Akraba evliliği genetik havuzumuzu mahvediyor

noro-4-ersin
Prof. Dr. Ersin Tan

Ulu­sal Nöro­lo­ji Kong­re­si­’­nin 50’incisi, 2014 Beyin Yılı etkin­lik­le­ri­ni de kap­sa­ya­cak şekil­de Antal­ya­’­da ger­çek­leş­ti­ril­di. Kong­re 1600’e yakın katı­lım­cı­ya ulaş­tı. Türk Nöro­lo­ji Der­ne­ği yöne­ti­mi, kong­re­de basın men­sup­la­rı ile bulu­şa­rak soru­la­rı­nı da yanıt­la­dı. Top­lan­tı­da akra­ba evli­li­ği nede­niy­le yaşa­nan nöro­lo­jik has­ta­lık­lar ön pla­na çık­tı. Der­nek Baş­ka­nı Prof. Dr. Ersin Tan, akra­ba evli­lik­le­rin­de dün­ya üçün­cü­sü oldu­ğu­mu­za dik­kat çeke­rek, bu duru­mu yüz kara­sı” ola­rak nite­le­di. Prof. Dr. Meh­met Ali Aka­lın da, Has­ta­lar­da bul­du­ğu­muz gene­tik bozuk­luk­la­rı yayın­la­dı­ğı­mız­da dün­ya­da büyük yan­kı bulu­yor, yeni bir has­ta­lık bul­mu­şuz gibi muame­le yapı­lı­yor. Biz çok kötü bir havuz­dan bazı mal­ze­me­le­ri çıka­rı­yo­ruz” dedi.

6 kişi­den birin­de nöro­lo­jik semp­tom var

Nöro­lo­ji Der­ne­ği Baş­ka­nı Prof. Dr. Ersin Tan: Artan yaş­la­nan nüfus­la bir­lik­te nöro­lo­jik has­ta­lık­lar­da da artış görü­nü­yor. Her 6 kişi­den birin­de nöro­lo­jik semp­tom bulu­nu­yor, buna baş ağrı­sı ya da bel ağrı­sı, el ve ayak uyuş­ma­sı da dahil. 

noro-1

Far­kın­da­lık yarat­mak, hal­kı bilinç­len­dir­mek çok önem­li. Hazır­la­dı­ğı­mız kamu spot­la­rı­nın tele­viz­yon­lar­da yayım­lan­ma­sı ile far­kın­da­lı­ğı artır­ma­yı amaç­lı­yo­ruz. Tür­ki­ye­’­de 400 binin üze­rin­de alz­he­imer has­ta­sı, 750 bin civa­rın­da sara has­ta­sı, 300 bin civa­rın­da par­kin­son has­ta­sı oldu­ğu­nu düşü­nü­yo­ruz. Tür­ki­ye­’­de her iki kişi­den birin­de başağ­rı­sı var ve bun­la­rın önem­li bir bölü­mü mig­ren has­ta­sı. Günü­müz­de nöro­lo­jik has­ta­lık­la­rın teda­vi­sin­de ina­nıl­maz mesa­fe­ler katet­tik. 30 yıl önce asis­tan­lı­ğı­mız döne­min­de hiç­bir şey yapa­maz, has­ta­la­rın ölü­mü­nü bek­ler­dik. Bugün bu has­ta­la­rı rahat­lık­la aya­ğa kal­dır­ma şan­sı­na sahibiz. 

Akra­ba evli­lik­le­ri Tür­ki­ye­’­nin yüz kara­sı. Dün­ya­da en faz­la akra­ba evli­li­ği olan üçün­cü ülke­yiz. Akra­ba evli­li­ği demek, has­ta­lık demektir.

Teda­vi ile ilgi­li ola­rak da Sağ­lık Bakan­lı­ğı yap­tı­ğı son yönet­me­lik deği­şik­lik­le­ri ile haca­mat­çı­la­ra, sülük­çü­le­re prim ver­mek­te­dir. Alter­na­tif tıp adı altın­da yeni yeni branş­lar kurul­mak­ta ve ger­çek tıp göz ardı edil­mek­te­dir. Bu hepi­mi­zin içi­ni acı­tan bir şeydir.

