­lım diyo­rum. SGK ona 7,5 lira veri­yor, biz onun­la ilgi­len­me­yiz” diyor­lar, ilaç bir tür­lü piya­sa­ya çık­mı­yor. Böy­le bir çalış­ma yapıp kog­ni­tif geri­le­me­ye etki­si­ni gös­te­rir­sek bu yeni endi­kas­yon demek. Yeni endi­kas­yon demek yeni avan­taj­lar demek. Fir­ma des­te­ği alma­dan, Bakan­lık des­te­ği ile de çıkar­ta­bi­lir­si­niz bu ila­cı. Yapı­la­cak böy­le basit şey­ler de var. 

Siz yer­li ilaç­tan ne anlıyorsunuz?

Ben yer­li ilaç­tan Türkiye’ye en faz­la para­yı bıra­ka­cak ila­cı anla­rım. Üre­ti­mi bura­da olur­sa, paten­ti bura­da olur­sa, bura­dan baş­ka bir yere satı­lı­yor olur­sa, Japon­lar bile yap­sa benim için yer­li ilaç­tır. Yer­li şir­ket­ler yer­li mi? Üre­tim tesi­si bura­da mı? İçinde kaç tane benim işçim çalı­şı­yor? Ne kadar ver­gi veri­yor? Ben buna bakarım. 

İLACA ÇOK PARA 

HAR­CA­DI­ĞI­MIZ YALAN

Türkiye’de ila­ca çok para har­ca­nı­yor ama orta­da ilaç üre­til­me­si için bir çaba olma­dı­ğı eleş­ti­ri­le­ri yapılıyor…

Türkiye’nin ila­ca çok para ver­di­ği yalan. Tamam Batı­lı ülke­ler­le kıyas­la­dı­ğım­zı­da sağ­lık har­ca­ma­la­rı­mız büyük bizim. Ama biz ila­ca daha çok ödü­yo­ruz anla­mı­na gel­mi­yor. Sağ­lık hiz­met­le­ri­miz az ve daha ilkel bir sağ­lık hiz­me­ti anla­yı­şı­mız oldu­ğu için, en ucu­zu ilaç oldu­ğu için ila­cın payı daha büyük gibi görü­nü­yor. Ne var ki, SGK poli­ti­ka­la­rı yüzün­den fir­ma­lar Türkiye’de ilaç üre­tip çıkart­ma­ma­ya baş­la­dı. Hep­si TEB yoluy­la ithal ilaç olu­yor. İth­al ila­ca daha faz­la para ver­miş olu­yor SGK. TEB en büyük teda­rik­çi piya­sa­da. Bu ina­nıl­maz bir şey. Nere­de yan­lış yapı­yo­ruz diye sorun­ca bura­da çok açık bir yan­lış var. Ama endüst­ri­nin kaba­ha­ti yok mu? Var. Bun­ca yıl araş­tır­ma­ya yatı­rım yap­ma­dı­lar. Ulus­la­ra­ra­sı fir­ma niye yap­sın? Yakın­lar­da İrlanda’ya yap­tı­lar. AB ora­yı des­tek­le­di­ği için. Güney Kore’ye yap­tı­lar. Ora­da eko­sis­tem uygun­du. Bizim­ki bel­li bir dağı­nık­lık için­de oldu­ğu için bize yap­ma­dı­lar. Yine de en azın­dan kli­nik araş­tır­ma­da iyi bir yer­de olduk. Yer­li fir­ma­lar en faz­la far­ma­sö­tik geliş­tir­me­ye yatı­rım yap­tı­lar. Aslın­da ona bile yap­ma­dı­lar. Hindistan’dan falan ham mad­de alıp onu pazar­la­dı­lar. Araş­tır­ma mer­ke­zi diyor­lar da, bir sor­mak lazım ne yap­tı­lar araştırmada.

Ne isti­yor­lar?

Daha çok verin verin verin” diyor­lar. Sağ­lık Bakan­lı­ğı Des­tek­le­ye­ce­ğim” diyor, TÜBİ­T­AK Ben de ora­ya dön­düm” diyor. Üni­ver­si­te ola­rak bun­lar bizim için çok büyük para­lar ama onlar Dişi­mi­zin kavu­ğu­na yet­mez” diyor­lar gibi­me geli­yor. Benim algım bu, yanı­lı­yor olabilirim. 

Biz Ecza­cı­lık Fakültesi’nde bir alt yapı da kur­duk. Bura­da FAZ 1, biyo­ya­rar­la­nım ve biyo­eş­de­ğer çalış­ma­la­rı­na baş­la­ya­ca­ğız. Bizim­le bir­lik­te geliş­tir­me­nin baş­lan­gı­cı­nı yap­mak iste­yen yer­li fir­ma­lar­la çalışırız.

İlgili Haberler

Leave a Comment