Alzheimer katastrofi gibi geliyor; devlet görmüyor, duymuyor

Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği Baş­ka­nı Prof. Dr. Işın Baral Kulak­sı­zoğ­lu, Tür­ki­ye­’­de bugün iti­ba­riy­le 600 bin aile­yi etki­le­yen Alz­he­imer has­ta­lı­ğı­nın, dün­ya­da 47 mil­yon kişi­de görül­dü­ğü­nü ve bu raka­mın 2050 yılın­da 135.5 mil­yon kişi­ye ulaş­ma­sı­nın bek­len­di­ği­ni anla­tır­ken, Alz­he­imer katast­ro­fi gibi geli­yor, ama hazır deği­liz. Huku­ku­muz­da doğ­ru düz­gün bir düzen­le­me bile yok. Has­ta­la­rı­mı­zı bıra­ka­bi­le­ce­ği­miz stan­dart­la­rı kar­şı­la­yan çok az sayı­da huzur ve bakım evi var. İdr­ar kok­ma­yan kurum bul­mak müm­kün değil. Özel sek­tör bu konuy­la ilgi­li değil, çün­kü kar­lı değil ve çok zah­met­li bir iş” dedi. Alzheimer’ı tüm çaba­la­rı­na rağ­men Engel­li­ler Kanu­nu­’­na sok­tu­ra­ma­dık­la­rı­nı da belir­ten Kulak­sı­zoğ­lu, şun­la­rı söy­le­di: Zar zor süre­ğen engel­li­lik’ ola­rak kabul etti­re­bil­dik. Has­ta­lar tanı ile bir­lik­te tüm hak­la­rı­nı kay­be­di­yor. Oysa bu kişi­ler erken evre­ler­de yeti­le­ri­ni kay­bet­mi­yor­lar. Ama bütün imza­la­rı geçer­siz oluyor. ”

Konusmacilar

Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği, 21 Eylül Dün­ya Alz­he­imer Günü nede­niy­le bir basın top­lan­tı­sı düzen­le­di. Prof. Dr. Işın Baral Kulak­sı­zoğ­lu­’­nun yanı sıra Yöne­tim Kuru­lu Üye­le­ri Doç. Dr. Başar Bil­giç, Doç. Dr. Barış Top­çu­lar, Hüse­yin Beş­gül, Rev­na Demi­rö­ren ve Bur­cu Cesur’un yanı sıra has­ta yakı­nı Aysın İzer’in katı­lı­mıy­la ger­çek­le­şen top­lan­tı­da Alz­he­imer teda­vi­sin­de ve teş­hi­sin­de kay­de­di­len son geliş­me­ler hak­kın­da bil­gi­ler verildi.

Tür­ki­ye nüfu­su için­de şu an top­lam nüfu­sun %8,7’sini oluş­tu­ran 65 yaş üstü nüfus hız­la artı­yor. Buna kar­şın diğer yaş grup­la­rı bu hız­da bir artış gös­ter­mi­yor. Bu neden­le demans has­ta­la­rı­nın sayı­sın­da hız­lı bir artış izle­ni­yor. Halen dün­ya­da 47 mil­yon Alz­he­imer has­ta­sı var ve 2030’da 76 mil­yon ve 2050’de ise 135.5 mil­yon has­ta olma­sı bek­le­ni­yor. Türkiye’de ise 600.000 aile bu has­ta­lık­la müca­de­le ediyor.

HER 3 SANİ­Y­EDE BİR KİŞİ UNUTUYOR!

Her 3 sani­ye­de 1 kişi­nin demans has­ta­sı oldu­ğu­nu ve bun­la­rın 3’te iki­si­nin Alzheimer’a yaka­lan­dı­ğı­nı vur­gu­la­yan Prof. Dr. Işın Baral Kulak­sı­zoğ­lu, şöy­le konuş­tu: Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği ola­rak kuru­luş ama­cı­mız, top­lu­mun demans ve Alz­he­imer hak­kın­da­ki bilinç ve bil­gi­si­ni artır­mak, ayrı­ca has­ta ve has­ta yakın­la­rı­na des­tek ver­mek­tir. Uzun yıl­lar­dır Alzheimer’s Dise­ase International’ın (ADI) ve Alz­he­imer Europe’ın (AE) üye­si olan der­ne­ği­miz, Alz­he­imer has­ta­la­rı­na des­tek olmak amaç­lı faali­yet­le­ri­ni tüm hızıy­la sür­dür­mek­te­dir. Bu doğ­rul­tu­da bu sene Kon­ya Şube­si Gün­düz Yaşam Evi’ni ve Mer­sin Şube­si Yatı­lı ve Gün­düz­lü Yaşam Evleri’ni aça­rak has­ta ve has­ta yakın­la­rı­na sun­du­ğu­muz des­te­ği artır­dı­ğı­mız için son dere­ce mutluyuz.”