Yıl­da 17 mil­yon inme

noro-5-serefnur
Prof. Dr. Şeref­nur Öztürk

Prof. Dr. Şeref­nur Öztürk: Dün­ya­da bir yıl için­de 17 mil­yon kişi­nin inme­ye yaka­lan­dı­ğı ve 6 mil­yon kişi­nin de öldü­ğü düşü­nü­lecek olur­sa, bu konu en önem­li önce­lik­le­ri­miz­den biri olacaktır. 

Ülke­miz­de ikin­ci ölüm nede­ni­dir. Belir­ti­le­rin hız­lı tanın­ma­sı ve uygun bir sağ­lık mer­ke­zi­ne ulaş­may­la teda­vi­nin büyük ölçü­de müm­kün ola­bi­le­ce­ği kong­re­miz­de de vur­gu­la­ma­ya çalışıyoruz.

Par­kin­so­nu tanımıyoruz

Prof. Dr. Ayşe Bora Tok­çu­er: Ülke­miz­de 700 bini aşan par­kin­son has­ta­sı oldu­ğu­nu tah­min edi­yo­ruz ama bun­la­rın tümü heki­me, has­ta­ne­ye ve ila­ca ulaş­mı­yor, çün­kü has­ta­lı­ğı bil­mi­yor. İleri yaş­ta­ki biri­nin yavaş­lı­ğı, hare­ket­siz­li­ği, kalp yet­mez­li­ği­ne, eklem rahat­sız­lık­la­rı­na yoruluyor. 

6 kişi­den biri migren

noro-6-babur
Prof. Dr. Babür Dora

Prof. Dr. Babür Dora: Başı ağrı­yan kişi işi­ne gide­mi­yor, git­se bile verim­li çalı­şa­mı­yor, anney­se çocuk­la­rıy­la ilgi­le­ne­mi­yor. Her ay düzen­li ola­rak 3 gün başağ­rı­sı çeken biri­nin yüz­de­ye vur­du­ğu­nuz­da haya­tı­nın yüz­de 10’u sıkın­tı içe­ri­sin­de geçi­yor. Tür­ki­ye­’­de her iki kişi­den biri­nin başı ağrı­yor, 6 kişi­den birin­de mig­ren var. Önem­li bir kıs­mı işgü­cü kay­bı­na uğruyor. 

Bir has­ta­lık tüm köy­de var

Prof. Dr. Meh­met Ali Aka­lın: Ülke­miz­de doğuş­tan gelen kas has­ta­lık­la­rı ve sinir ucu ilti­hap­la­rı hem çeşit­li­lik açı­sın­dan hem de sayı­ca çok faz­la. Çün­kü akra­ba evli­li­ği çok fazla. 

Tıb­bi açı­dan, gör­dü­ğü­müz has­ta­lar­da bul­du­ğu­muz gene­tik bozuk­luk­la­rı yayın­la­dı­ğı­mız zaman ger­çek­ten çok yan­kı buluyor.

Çün­kü onlar­da böy­le bir has­ta­lık yok. Ade­ta yeni bir has­ta­lık bul­muş kişi muame­le­si görü­yo­ruz. Ben öyle düşün­mü­yo­rum. Biz çok kötü bir havuz­dan bazı mal­ze­me­le­ri dışa­rı çıkarıyoruz.

Zaman zaman bakı­yor­su­nuz bir has­ta­lık köyün tümün­de var. Bir­ço­ğu­nun teda­vi­si yok ve çok genç yaş­lar­da bu has­ta­lar kay­be­di­le­bi­li­yor. Kay­be­dil­me­yen has­ta­lar malu­li­ye­te maruz kalabiliyor.

Gene­tik de olsa bazı nadir has­ta­lık­la­ra teda­vi­ler bulun­du. Ancak mali­ye­te bak­tı­ğı­nız zaman ayda 15002000 dolar civa­rın­da har­ca­ma yap­mak zorun­da­sı­nız. Bunu hiç­bir sos­yal güven­lik kuru­mu karşılayamaz.

