Diyabet Kongresi’nden uyarılar: Hipoglisemiyi ciddiye alın, genetik diyabeti akılda tutun

DİY­AB­ET / MAYIS 2016

Türk Diya­bet Cemi­ye­ti ve Türk Diya­bet Vak­fı tara­fın­dan bu yıl 52’ncisi düzen­le­nen Ulu­sal Diya­bet Kong­re­si, Antal­ya Beldibi’nde gerçekleştirildi.

Yıl­dı­rım Beya­zid Üni­ver­si­te­si Tıp Fakül­te­si Endok­ro­no­lo­ji ve Mete­bo­liz­ma Has­ta­lık­la­rı Ana Bilim Dalı Öğre­tim Üye­si Doç. Dr. Oya Topa­loğ­lu, Türkiye’de diya­bet­li­le­rin hak­la­rın­dan haber­siz oldu­ğu­nu belir­te­rek, yüz­de 60 çalış­ma yete­ne­ği­ni kay­be­den diya­bet­li­nin malu­len emek­li ola­bi­le­ce­ği­ni kay­det­ti. Nor­mal kro­nik has­ta­lık­lar nasıl­sa diya­bet­li has­ta­la­rın da aynı hak­la­ra sahip ola­bil­di­ği­ni dile geti­ren Doç. Dr. Topa­loğ­lu, sağ­lık kurum­la­rı­na müra­ca­at eden diya­bet­li has­ta­la­rın diğer engel­li vatan­daş­la­rın yarar­lan­dı­ğı ben­zer hak­lar­dan yarar­la­na­bil­di­ği­ni aktardı.

DİY­AB­ETL­İL­E­RE YÖNE­LİK BİRK­AÇ YÖNET­ME­LİK VAR”

Diya­bet­li­le­rin hak­la­rın­da bir takım kısıt­la­ma­la­rın görül­dü­ğü­nü kay­de­den Doç. Dr. Topa­loğ­lu, Diya­bet­li bire­yin komp­li­kas­yon­la­rıy­la ilgi­li değer­len­di­ril­di­ğin­de çok ayrın­tı­lı bil­gi veril­me­di­ği, buna bağ­lı ola­rak da diya­bet­li birey­le­rin bazı hak­lar­dan mah­rum kal­dı­ğı­nı söy­le­ye­bi­li­riz. Bu kap­sam­da Türkiye’de uygu­la­nan bir­kaç yönet­me­lik var. Özür­lü­ler­le ilgi­li olan yönet­me­lik­te; bura­ya diya­bet­li birey baş­vur­du­ğun­da, bu kurul rapor­la­rı­nı ver­me­ye yet­ki­li olan kurum­la­ra baş­vur­du­ğun­da bir takım oran­lar ala­bi­li­yor. Eğer yüz­de 40 ve üze­rin­de bir engel ora­nı alı­yor­sa bir takım hak­lar­dan fay­da­la­na­bi­li­yor” diye konuştu.

Doç. Dr. Oya Topaloğlu
Doç. Dr. Oya Topaloğlu

MALU­LEN EMEK­Lİ OLUR”

Doç. Dr. Topa­loğ­lu, bu hak­la­rı şöy­le sıraladı:

Sos­yal yar­dım­laş­ma hak­la­rı­nın yanın­da, has­ta bir özür­lü kim­lik kar­tı ile bele­di­ye­ler­de­ki indi­rim­ler­den fay­da­la­na­bi­li­yor. Kamu çalı­şan­la­rı için ise, engel­li kim­lik kar­tı ile engel­li­ler için ayrı­lan istih­dam alan­la­rın­dan yarar­lan­ma imka­nı olu­yor. Diya­be­tin tek başı­na ken­di­si­nin bu ora­nı yaka­la­ma­sı müm­kün mü, pek müm­kün değil. Genel­lik­le tip 2 diya­bet­li­ler yüz­de 20, tip 1 diya­bet­li­ler yüz­de 3040 ara­sın­da oran alı­yor. Sigor­ta­lı diya­bet­li­ler ise ben­zer şekil­de sağ­lık kuru­mun­dan rapor almak için yet­ki­li has­ta­ne­ye baş­vu­rup, hekim tara­fın­dan değer­len­di­ri­lip, son karar SGK heye­ti tara­fın­dan veri­li­yor. Ardın­dan emek­li­lik hak­kı­na sahip ola­bi­li­yor. Has­ta iş gücü kay­bı­nın yüz­de 60’ını kay­bet­miş­se malu­len emek­li­lik olabiliyor.”