alzheimer_toplantisi_gorsel_1

KADIN­LA­RI DAHA ÇOK VURUYOR

Alzheimer’in kadın­lar­da daha çok görül­dü­ğü­nü vur­gu­la­yan Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği Baş­ka­nı Prof. Dr. Işın Baral Kulak­sı­zoğ­lu, şöy­le konuş­tu: Elde edi­len yeni veri­le­re göre 65 yaşın­dan son­ra her 6 kadın­dan 1’i Alz­he­imer has­ta­sı olur­ken, erkek­ler­de bu oran 11’de 1 ola­rak göz­len­mek­te. Mev­cut has­ta­la­rın 2/3’ü de maale­sef kadın. 60 yaşın­dan son­ra bir kadı­nın Alz­he­imer olma ris­ki, kadın­lar­da çok kor­ku­lan meme kan­se­ri olma ris­kin­den 2 kat daha faz­la. Bu konu­da; hor­mo­nal ve biyo­lo­jik fak­tör­ler, yaşam süre­si, iş alan­la­rı, eği­tim düze­yi, kalp has­ta­lık­la­rı­nın görül­me sık­lı­ğı, stre­se duyar­lı­lık, sık dep­res­yon ve uyku bozuk­luk­la­rı­nın etki­li ola­bi­le­ce­ği öne sürülüyor.”

HAS­TA YAKIN­LA­RI İÇİN HER GÜN EN UZUN GÜN”

Basın top­lan­tı­sı­nın katı­lım­cı­la­rın­dan, Alz­he­imer has­ta­sı yakı­nı Aysın İzer şun­la­rı söy­le­di: Alz­he­imer ülke­miz­de de çok yay­gın görü­len bir has­ta­lık olma­sı­na rağ­men halen bu konu­da­ki top­lum­sal bilinç yeter­siz sevi­ye­de. Hala Alzheimer’ın nor­mal yaş­lan­ma süre­ci­nin bir par­ça­sı oldu­ğu­nu ve bel­lek kay­bın­dan iba­ret oldu­ğu­nu düşü­nen­ler var. Evet, Alz­he­imer unut­kan­lık­la baş­lar ama kesin­lik­le bun­dan iba­ret değil­dir. Alzheimer’a yaka­la­nan kişi­le­rin yakın­la­rı­nı bek­le­yen çok zor bir süreç var­dır ve her­kes ken­di­ni bir gün bu durum­da bula­bi­lir. 1015 yıl süre­bi­len has­ta­lık­ta orta evre­ler­den iti­ba­ren has­ta yakı­nı­nın en önem­li görev­le­rin­den biri bakım ver­mek­tir. Gece ve gün­düz ara­lık­sız, dik­kat ve anla­yış ve de sev­gi ile bu bakı­mı ver­mek çok zor­luk­lar taşı­yan bir iştir ve has­ta yakın­la­rı­nın ala­ca­ğı her des­tek ve onla­ra uza­na­cak her bir el önem­li­dir. Bunu bile­rek, bu has­ta­lık konu­sun­da­ki top­lum­sal far­kın­da­lı­ğı artır­mak için bir şey­ler yap­mak son dere­ce değer­li­dir. Bu neden­le bizi bu konu­da bilinç­len­di­ren ve her tür­lü pra­tik çözü­mü bize öğre­ten Tür­ki­ye Alz­he­imer Derneği’ne bir kez daha teşek­kür ederim.”

