Bir Masal Şehri: MOSKOVA

Fotoğ­raf­lar: Hakan Odabaşı

Mos­ko­va; tarih kokan sokak­la­rı, masal­sı dini yapı­la­rı, yem­ye­şil doğal park­la­rı, paha biçi­le­mez eser­ler­le dolu müze­le­ri, göz alı­cı dev­let bina­la­rı ve saray­la­rıy­la; tarih, mima­ri ve sanat merak­lı­la­rı için hayat­ta bir kez mut­la­ka görül­me­si gere­ken bir şehir.

İçind­en geçen nehir­le aynı adı taşı­yan Mos­ko­va, bugün 850 yıl­lık tari­hiy­le bir­lik­te Avru­pa­’­nın en büyük ve aynı zaman­da en pahal­lı şehir­le­rin­den biri. 2007 yılı ista­tis­tik­le­ri­ne göre dün­ya­nın en paha­lı şehir­le­ri lis­te­sin­de 1. sıra­ya yer­le­şen Mos­ko­va aynı zaman­da en çok mil­yar­de­rin yaşa­dı­ğı şehir ünva­nı­nı da taşıyor.

Tarih­çi­ler ken­tin kuru­lu­şu­nu 1156’da Prens Yuri Dol­go­ru­ki­’­nin, Mos­ko­va Irma­ğı­’­nın kuzey kıyı­sı­na yap­tır­dı­ğı ahşap bir kale­ye dayan­dı­rı­yor­lar. Böl­ge­ye yer­le­şen­ler daha son­ra bu kale­nin etra­fı kır­mı­zı tuğ­la­dan yük­sek duvar­lar­la çevir­miş­ler. Yıl­lar için­de bu üçgen biçim­li koru­nak­lı alan, çev­re­sin­de geli­şen ken­tin mer­ke­zi olmuş ve hisar” ya da kale” anla­mı­na gelen Krem­lin adı­nı almış.

Mut­la­ka Görül­me­si Gere­ken Yerler
Mos­ko­va, son dere­ce hare­ket­li bir tari­he sahip. Çeşit­li hane­dan­la­rın yöne­ti­min­de kal­dık­tan son­ra Napol­yo­n­’un işga­li­ne bile uğramış.

Geç­mi­şin tüm yor­gun­lu­ğu­nu taşı­yan Mos­ko­va­’­da Tro­ya hazi­ne­si­nin ser­gi­len­di­ği Puş­kin Müze­si, en az onun kadar önem­li Tret­ya­kov Gale­ri­si Rus­ya­’­da ikti­da­rın sem­bo­lü Krem­lin Sara­yı, hemen önün­de yer alan ünlü Kızıl Mey­dan görül­me­ye değer yer­le­rin başın­da geliyor…

Yine bura­da­ki Lenin Mozo­le­si ve lez­zet­li bir pas­ta görü­nü­mün­de­ki St. Basi­li Kili­se­si, yakın­la­rın­da­ki Bol­şoy Tiyat­ro­su, Yeni Kız­lar Manas­tı­rı­’n­da­ki Nazım Hik­me­t­’in meza­rı, Mos­ko­va­’­yı kuş­ba­kı­şı sey­re­den Lenin tepe­le­ri, ondan çok daha yük­se­ğe çıkan Ostan­ki­no Kule­si, Tvers­ka­ya Cad­de­si, turist­le­rin en çok rağ­bet etti­ği yer­ler­den biri olan Arbat Soka­ğı, kat edi­len uzak­lı­ğa değen Izma­ilov Paza­rı mut­la­ka ziya­ret edilmeli.

Krem­lin Sarayı
Moskova’daki Kızıl Meydan’da bulu­nan Krem­lin Sara­yı, Çar Kor­kunç İvan tara­fın­dan 1155’te yap­tı­rıl­mış. Krem­li­n­’i gez­mek için daha önce­den mut­la­ka Roma­nov­lar ve Ekim Dev­ri­mi­’y­le ilgi­li bir şey­ler oku­mak gere­kir. Eski bir savun­ma kale­si olan Krem­lin, 19 met­re yük­sek­lik­te kır­mı­zı bir duvar­la çev­ri­li­dir. Rus­ya Baş­kan­lık Sara­yı da Krem­li­n­’­de bulun­mak­ta­dır. Kla­sik 19.yy beyaz ve sarı- saray ziya­ret­çi­le­re kapa­lı­dır. Bun­la­rın yanın­da eski Rus tar­zı Çar Sara­yı, Rus tar­zı Pat­rik Sara­yı (Rus Kilisesi’nin en üst kıs­mı), Armory Müzesi’de bur­da­dır. Ayrı­ca dev bir top olan (Türk­le­r­’in İst­anb­ul­’u aldı­ğı top­la­ra ben­zer top­lar) Çar Topu ve Çar-Çanı’da dışa­rı­da sergilenmektedir.