Kas has­ta­lık­la­rı için­de dal­ga­lı seyir gös­te­ren­ler var. Bun­lar genel­lik­le psi­ko­lo­jik zan­ne­di­le­rek taki­bi bıra­kı­lı­yor. Miyas­te­ni dedi­ği­miz bu has­ta­lı­ğın teda­vi­si var. Far­kı­na varıl­maz­sa ölüm­cül olabiliyor.

500 bin kişi demans­lı

alzeimer-genetik-çalışma-4-yıl-arge-inovasyon-bilim-tıp-hastalık-yenilik-1Prof. Dr. Mus­ta­fa Bakar: Tür­ki­ye­’­de 2015 yılın­da 8.5 mil­yon kişi 60 yaş üze­rin­de ola­cak. Bun­la­rın yüz­de 7’sinin demans­lı ola­ca­ğı düşü­nü­lür­se yak­la­şık 500 bin buna­ma gru­bu var demek­tir. Nere­dey­se her 7 sani­ye­de bir alz­he­imer olgu­su tes­pit edi­li­yor. Bu has­ta­lar bakı­ma muhtaç. 

Ülke­miz­de top­lam bakı­me­vi yata­ğı sayı­sı 23 bin 500 civa­rın­da. Bu kişi­le­re aile­le­ri bak­tı­ğı için top­lu­ma mali­ye­ti­ni de bile­mi­yo­ruz. ABD­’­de her yıl yak­la­şık 100 mil­yar dolar har­ca­ma yapılıyor.

En önem­li risk fak­tö­rü yaşam süre­si. Aile birey­le­rin­den biri, anne-baba­dan biri demans­lıy­sa ris­kin art­tı­ğı­nı görebiliyoruz.

Kan­da bulu­nan apoE enzi­mi­nin bel­li bir puanı­nın yük­sek olma­sı ris­ki artı­rı­yor. Vas­kü­ler sorun­lar, kafa trav­ma­la­rı, psi­ko­lo­jik prob­lem­ler, düşük eği­tim sevi­ye­si, yal­nız yaşı­yor olmak has­ta­lık ris­ki­ni artı­ran fak­tör­ler ola­rak kar­şı­mı­za çıkıyor.

Korun­mak için bes­len­me­ye dik­kat etmek, sos­yal çev­re için­de olmak, psi­ko­lo­jik sorun­lar­dan korun­mak, egzer­siz yap­mak, beyin­le çalış­mak, oku­mak, bul­ma­ca çöz­mek gerekiyor.

SORU­LAR­LA NÖRO­LO­JİK HASTALIKLAR

Her­ke­sin zaman zaman başı ağrır. Düzen­li ağrı ve sebe­bi nedir?

Prof. Dr. Babür Dora: Tür­ki­ye­’­de 2008 yılın­da tamam­la­nan Başağ­rı­sı Çalış­ma­sı şunu gös­ter­di: Tür­ki­ye­’­de yaşa­yan insan­la­rın yüz­de 47’si haya­tı­nın bel­li bir döne­min­de başağ­rı­sı çek­miş. Bu düzen­li bir ağrı değil. Kro­nik başağ­rı­la­rı dedi­ği­miz, ayda 15 gün ve daha sık gelen başağ­rı­la­rı­nın top­lum­da­ki sık­lı­ğı yüz­de 2. Bu insan­lar her ay 15 ila 30 gün başağ­rı­sı çeki­yor­lar. En sık başağ­rı­sı sebe­bi mig­ren. Tür­ki­ye­’­de 6 kişi­den biri mig­ren has­ta­sı. Geri­lim tipi dedi­ği­miz, halk ara­sın­da sinir­sel başağ­rı­sı deni­len başağ­rı­sı hepi­mi­zin zaman zaman çeke­bil­di­ği bir tip. Bu başağ­rı­sı sık­laş­tı­ğı zaman prob­lem hali­ne gelebiliyor. 

Ağrı kesi­ci kul­la­nı­mı nasıl başağrısında?