KOKU TES­Tİ İLE ERKEN TANI KONULABİLECEK

Alz­he­imer tanı­sı konu­sun­da geli­nen son aşa­ma­la­ra deği­nen Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği Yöne­tim Kuru­lu Üye­si Doç. Dr. Barış Top­çu­lar şun­la­rı söy­le­di: Yapı­lan araş­tır­ma­lar­da elde edi­len bul­gu­lar, biliş­sel bozuk­luk ve Alz­he­imer has­ta­lı­ğı­nı sap­ta­ma­da koku tanı­ma tes­ti­nin etki­li oldu­ğu­nu gös­te­ri­yor. Bu neden­le ile­ri yaş­lar­da koku­la­rı tanı­ma ve ayırt etme­de bozul­ma­lar, Alz­he­imer has­ta­lı­ğı­nın erken haber­ci­si ola­bi­lir. Araş­tır­ma­lar­da koku tanı­ma tes­ti, biliş­sel bozuk­luk ve demans tanı­sı için kul­la­nı­lan iki biyo­lo­jik belir­teç ile kar­şı­laş­tı­rıl­mış­tır. Bul­gu­lar biliş­sel bozuk­luk ve deman­sı sap­ta­ma­da koku tanı­ma bozuk­lu­ğu­nun, MR kul­la­na­rak ölçü­len entor­hi­nal kor­teks kalın­lı­ğı kadar, hat­ta daha da iyi bir belir­teç oldu­ğu­nu gös­ter­miş­tir. Buna kar­şın koku tes­ti beyin­de ami­lo­id plak­la­rı gös­te­ren Ami­lo­id PET kadar etkin bulun­ma­mış­tır. Ancak, PET ince­le­me­le­ri koku tanı­ma tes­ti­ne kıyas­la son dere­ce mali­yet­li ve uygu­lan­ma­sı zor­dur. Daha ile­ri araş­tır­ma­lar koku alma tes­ti­nin demans ris­ki­ni erken dönem­de sap­ta­ma­da kul­la­nış­lı bir tes­ti hali­ne gel­me­si­ni sağlayabilir.”

ERKEN YAŞ­TA EĞİ­T­İM VE ZİH­İN EGZER­Sİ­ZL­ERİ ÖNLÜYOR

Eği­ti­me erken yaş­lar­da baş­la­yan­lar­da ve eği­tim düze­yi yük­sek olan kişi­ler­de Alz­he­imer görül­me ora­nı­nın daha düşük oldu­ğu­nu belir­ten Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği Yöne­tim Kuru­lu Üye­si Doç. Dr. Barış Top­çu­lar şun­la­rı söy­le­di: Eği­ti­min Alz­he­imer has­ta­lı­ğı için bir koru­yu­cu fak­tör oldu­ğu nöro­bi­yo­lo­jik ola­rak da gös­te­ril­miş­tir. Wis­con­sin Üni­ver­si­te­si Alz­he­imer Araş­tır­ma Merkezi’nde yürü­tü­len çalış­ma­da 268 katı­lım­cı­da eği­tim düze­yi­nin Alz­he­imer Has­ta­lı­ğı geli­şi­mi üze­ri­ne etki­le­ri ince­len­miş­tir. 211 sağ­lık­lı birey ile 57 biliş­sel bozuk­lu­ğu olan bire­yin katıl­dı­ğı çalış­ma­da­ki bul­gu­lar, eği­tim düze­yi yük­sek birey­ler­de Alz­he­imer has­ta­lı­ğın­da rol oyna­yan ami­lo­id ve TAU pro­te­in­le­ri­nin biri­ki­mi­nin, eği­tim düze­yi düşük birey­le­re kıyas­la çok daha az oldu­ğu­nu gös­ter­mek­te­dir. Ame­ri­ka Ulu­sal Sağ­lık Ens­ti­tü­sü tara­fın­dan des­tek­le­nen bir grup araş­tır­ma­cı­nın elde etti­ği veri­ler bil­gi işle­me hızı” egzer­siz­le­ri­nin de ile­ri­de demans geliş­me ris­ki­ni azalt­tı­ğı­nı gös­ter­mek­te. ACTI­VE çalış­ma­sın­da çeşit­li biliş­sel egzer­siz­le­rin sağ­lık­lı birey­ler­de­ki etki­le­ri 10 yıl sürey­le izlen­miş­tir. Altı fark­lı araş­tır­ma mer­ke­zin­den 2,785 katı­lım­cı­nın oldu­ğu çalış­ma­da bel­lek egzer­siz­le­ri, akıl yürüt­me egzer­siz­le­ri ve bil­gi­sa­yar­lı bil­gi işle­me hızı” egzer­siz­le­ri kar­şı­laş­tı­rıl­mış ve sade­ce bil­gi işle­me hızı” egzer­siz­le­ri­nin demans üze­ri­ne etki­li oldu­ğu görül­müş­tür. 10 yıl­lık takip­te bil­gi işle­me hızı egzer­siz­le­ri­nin demans geliş­me ris­kin­de %33 ora­nın­da azal­ma ile iliş­ki­li oldu­ğu görül­müş­tür. Biz de Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği ola­rak Gün­düz Yaşam Evle­ri­miz­de bil­gi­sa­yar­la dik­kat ve bel­lek reha­bi­li­tas­yo­nu uygu­la­ma­la­rı başlattık.”

