Çocukluk Çağı Astımı

Ana­do­lu Sağ­lık Merkezi’nden Çocuk Sağ­lı­ğı ve Has­ta­lık­la­rı Uzma­nı Dr. Kemal Akpı­nar, çocuk­luk çağı astı­mı­nı anlattı.

Astım nedir, neden olu­şur, görül­me sık­lı­ğı nedir?
Astım bron­şi­ya­le hava­yol­la­rı­nın obst­rük­si­yo­nu sonu­cun­da mey­da­na gelen kro­nik ve inf­la­ma­tu­ar bir has­ta­lık­tır. Bron­şi­yol­ler­de­ki daral­ma düz kas­lar­da­ki konst­rük­si­yon, muko­za­da ödem, muku­sun aşı­rı sek­res­yo­nu ve muko­za­da inf­la­ma­tur hüc­re infilt­ras­yo­nu ile mey­da­na gelir. Ülke­miz­de astım pre­ve­lan­sı yak­la­şık % 15’lerde sap­tan­mış­tır. Özel­lik­le büyük şehir­ler­de kır­sal alan­la­ra göre daha sık göz­len­mek­te­dir. Top­lu­mun sana­yi­leş­me­si ile son 30 yıl­da astım pre­ve­lan­sın­da artış saptanmıştır.
Astım mul­ti­fak­tö­ri­yel bir hastalıktır.

  • Gene­tik pre­diz­po­zis­yo­nu olan çocuk­da çeşit­li çev­re­sel fak­tör­le kar­şı­laş­tı­ğın­da has­ta­lık kolay­lık­la olu­şa­bil­mek­te­dir. Anne veya baba­da astım has­ta­lı­ğı var­sa çocuk­ta olma ola­sı­lı­ğı % 2030 iken her iki­sin­de de var­sa % 6080 ara­sı­na çıkar.
  • Erkek çocuk­lar­da has­ta­lı­ğa daha sık rastlanır.
  • Vücut kit­le indek­si yük­sek olan çocuk­lar­da astım daha sık görü­lür­ken, kilo kay­bı ile teda­vi­ye yanıt daha iyi olmak­ta, has­ta­lık daha kolay kont­rol altı­na alınmaktadır.
  • Ato­pik yani aller­jik bir çocuk­ta astım geliş­me ola­sı­lı­ğı %8090’lardadır.
  • Bebek­lik döne­min­de RSV enfek­si­yo­nu­na bağ­lı bron­şi­yo­lit geçi­ren çocuk­lar­da bronş hipe­rak­ti­vi­te­si olmak­ta ve astım geli­şi­mi kolaylaşmaktadır.
  • Gebe­lik­te siga­ra içen anne çocuk­la­rın­da veya doğum son­ra­sı ev için­de siga­ra duma­nı­na maruz kalan çocuk­lar­da astım geliş­me ris­ki daha yüksektir.
  • Pre­ma­tü­re olan çocuk­lar­da, doğum son­ra­sı meka­nik ven­ti­las­yon yapı­lan çocuk­lar­da astım geliş­me ris­ki daha yüksektir.
  • Anne sütü ile bes­le­ne­me­yen, for­mül süt­ler­le bes­le­nen çocuk­lar­da astım görül­me sık­lı­ğı anne sütü ile bes­le­nen bebek­le­re göre daha fazladır.
  • Düşük gelir­li böl­ge­ler­den yük­sek gelir­li böl­ge­le­re göç ato­pi ve astım sık­lı­ğı­nı artırmaktadır.
  • Hij­yen hipo­te­zi­ne göre kır­sal böl­ge­ler­de, faz­la hij­ye­nik olma­yan ortam­lar­da yeti­şen çocuk­lar­da astım görül­me sık­lı­ğı, abar­tı­lı koru­ma­lı, çocu­ğun dış ortam­lar­dan aşı­rı korun­du­ğu durum­la­ra göre daha az görülmektedir.
  • Ev toz­la­rı, kedi ve köpek tüy­le­ri gibi dış aler­jen­ler­le erken temas duru­mun­da daha geç temas eden çocuk­la­ra göre astım geliş­me ris­ki daha azdır.
  • Ev içi ve ev dışı hava kir­li­li­ği, evde nem ora­nı­nın faz­la olma­sı astım için önem­li risk faktörleridir.
  • Batı tipi yaşam tar­zı, apart­man­lar­da yaşam, bes­len­me şek­li, ato­pi ve astım geliş­me ris­ki­ni artırır.