Ağrı kesi­ci önem­li bir sorun. Tür­ki­ye­’­de çok faz­la ağrı kesi­ci tüke­ti­li­yor. Ağrı kesi­ci­le­rin ken­di­si de çok faz­la tüke­til­di­ğin­de başağ­rı­sı­na neden olu­yor. Has­ta buna bağım­lı hale geli­yor. İlac­ın etki­si gide­rek aza­lı­yor. Gide­rek daha faz­la ağrı kesi­ci almak zorun­da kalı­yor. Bu da baş­lı başı­na bir baş­ka sağ­lık prob­le­mi hali­ne geli­yor. Mide, kara­ci­ğer, böb­rek sorun­la­rı orta­ya çıkıyor.

Aile­sin­de alz­he­imer olan kişi­le­rin test yap­tır­ma­sı ömrü­nü daha mut­suz ve stres­li geçir­me­si­ne neden olur mu?

Prof. Dr. Mus­ta­fa Bakar: Gene­tik tes­tin yapıl­ma­sı has­ta yakı­nı­nın tale­bi ile olu­yor. Genç bir has­ta düşü­nün. Baba­sı 50 yaş­la­rın­da demans olu­yor ve ken­di­si de 30’lu yaş­la­rın­da. Israr­la test yap­tır­mak isti­yor­sa biz ısrar­la tes­ti yap­tır­ma­ma­sı yönün­de tel­kin­de bulu­nu­yo­ruz. Pozi­tif çıkar­sa, bel­ki demans olma­ya­cak bir has­ta, tüm yaşa­mı boyun­ca bu prob­le­mi yaşayacak. 

İki adet tes­ti­miz var. ApoE tes­ti çok faz­la güve­ni­lir bul­du­ğu­muz bir test değil. PS1 ve PS2 dedi­ği­miz iki tane mutas­yon biçi­mi var ki, kişi kaçı­nıl­maz bir şekil­de yaşa­mı­nın bir döne­min­de alz­he­imer ola­cak demektir.

Alz­he­imer teda­vi­si­ne yöne­lik son yıl­lar­da yapı­lan çalış­ma­lar­da başa­rı­lı sonuç­lar alı­na­ma­dı­ğı­nı bili­yo­ruz. Yeni çalış­ma­lar var mı?

Son dönem­de yapı­lan yapı­lan çalış­ma­la­rın bir bölü­mü nega­tif ola­rak sonuç­lan­dı. Beyin­de iki tane prob­lem var. Biri ami­lo­id dedi­ği­miz mad­de­nin biri­ki­mi, ikin­ci­si ise tau dedi­ği­miz bir pro­te­in mese­le­si. Ami­lo­id ile ilgi­li olan çalış­ma­lar çoğun­luk­la nega­tif ola­rak sonuç­lan­dı. Şim­di tau üze­ri­ne yöne­lin­di ve onun üze­ri­ne çok yoğun bir çalış­ma süre­ci devam edi­yor. Elbet­te bir yer­den pozi­tif veri elde edeceğiz.

Eğer henüz teda­vi­si yok­sa neden erken bul­ma­ya çalı­şı­yor­su­nuz?

Eli­niz­de var olan teda­vi­ler var, bütü­nüy­le teda­vi­siz değil bu has­ta­lık. Bu teda­vi­ler ola­bil­di­ğin­ce nite­lik­li bir yaşam sağ­la­ma­ya ve has­ta­lı­ğın süre­ci­ni uzat­ma­ya yöne­lik. Has­ta­lar bize orta düzey­de geli­yor­lar, baş­lan­gıç­ta yaka­la­sak süre­ci uzatabiliyoruz.

Yal­nız yaşa­yan birey­le­rin risk altın­da oldu­ğu­nu söy­le­di­niz. Bunun­la ilgi­li bir çalış­ma var mı?

İsv­eç­’­te yapıl­dı çalış­ma. Tek başı­na yaşa­yan insan­la­rın çok daha faz­la dep­res­yo­na gir­me, iyi bes­le­ne­me­me, sos­yal çev­re­den izo­le edil­me gibi bir­çok neden­le çok daha faz­la alz­he­ime­ra yaka­lan­dı­ğı görüldü.

Geç­miş yıl­lar­da kök hüc­re çok faz­la gün­dem­dey­di. Bu umut­lar boşa mı çık­tı?