MEY­VE BEY­NE İYİ GELİYOR

Fin­lan­di­ya­’­da, geniş bir katı­lım­cı kit­le­si üze­rin­de ger­çek­leş­ti­ri­len FIN­GER çalış­ma­sın­da Akde­niz tipi diyet ile bes­le­nen, düzen­li fizik­sel ve biliş­sel egzer­siz yapan ve kalp damar has­ta­lık­la­rı açı­sın­dan kont­rol altın­da olan birey­ler­de demans geliş­me ris­ki­nin daha düşük oldu­ğu­nun sap­tan­dı­ğı­nı belir­ten Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği Yöne­tim Kuru­lu Üye­si Doç. Dr. Barış Top­çu­lar şöy­le devam etti: Ame­ri­ka­’­da yapı­lan ben­zer bir çalış­ma­da ise Akde­niz tipi diyet ile bes­le­nen, fizik­sel ve biliş­sel egzer­siz yapan birey­ler­de Alz­he­imer Has­ta­lı­ğı için karak­te­ris­tik olan ami­lo­id ve tau pro­te­in­le­ri­nin beyin­de­ki biri­ki­mi­nin çok daha az oldu­ğu belir­len­miş­tir. Ayrı­ca 2016 yılın­da çeşit­li çalış­ma­lar­da elde edi­len bul­gu­lar gün­lük mey­ve tüke­ti­mi­nin Alz­he­imer has­ta­lı­ğı­na yaka­lan­ma ris­ki­ni belir­gin şekil­de azalt­tı­ğı­nı orta­ya koymuştur.”

UMUT VEREN AŞI BULUNDU

Tam aşı­lar­dan umut kesil­miş­ken, yaşa­nan yeni geliş­me­ler­de Alz­he­imer teda­vi­sin­de­ki tab­lo­nun bir kez daha değiş­ti­ği­ni belir­ten Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği Yöne­tim Kuru­lu Üye­si Doç. Dr. Başar Bil­giç teda­vi ala­nın­da­ki geliş­me­le­ri özet­le­di. 1906 yılın­da Alz­he­imer has­ta­lı­ğı­nı tarif eden Alman nörop­si­ki­yatr Alo­is Alz­he­imer, has­ta­lık­ta beyin­de ami­lo­id plak­lar ve nöro­fib­ri­ler yumak­lar adı veri­len isten­me­yen biri­kim­le­rin oldu­ğu­nu yaz­mış­tı. Son 1015 yıl ise beyin­de biri­ken ami­lo­id mad­de­si­ni temiz­le­yen aşı çalış­ma­la­rı­nın heye­ca­nı ile geç­ti. Tüm hara­re­ti­ne rağ­men bu çalış­ma­lar ya başa­rı­sız son­lan­mış ya da çok sınır­lı ola­rak etki­li çık­mış ve bu stra­te­ji­den yavaş yavaş umut kesil­miş­ti. Tam bu sıra­da geç­ti­ği­miz haf­ta­lar­da Natu­re der­gi­sin­de erken dönem­de­ki Alz­he­imer has­ta­la­rı­nın bey­nin­de biri­ken ami­lo­id mad­de­si­ni doz ile iliş­ki­li ola­cak şekil­de temiz­le­yen Adu­co­nu­mab” adlı mole­kü­lün veri­le­ri yayın­lan­dı. Bu veri­le­re göre bu mole­kül diğer aşı­lar gibi beyin­den ami­lo­id mad­de­si­ni temiz­li­yor ama onlar­dan fark­lı ola­rak ilk defa has­ta­lar­da gidi­şa­tı da yavaş­la­tı­yor. Bazı yan etki­ler izlen­se de bun­la­rın bu çalış­ma­da kabul edi­le­bi­lir yan etki­ler oldu­ğu söy­le­ne­bi­lir. Önü­müz­de­ki yıl­lar­da bu mole­kü­lün ikin­ci aşa­ma veri­le­ri­ni heye­can­la bekleyeceğiz.