Belir­ti­le­ri nelerdir?
Astım has­ta­lı­ğı has­ta­dan has­ta­ya çok deği­şen kli­nik bul­gu­lar ile baş­vu­ra­bi­lir. Sade­ce efor­la orta­ya çıkan öksü­rük nöbet­le­ri ile isti­ra­hat­te bile devam eden solu­num sıkın­tı­sı ara­lı­ğın­da sey­re­den bir kli­nik yel­pa­ze­si vardır.
Astım ani ola­rak da baş­la­ya­bi­lir veya hafif ola­rak baş­la­yıp aylar son­ra belir­gin bul­gu­lar ola­bi­lir. Öksü­rük değiş­mez bul­gu­lar­dan biri­dir. Sade­ce öksü­rük­le sey­re­den vaka­lar da var­dır. Astım nöbe­tin­de solu­num sıkın­tı­sı, solu­nu­mun exp­ri­yum evre­sin­de uza­ma, hışıl­tı­lı solu­num (whe­ezing), var­dır. Solu­num sayı­sı art­mış­tır ve has­ta daha iyi oksi­jen­len­mek için bir solu­num çaba­sı için­de­dir. Kalp atım hızı art­mış­tır. Ter­le­me eşlik ede­bi­lir. Ara­lar­da kus­ma­lar ola­bi­lir. Öksü­rük nöbet­le­ri ile bera­ber koyu ve yapış­kan bir bal­gam çıkarılabilir.
Astım­lı has­ta­lar semp­tom­la­rı­nın ağır­lık dere­ce­si­ne göre 4 grup­ta sınıf­lan­dı­rı­lır­lar. Bu sınıf­la­ma­ya göre teda­vi şek­li­ne karar verilir.

  • Hafif inter­mi­tan astım: Atak­lar kısa süre­li­dir. Gün­düz şika­ye­ti haf­ta­da 2’den az, gece bul­gu­la­rı ayda 2’den azdır.
  • Hafif per­sis­tan astım: Atak­lar daha uzun süre­li­dir. Gün­düz şika­ye­ti haf­ta­da 2’den faz­la, gece bul­gu­la­rı ayda 2’den fazladır.
  • Orta per­sis­tan astım: Hemen hemen her gün şika­yet­le­ri var­dır. Gece şika­yet­le­ri haf­ta da bir­den fazladır.
  • Ağır per­sis­tan astım: Şika­yet­le­ri devam­lı­dır. Sık sık astım kriz atak­la­rı olur. Gün­lük fizik­sel akti­vi­te­ler etkilenmektedir.