Prof. Dr. Ersin Tan: Şu anda kök hüc­re­nin nöro­lo­jik has­ta­lık­lar­da hiç­bir kul­la­nı­mı yok­tur. Deney­sel çalış­ma­lar devam edi­yor. Objek­tif kanı­ta daya­lı tıp içe­ri­sin­de orta­ya konan bir veri yok­tur. Umut­suz bir aile­ye boşu boşu­na umut veriyorsunuz. 

Prof. Dr. Rana Kara­bu­dak: Bağı­şık­lık sis­te­mi ile mer­ke­zi sinir sis­te­mi bağ­lan­tı­sı ala­nın­da çalı­şan bir hekim ola­rak şunu söy­le­ye­bi­li­rim: Bize nöro­nun veya sinir hüc­re­le­ri­nin ana hüc­re­si lazım. Aldı­ğı­mız kan hüc­re­le­ri buna dönüş­mü­yor maale­sef. Önce­lik­le deney­sel şart­lar­da sinir hüc­re­le­ri­nin yaşa­tı­la­bil­me­si, üre­ti­le­bil­me­si lazım. Bu çalış­ma­la­rın hep­sin­de, bütün teda­vi ola­nak­la­rı­nı yitir­miş, baş­ka şan­sı kal­ma­mış has­ta­lar­da deney­sel uygu­la­ma­lar yapı­lır. Onlar­da da maale­sef yüz gül­dü­rü­cü sonuç­lar alı­na­ma­mış­tır. Nöro­lo­jik has­ta­lık­lar­da has­ta­la­rın mace­ra­ya sürük­len­me­me­si gerekiyor. 

İnt­ern­ette satı­lan bit­ki­sel ürün­le­rin has­ta­lık­la­rın teda­vi­sin­de yeri var mı?

Tan: Malat­ya Üni­ver­si­te­si­’n­de yapı­lan far­ma­ko­lo­jik çalış­ma­lar­da bun­lar ana­liz edil­di. İçl­er­ind­en zayıf­lat­ma hap­la­rı­nın, cin­sel gücü artı­ran hap­la­rın dövül­müş tozu çık­tı. Sağ­lık Bakan­lı­ğı bun­la­ra tole­rans gösteriyor. 

Bakar: Deman­sa çok iyi gel­di­ği söy­le­nen bazı ilaç­lar var. Bu ilaç­lar Tarım Bakan­lı­ğı ruh­sat­lı. Bu kor­kunç bir şey. 

İnme sonu­cu sakat kal­ma oran­la­rı nedir?

Prof. Dr. Şeref­nur Öztürk: İnme dün­ya­da da Tür­ki­ye­’­de birin­ci sakat kal­ma nedeni.İnme geçi­ren has­ta­la­rın üçte biri haya­tı­nı biri­ne bağım­lı ola­rak geçi­ri­yor. Risk fak­tör­le­ri­nin önlen­me­si inme oran­la­rı­nı yüz­de 60’a kadar düşürebiliyor. 

Sağ­lık Bakan­lı­ğı tara­fın­dan diya­bet ens­ti­tü­sü yeri­ne gele­nek­sel tıp ens­ti­tü­sü kurul­ma­sı­nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Diya­bet ve halk ara­sın­da giz­li şeker deni­len, oral glu­koz tole­rans tes­ti bozuk olan kişi­le­re bak­tı­ğı­nız­da her 4 kişi­den birin­de var. Bu yüz­de 25’lik bir rakam. Sağ­lı­ğın en önem­li sorun­la­rın­dan biri diyabet.

Diya­bet aklı­nı­za gelen orga­nı, üre­me orga­nın­dan bey­ne her orga­nı tuta­bi­len bir has­ta­lık. Önce­li­ği karar ver­me yet­ki­si olan mer­ci­le­re soracaksınız.

ALS ile ilgi­li bir kam­pan­ya var­dı, başa­rı­ya ulaş­tı mı?

Tan: ABD­’­de mil­yon dolar­lar­la bağış top­lan­dı. Tür­ki­ye­’­de benim bil­di­ğim rakam 232 bin lira. Hiç­bir şeye yet­me­yecek bir para. Şova dökül­dü bu proje. 

İlgili Haberler

Leave a Comment