Arbat Cad­de­si
Moskova’nın orta­sın­dan geçen Arbat Soka­ğı bu kent­te görü­le­bi­lecek en sıcak sokak olma nite­li­ği­ni taşı­yor. Güzel yapı­lar­la süs­lü tra­fi­ğe kapa­lı olan bu alan, biraz bizim İst­ikl­al Caddesi’ni anımsatıyor.
Yak­la­şık 1 km kadar uzun­lu­ğun­da­ki cad­ded Moskova’nın en paha­lı apart­man­la­rı bulu­nu­yor. Bura­da mağa­za­la­rın ren­ga­renk vit­rin­le­ri gezi­le­bi­lir, Rus ve dün­ya mut­fak­la­rı­nın en güzel örnek­le­ri tadı­la­bi­lir, Paris’i arat­ma­yan şık kafe­ler­de oturulabilir.

Mos­ko­va Metrosu
Josef Sta­lin tara­fin­dan 1931’de inşa­sı­na baş­la­nı­lan Mos­ko­va Met­ro­su, günü­müz­de büyük­lük bakı­mın­dan New York, Paris veya Lond­ra met­ro­la­rı ile kar­şı­laş­tı­rıl­sa da iç mima­ri ve deko­ras­yon bakı­mın­dan dün­ya­nın en güzel met­ro­su oldu­ğu her­kes tara­fın­dan kabul  edil­mek­te­dir. Her­bi­ri sanat harikası
ola­rak kabul edi­len istas­yon­larda her­gün yak­la­şık 8 mil­yon kişi taşın­mak­ta­dır. Met­ro­nun muh­te­şem avi­ze­ler­le ve değer­li sanat eser­le­riy­le süs­lü Kalt­so­va­ya Lini­ya” yani kah­ve­ren­gi” hat üze­rin­de­ki istas­yon­lar ve mer­kez­de­ki bir­çok istas­yon­la­rı müze­den ve bir sanat gale­ri­sin­den farksızdır.

Lenin’in Mozo­le­si
1924 yılın­dan beri Kızıl Mey­dan üze­rin­de yer alan Lenin’in Mozo­le­si; gri, siyah ve kır­mı­zı gra­nit taş­lar­dan inşa edil­miş olan pira­mit şek­lin­de bir yapı­dır. 1924 yılın­da ölen ve ölü­mü­nün 56. günün­de mum­ya­lan­mış olan Lenin, bura­da cam bir fanu­sun içinde yat­mak­ta­dır. Mozo­le, bulun­du­ğu yerden sade­ce 2. Dün­ya Sava­şı esna­sın­da kısa bir süre­li­ği­ne kaldırılmıştır.

Aziz Basil Katedrali
1552 yılın­da Moğol­la­ra kar­şı kazan­mış oldu­ğu zafe­ri kut­la­mak ama­cıy­la Çar IV. İvan tara­fın­dan yap­tı­rıl­mış olan Aziz Basil Kated­ra­li, Mos­ko­va ve Rusya’nın dün­ya çapın­da sem­bo­lü hâli­ne gel­miş olan bir yapı­sı­dır. Ren­gâ­renk soğan şek­lin­de­ki kub­be­le­ri, kated­ra­le masal­sı bir hava kat­mak­ta­dır. Aziz Basil Kated­ra­li, göz alı­cı ve özgün bir yapı ola­rak şehir­de yer alan pek çok diğer gör­kem­li kated­ral­den belir­gin bir biçim­de ayrılmaktadır.

Kated­ral; mer­kez şapel ve çev­re­si­ne sıra­lan­mış olan kule biçi­min­de­ki 8 küçük şape­lin bir­le­şi­min­den olu­şan dini bir komp­leks­tir. Sov­yet reji­mi sıra­sın­da dini yapı­la­rın yıkı­mın­dan mima­ri­si­nin fark­lı­lı­ğı saye­sin­de kur­tul­muş olan kated­ral, o yıllarda
kapa­tı­la­rak müze­ye dönüştürülmüştür.

İlgili Haberler

Leave a Comment