Tanı nasıl konulur?
Astım tanı­sı önce­lik­le öykü ile konur. Aile­den alı­nan iyi bir anam­nez, has­ta­lı­ğı­nın süre­si, sık­lı­ğı, eşlik eden ek bul­gu­lar, aile sor­gu­la­ma­sı ile has­ta­da astım has­ta­lı­ğı düşü­nü­lür. Öykü­de önce­den hışıl­tı atak­la­rı­nın olup olma­dı­ğı, gece öksü­rük­le­ri, efor­la gelen hışıl­tı ve öksü­rük atak var­lı­ğı mut­lak sorgulanmalıdır.
Astım düşü­nü­len has­ta­da son­ra­dan çeşit­li tah­lil­ler plan­la­nır. Önce­lik­le akci­ğer gra­fi­si, tam kan sayı­mı, PPD tes­ti yapıl­ma­lı, bron­ko­di­la­ta­tör veril­me­si son­ra­sı PEF-met­re ile % 1020 lik artış olma­sı astım lehi­ne kabul edi­lir. Daha son­ra­sın­da da has­ta­nın öykü, fizik muaye­ne bul­gu­la­rı­na göre ile­ri tet­kik­ler plan­la­nır. Bun­lar: ter tes­ti, solu­num fonk­si­yon tes­ti, IgE’yi de içe­ren serum immü­nog­lo­bu­lin düzey­le­ri, aller­ji deri test­le­ri ve spe­si­fik IgE düzey­le­ri bakılır.
Aile­sel astım öykü­sü olan­lar­da veya astım kri­zi­ni tetik­le­yen dış fak­tör devam­lı­lı­ğın­da çocuk­luk döne­mi astım has­ta­lı­ğı eriş­kin dönem­de de devam eder.
Astım teda­vi­si nasıl yapılır?
Astım tanı­sı konu­lan her çocu­ğa stan­dart aynı teda­vi uygu­lan­maz. İlaçl­ar has­ta­lı­ğın atak sayı ve süre­si­ne göre karar veri­le­rek baş­la­nır. Teda­vi­ye baş­la­mak ve devam eden süre­ler­de ilaç eklen­me­si, çıka­rıl­ma­sı, doz deği­şik­lik­le­ri kli­nik gidi­şe göre ayar­la­nır. Baş­la­nı­lan ilaç­lar­da kesil­me bel­li süre hiç şika­ye­ti olma­yan has­ta­lar­da gide­rek doz azal­tıl­ma­sı ve basa­mak atlan­ma­sı şek­lin­de olur. İlaçl­ar hemen kesilmez.

Kul­la­nı­lan ilaç­lar hangileri?
İnh­ale veya sis­te­mik kor­ti­kos­te­ro­id­ler: Devam eden inf­la­mas­yo­nu azal­ta­rak etki eder­ler, koru­yu­cu ilaç ola­rak adlan­dı­rı­lır­lar. Ülke­miz­de flu­ti­ka­zon pro­pi­yo­nat ve bude­no­sid çocuk­lar­da kul­la­nı­lan inha­ler ste­ro­id­ler­dir. Sis­te­mik kul­la­nım­da dexa­me­ta­zon veya metilp­red­ni­zo­lon kullanılabilir.
Kısa ve uzun etki­li sem­pa­tik bron­ko­di­la­ta­tör­ler: Daral­mış olan bron­şi­yol­le­ri geniş­le­te­rek etki gös­te­rir­ler. Rahat­la­tı­cı ilaç ola­rak adlan­dı­rı­lır­lar. Teda­vi­de ilk baş­la­nan bu ilaç­la­ra haf­ta da 3’ten faz­la ihti­yaç duyu­lu­yor­sa teda­vi­ye koru­yu­cu ilaç­la­rı da ekle­mek gere­kir. Kısa etki­li sem­pa­to­mi­me­tik­ler sal­bu­ta­mol ve ter­bu­ta­lin ile uzun etki­li sem­pa­to­mi­me­tik­ler for­mo­te­rol ve salmeterol’dür. Özel­lik­le 12 yaş ve son­ra­sın­da inha­le ste­ro­id­ler ile uzun etki­li sem­pa­to­mi­me­tik­ler kom­bi­ne şekil­de kullanılabilir.