KAH­VE VE ÇİK­OL­ATA İLE SOH­BET EDİN

Sos­yal bir haya­tın Alzheimer’a kar­şı koru­yu­cu bir etki­si oldu­ğu­nu belir­ten Tür­ki­ye Alz­he­imer Der­ne­ği Yöne­tim Kuru­lu Üye­si Doç. Dr. Başar Bil­giç, kah­ve ve kaka­onun koru­yu­cu etki­le­ri­nin üze­rin­de dur­du. Yapı­lan saha çalış­ma­la­rın­da kah­ve tüke­ti­mi ve demans görül­me sık­lı­ğı ara­sın­da ters oran­tı oldu­ğu görül­müş­tür. Bu iliş­ki­nin araş­tı­rıl­dı­ğı tüm çalış­ma­la­rın sonuç­la­rı­nın bir ara­ya geti­ril­me­si ile hiç kah­ve içme­yen­le­re göre, gün­de 1 ila 2 bar­dak ara­sın­da kah­ve tüke­ten kişi­ler­de Alz­he­imer has­ta­lı­ğı ris­ki­nin azal­dı­ğı göz­len­miş­tir. Buna kar­şı­lık 3 bar­dak ve üstü ola­cak şekil­de aşı­rı kah­ve tüke­ten­ler­de bu olum­lu etki­nin orta­dan kalk­tı­ğı görül­müş­tür. Ben­zer şekil­de kah­ve tüke­ti­mi­nin bir diğer nöro­de­je­ne­ra­tif has­ta­lık olan Par­kin­son has­ta­lı­ğın­da da olum­lu etki­le­re sahip oldu­ğu bilin­mek­te­dir. Bu çalış­ma­lar­da bah­se­di­len 12 bar­dak kah­ve bizim gele­nek­sel kah­ve­miz olan Türk kah­ve­si açı­sın­dan düşü­nül­dü­ğün­de 34 fin­can kah­ve­ye denk gel­mek­te­dir. Gün­de 3 kez Türk kah­ve­si içmek keyif­li oldu­ğu kadar buna­ma­ya kar­şı koru­yu­cu bir fak­tör ola­rak da durmaktadır.”

Kah­ve­nin yanı sıra gün­de 12 par­ça siyah çiko­la­ta yeme­nin de Alz­he­imer has­ta­lı­ğın­dan korun­ma­da etki­li ola­bi­le­ce­ği yönün­de veri­ler orta­ya kon­muş­tur. Kaka­onun deney hay­van­la­rın­da Alz­he­imer has­ta­lı­ğın­da biri­ken plak­la­rı azalt­tı­ğı ve de içe­ri­ğin­de­ki fla­vo­no­id adı veri­len mad­de­le­rin zihin­sel işlev­le­re müs­pet etki­le­ri­nin oldu­ğu bil­di­ril­miş­tir. Bu bil­gi­ler ışı­ğın­da sos­yal bir hayat yaşa­ma­nın da koru­yu­cu etki­si düşü­nül­dü­ğün­de dost­lar ile içilen

kah­ve ve yanın­da ağzı tat­lan­dı­ra­cak bit­ter çiko­la­ta­nın Alz­he­imer geli­şi­mi­ne kar­şı koyan müt­te­fik­le­ri­miz oldu­ğu düşünülebilir.”

İNFL­AM­ASY­ONU ÖNLE­YEN İLAÇ GELEBİLİR

Alz­he­imer has­ta­lı­ğın­da beyin hüc­re­le­ri­nin ölü­mü­nün yanı sıra, çok erken evre­ler­den iti­ba­ren inf­la­mas­yo­nun da eşlik etti­ği­ni belir­ten Doç. Dr. Başar Bil­giç, son dönem­de Alz­he­imer has­ta­lı­ğı teda­vi­sin­de inf­la­mas­yo­nu azal­tan ilaç­la­rın da denen­di­ği­ni belirt­ti. Şim­di­lik erken dönem­de­ki çalış­ma­la­rı yapı­lan ve kan­ser has­ta­la­rın­da kul­la­nı­lan bir sen­te­tik kan­na­bo­id ve nadir görü­len bir kan­sız­lık nede­ni olan orak hüc­re­li ane­mi teda­vi­si için geliş­ti­ri­len bir mole­kül Alz­he­imer has­ta­lı­ğın­da dene­ni­yor. Bu yak­la­şı­mın yarar­lı olup olma­ya­ca­ğı­nı, bu mole­kül­le­rin has­ta­lar­da­ki kul­la­nı­mı ile öğre­ne­ce­ğiz. Alz­he­imer has­ta­lı­ğın­da kan­da­ki beyaz küre hüc­re­le­ri­ni uya­ran sarg­ra­mos­tim isim­li etken mad­de­nin de etki­li ola­bi­le­ce­ği­ne dair ön veri­ler mev­cut. Bu ila­cın etkin­li­ği de has­ta­lar­da denen­mek­te ve bunun­la ilgi­li ceva­bı önü­müz­de­ki yıl­lar­da alacağız.”

İlgili Haberler

Leave a Comment