Kara­de­niz Tek­nik Üni­ver­si­te­si Endok­ro­no­lo­ji ve Mete­bo­liz­ma Has­ta­lık­la­rı Bilim Dalı Öğre­tim Üye­si Prof. Dr. Halil Önder Ersöz, Ame­ri­ka Bir­le­şik Devletleri’nde 65 yaş üstün­de diya­be­tin görül­me sık­lı­ğı­nın yüz­de 26 iken Türkiye’de bu raka­mın yüz­de 35’lere çık­tı­ğı­na vur­gu yap­tı. Prof. Dr. Ersöz, bunun yanın­da Türkiye’de yaş iler­ler­ken tanı kon­ma ora­nı­nın da düş­tü­ğü­nü aktardı.

Prof. Dr. Halil Önder Ersöz
Prof. Dr. Halil Önder Ersöz

HEKİM HİP­OGL­İS­E­Mİ­Yİ DİKK­ATE ALMALI

Aile heki­mi ve dahi­li uzman­la­rın 65 ve 80 yaş üstün­de hipoglisemiyi(kan şeke­ri­nin olma­sı gere­ken­den daha düşük olma­sı duru­mu) dik­ka­te alma­la­rı gerek­ti­ği­ne vur­gu yapan Prof. Dr. Ersöz, Hipog­li­se­mi yaşa ve per­for­man­sa göre bakı­la­rak teda­vi yapıl­ma­lı­dır. Yaş­lı­lar­da daha ağır sey­ret­mi­yor. Has­ta­lar, genel sağ­lık duru­mu iyi ken­di­si­ne baka­bi­len yaş­lı­lar, bakım için yar­dım alma­sı gere­ken­ler ve ile­ri dere­ce­de düş­kün olan yaş­lı­lar olmak üze­re üç grup­ta ince­le­ne­bi­lir. Bu üç grup için­de kan şeke­ri kont­ro­lü ve teda­vi­nin sık­lı­ğı ayar­la­nır­ken has­ta­nın bek­le­nen yaşam süre­si, per­for­man­sı göz önün­de bulun­du­rul­ma­lı­dır. Yaşam süre­si 10 yılın üze­rin­de olan ve per­for­man­sı ile iyi olan bir yaş­lı has­ta, genç eş değe­ri gibi sıkı kont­rol­den fay­da göre­cek­tir. İleri yaş düş­kün­lük­te teda­vi gev­şe­ye­bi­li­yor ama has­ta­la­rı asla kont­ro­lü bırak­mı­yo­ruz. Mut­la­ka has­ta kont­ro­lü­müz­de olma­sı gere­kir” diye konuştu.

Prof.Dr. Hasan İlkova
Prof.Dr. Hasan İlkova

GENE­TİK DİY­AB­ETE DİKKAT

Türk Diya­bet Cemi­ye­ti Baş­ka­nı Prof. Dr. Hasan İlk­ova da, Türkiye’de en alt baz alı­nan 5 mil­yon diya­bet­li­nin 100 bini­nin bugün yan­lış tanı­sı oldu­ğu­nu söy­le­di. Diya­bet­li olan her­ke­sin Tip 1 ya da Tip 2 olma­dı­ğı­nı hatır­la­tan Prof. Dr. İlk­ova, Gene­tik mutas­yo­na bağ­lı diya­bet­ler var. Bu insan­la­rın büyük çoğun­lu­ğu düşük doz­da ilaç­la teda­vi yeri­ne, bel­ki yüz­de 90’ı gerek­siz yere insi­lün kul­la­na­rak teda­vi görü­yor­lar’ dedi.