  •     İnh­ale anti­ko­li­ner­jik ilaç­lar: Ipat­ro­pi­yum bromid
  •     Anti-lökot­ri­en ilaç­lar: Mon­te­lu­kast, Zafir­lu­kast, Zileuton

Koru­yu­cu ve rahat­la­tı­cı ilaç­la­rın etki gös­te­re­bil­me­le­ri için ilaç içe­ren par­ti­kül­le­rin duyar­lı olan bron­şi­yol­le­re kadar ulaş­ma­sı gerek­li­dir. Bu neden­le teda­vi şek­li­ne karar verir­ken has­ta­nın yaşı, ilaç kul­la­nım sıra­sın­da­ki uyum­lu­lu­ğu önem­li­dir. Genel­de ilaç­lar 02 yaş ara­sın­da nebu­li­za­tör­ler ara­cı­lı­ğı ile kul­la­nı­lır. 2- 8 yaş ara­sın­da spa­cer deni­len ara­cı tüp­le­rin yar­dı­mı ile inha­ler şek­lin­de kul­la­nı­lır. 8 yaş son­ra­sı direk ağız yoluy­la inha­ler teda­vi­ler kul­la­nı­lır. 12 yaşın­dan iti­ba­ren kuru toz inha­ler teda­vi­ler verilebilir.
Dün­ya­da astım has­ta­lı­ğı ile ilgi­li teda­vi­de stan­dart­lar oluş­tur­mak ama­cı ile belir­li süre­ler­de rapor­lar yayın­la­nır. Bu amaç­la son ola­rak 2010 GİNA (Glo­bal Ini­ti­ati­ve for Asth­ma) rapo­ru yayım­lan­mış­tır. Son ola­rak yayın­la­nan eriş­kin ve 5 yaş üstü çocuk­lar­da astım teda­vi­si­ni içe­ren GİNA rapo­run­da basa­mak teda­vi­si benim­sen­miş­tir. Buna göre astım teda­vi­si 5 basa­ma­ğa ayrıl­mış­tır. GINA’ya göre has­ta­lık kont­rol şek­li tam kont­rol, kıs­mi kont­rol, kont­rol­süz şekil­de değer­len­di­ri­lip ona göre basa­mak inme ve çık­ma­sı­na karar veri­lir. Tam kont­rol­de: has­ta­da son 1 haf­ta da gün­düz ve gece semp­to­mu yok­tur, akti­vi­te kısıt­la­ma­sı yok­tur. Rahat­la­tı­cı ilaç gerek­si­ni­mi yok­tur. Kıs­mi kont­rol­de haf­ta­da 2’den faz­la gün­düz ve gece semp­to­mu var­dır. Akti­vi­te­de sınır­lan­ma var­dır. Haf­ta­da 2’den faz­la rahat­la­tı­cı ilaç gerek­si­ni­mi var­dır. Haf­ta­da 2’den faz­la olma­sı duru­mun­da has­ta­lık kont­rol­süz ola­rak değerlendirilir.

Basa­mak tedavisi:
1. Basa­mak: Gere­ğin­de kısa etki­li bron­ko­di­la­ta­tör kullanımı
2. Basa­mak: Düşük doz inha­le kor­ti­kos­te­ro­id ( İKS) veya lökot­ri­en anta­go­nis­ti( LTRA)
3. Basa­mak: Orta veya yük­sek doz İKS veya düşük doz İKS + uzun etki­li bron­ko­di­la­ta­ör ( LABA)
4. Basa­mak: Orta veya yük­sek doz İKS + LABA veya LTRA
5. Basa­mak: Zis­te­mik steroid

Astım teda­vi­sin­de amaç:

  • Has­ta­nın semp­tom­suz olma­sı­nı sağ­la­mak ve bunu devam etti­re­bil­mek l Astım atak sık­lı­ğı­nı önle­mek l Acil ser­vis baş­vu­ru ihti­ya­cı­nı önle­mek l Rahat­la­tı­cı ilaç ihti­ya­cı­nı en aza indir­mek l Çocu­ğun nor­mal akti­vi­te ve hayat stan­dart düze­yi­ni koru­mak Solu­num fonk­si­yon­la­rı­nı nor­mal değer­ler­de tut­mak l İlaç yan etki­le­ri­ni en aza indir­ge­mek l Astı­ma bağ­lı mor­ta­li­te­yi önlemektir.

Bu amaç­la­rı ger­çek­leş­tir­mek için hekim, aile, has­ta iliş­ki­le­ri sıkı olma­lı, takip­ler düzen­li yapıl­ma­lı, aile­nin han­gi durum­lar­da ilaç­la­rın dozu­nu artı­ra­ca­ğı, han­gi durum­lar­da azal­ta­ca­ğı­nı bil­me­li, han­gi durum­lar­da heki­mi­ne tek­rar baş­vu­ra­ca­ğı­nı bil­me­li­dir. Has­ta­lık­ta atak­la­ra neden ola­bi­lecek durum­lar­dan korun­ma yol­la­rı­na uyulmalıdır.

Akut astım ata­ğı teda­vi­si nasıl yapılır?
Akut astım ata­ğı bron­şi­yal astı­mı olan has­ta­lar­da çeşit­li uya­ran­lar, teda­vi uyu­mu­nun olma­ma­sı, ilaç­la­rı düzen­siz kul­la­nı­mı­na bağ­lı ola­rak orta­ya çıkan solu­num güç­lü­ğü tab­lo­su­dur. Hız­lı tanı ve teda­vi yapıl­ma­dı­ğı tak­dir­de solu­num yeter­siz­li­ği ve ölüm­le son­la­nan durum­lar geli­şe­bi­lir. Akut astım ata­ğı­nı tetik­le­yen çok sayı­da fak­tör var­dır. Bun­lar: aler­jen­ler, egzer­siz, viral enfek­si­yon­lar, siga­ra duma­nı ve hava kir­li­li­ği, kim­ya­sal mad­de­ler, iklim deği­şik­lik­le­ri ve stres faktörüdür.

  • Solu­num güç­lü­ğü olan her has­ta da oksi­jen­len­me yeter­siz ola­rak kabul edi­lip has­ta­ya uygun doz­da oksi­jen verilmelidir.
  • Has­ta­nın bes­len­me­si ve sıvı alı­mı yeter­siz ola­ca­ğın­dan has­ta­ya oral ve iv hid­ras­yon sağlanmalıdır.
  • Beta adre­ner­jik ago­nist­ler: Akut astım ata­ğı­nın temel ila­cı­dır. Kısa etki­li rahat­la­tı­cı ilaç­lar­dan sal­bu­ta­mol ve ter­bu­ta­lin en sık kul­la­nı­la­nı­dır. Atak sıra­sın­da ilaç­lar nebu­li­za­tör ile veril­me­li deva­mın­da da has­ta­ya göre ya nebu­li­za­tör ya da inha­ler ola­rak veri­lir. 20 dk da bir olmak üze­re sık ara­lık­lar­la baş­la­nıp has­ta­nın kli­ni­ği ve teda­vi­ye yanı­tı­na göre ara­lar açı­la­rak zaman­la ilaç kesilir.
  • Kor­ti­kos­te­ro­id­ler: Hafif ve orta astım ata­ğın­da rahat­la­tı­cı ilaç­la­ra yanıt alı­na­mı­yor­sa veya orta ve ağır astım ata­ğın­da baş­lan­gıç­ta kul­la­nı­la­bi­li­nir. Uygun doz­lar­da nebu­li­za­tör, inha­ler veya gere­kir ise sis­te­mik ola­rak kullanılabilinir.
  • Mag­nez­yum sül­fat: ağır astım ata­ğın­da kor­ti­kos­te­ro­id veya beta 2 ago­nist teda­vi­si ile düzel­me­yen vaka­lar­da uygun doz­da iv kul­la­nım­da yararlıdır.

Dr. Kemal AKPINAR
Ana­do­lu Sağ­lık Mer­ke­zi Çocuk Sağ­lı­ğı ve
Has­ta­lık­la­rı Uzmanı

İlgili Haberler

Leave a Comment