19982010 yıl­la­rı ara­sı­na Türkiye’deki diya­bet­li sayı­sı­nın yüz­de yüz art­tı­ğı­nı kay­de­den Prof. Dr. İlk­ova, Mono­je­nik diya­bet, genç yaş­ta orta­ya çıkan eriş­kin diya­be­ti diye adlan­dı­rı­lan bir diya­bet­tir. Bu tanın­ma­yan, bilin­me­yen, biz hekim­le­rin bile faz­la bil­me­di­ği, bilin­me­di­ği için araş­tı­rı­la­ma­dı­ğı, gen ana­liz­le­ri­nin yapı­la­ma­dı­ğı bir has­ta­lık türü­dür. Yine bir diya­bet ama tanın­mı­yor çün­kü bilin­me­di­ği için aran­mı­yor. Diğer adıy­la MODY ismi veri­len diya­bet. Bura­da­ki çok özel durum bu has­ta­lı­ğın top­lam diya­bet­li insan sayı­sı için­de­ki sık­lı­ğı yüz­de 2 ile 5 ara­sın­da ama ülke­den ülke­ye deği­şi­yor” dedi.

GENÇ YAŞ­TA TANI ALAN DİYABETLİLER

Yüz­de 2’nin baz alın­ma­sı halin­de Türkiye’de 100 binin üze­rin­de insan­dan bah­se­dil­di­ği­ni akta­ran Prof. Dr. İlk­ova, Bu insan­lar tanı­sı kon­ma­mış ve gerek­siz yere büyük bir bölü­mü insi­lün­le teda­vi edi­li­yor. Bir yan­dan has­ta­la­rın yaşam­la­rın­da diya­be­tin daha iyi teda­vi edil­me­si­ni sağ­la­ya­mı­yor insü­lin teda­vi­si. Gerek­siz yere de sağ­lık eko­no­mi­si­ne yük geti­ri­yor. Aslın­da olan gen mutas­yo­nu, gen­de­ki bozuk­luk. Doğuş­tan gen bozuk­lu­ğu­dur. Yeni doğan diya­be­ti de bu gru­bun için­de yer alı­yor. Çok basit diya­bet teda­vi­sin­de kul­la­na­ca­ğı­mız bir ila­cı, bu insan­la­ra bel­li bir doz­da vere­rek, diya­bet­le­ri­ni teda­vi etmek müm­kün. Yıl­lar­dan beri kul­lan­dık­la­rı insi­lün­den kur­tul­ma­la­rı müm­kün. Kim­dir bun­lar, genç yaş­ta diya­bet tanı­sı konan insan­lar. Tip2 diya­bet tanı­sı kon­muş insan­lar 25 yaşın altın­da­ki, aile­sin­de bir iki kuşak diya­bet­li olan kişi­ler veya yeni doğan diya­bet tanı­sı koyan kişi­ler” ifa­de­le­ri­ni kullandı.

İDEAL TAT­LI AYDA BİR KEZ YENMELİ

Çok tat­lı tüke­ten diya­bet olur mu?” soru­su­na Prof. Dr. İlk­ova, Tat­lı tüket­me­nin getir­di­ği olum­suz­luk­lar var, baş­ta da kilo. Tat­lı yeme­nin aşı­rı­sı kötü bir çev­re fak­tö­rüy­se ve kişi­de de bir diya­bet geni var­sa, ile­ri­ki yaşa­mın­da diya­be­ti orta­ya çıkar. Tat­lı çok az tüke­til­me­si gere­ken bir besin­dir. Ayda bir iki kez afi­yet­le yene­bi­lir” ceva­bı­nı verdi.

DİY­AB­ETLİ GÜNEŞ­TEN KAÇMAMALI

Prof. Dr. İlk­ova, diya­bet­li kişi­ye güneş ışın­la­rı­nın zarar­lı oldu­ğu konu­sun­da ise şun­la­rı söy­le­di: Diya­bet­li­nin, diya­be­ti olma­yan kişi­den çok büyük bir far­kı yok, gün­lük yaşam akti­vi­te­le­ri açı­sın­dan. Tür­ki­ye cid­di ola­rak D vita­mi­ni eksik­li­ği yaşı­yor. Bunun sonu­cun­da da kemik zayıf­la­ma­sı­nın olduk­ça yük­sek oldu­ğu bir ülke­yiz. O neden­le güneş­ten kaç­ma­ma­lı­yız, ken­di­mi­zi de yakmamalıyız.”

İlgili Haberler

Leave a Comment