7 kişiden birinde sindirim hastalığı var…

Yüz bin kişi­ye bir uzman yok

Türk Gast­ro­en­te­ro­lo­ji Der­ne­ği (TGD) tara­fın­dan düzen­le­nen 33. Ulu­sal Gast­ro­en­te­ro­lo­ji Kong­re­si ger­çek­leş­ti­ril­di. Tür­ki­ye­’­de her 10 kişi­den 7’sinde sin­di­rim sis­te­mi has­ta­lı­ğı oldu­ğu öngö­rül­dü­ğü­nü belir­ten Türk Gast­ro­en­te­ro­lo­ji Der­ne­ği Baş­ka­nı Ege Üni­ver­si­te­si Tıp Fakül­te­si Gast­ro­en­te­ro­lo­ji Bilim Dalı Öğre­tim Üye­si Prof. Dr. Ser­hat Bor, Ref­lü sık­lı­ğı yak­la­şık yüz­de 23, kabız­lık sık­lı­ğı yüz­de 9, altı­na büyük abdest kaçır­ma ora­nı yüz­de 3,5, has­sas bağır­sak has­ta­lı­ğı sık­lı­ğı yüz­de 15’tir. Bu has­ta­lık­la­rın yanı sıra saf­ra taşı, hepa­tit­ler, kan­ser­ler de sık görü­len sin­di­rim sis­te­mi has­ta­lık­la­rı­dır” dedi. Tür­ki­ye­’­de şu anda yak­la­şık 768 olan sin­di­rim sis­te­mi has­ta­lık­la­rıy­la ilgi­le­nen gast­ro­en­te­ro­lo­ji uzma­nı sayı­sı­nın gide­rek azal­dı­ğı­na dik­kat çeken Prof. Dr. Bor, Bu durum gele­cek­te cid­di bir sorun ola­rak kar­şı­mı­za çıka­cak­tır. Avru­pa ülke­le­rin­de 100.000 kişi­ye düşen gast­ro­en­te­ro­log sayı­sı ince­len­di­ğin­de, Tür­ki­ye yüz­de birin altın­da olan tek ülke duru­mun­da­dır. Bu oran, Maca­ris­ta­n­’­da yüz­bin­de 20, İtaly­a’­da yüz­bin­de 8, Bel­çi­ka­’­da yüz­bin­de 6, Avus­tur­ya­’­da yüz­bin­de 5, Fran­sa­’­da yüz­bin­de 5, İsr­ai­l’­de yüz­bin­de 4, Por­te­ki­z­’­de yüz­bin­de 4, Roman­ya, İsv­eç ve İsv­içr­e’­de de yüz­bin­de 3 iken Tür­ki­ye­’­de yüz­bin­de 0.9’dur. Bu oran daha da düş­me­ye baş­la­mış­tır. Çün­kü, ihti­sa­sa ayrı­lan yan dal kad­ro­la­rı azal­mış, 2012 önce­si yıl­da 110 gast­ro­en­te­ro­lo­ji yan dal asis­ta­nı için kad­ro açı­lır­ken, son 4 yılın orta­la­ma­sı 23’e düş­müş­tür. Mes­le­ği bıra­kan, haya­tı­nı kay­be­den, emek­li olan, yurt dışı­na giden mes­lek­taş­la­rı­mız hesap­lan­dı­ğın­da, gast­ro­en­te­ro­lo­ji uzma­nı sayı­sı daha da azal­mak­ta­dır. Bu durum, hem kali­te­li, doğ­ru, zama­nın­da veri­le­bi­lecek hiz­met sunu­mu­nu aksat­mak­ta ve hem has­ta mağ­du­ri­ye­ti­ne hem de mali­yet kay­bı­na neden olmak­ta­dır. Çün­kü, baş­ta kara­ci­ğer olmak üze­re bir­çok has­ta­lı­ğın teda­vi­si olduk­ça paha­lı­dır ve bun­la­rın has­ta olma­dan önle­ne­bil­me­si için uzman hekim ihti­ya­cı­nın kar­şı­lan­ma­sı gere­kir. Bunun için vakit kay­bet­me­den yan dal kad­ro sayı­sı­nın artı­rıl­ma­sı gere­kir. Aksi tak­dir­de gast­ro­en­te­ro­lo­ji gide­rek nes­li kay­bol­mak­ta olan bir branş hali­ne gel­mek­te­dir” uya­rı­la­rın­da bulundu.

ENDOS­KO­Pİ İŞL­EML­ER­İNİ SADE­CE GAST­RO­EN­TE­RO­LO­Jİ UZMAN­LA­RI YAPMALIDIR!

Ülke­miz­de­ki endos­ko­pik işlem­ler­le ilgi­li de bil­gi veren Bor, şun­la­rı anlat­tı: Endos­ko­pi­nin başa­rı­sı ve has­ta­nın endos­ko­pi­den rahat­sız­lık duy­ma­ma­sı, kimin yap­tı­ğı­na, nere­de yapıl­dı­ğı­na, nasıl yapıl­dı­ğı­na ve dene­yim­li bir yar­dım­cı eki­bi­nin olup olma­ma­sı­na göre deği­şir. Endos­ko­pi­yi bu konu­da eği­tim gör­müş olan­lar yani gast­ro­en­te­ro­log­lar yap­ma­lı­dır. Türk Gast­ro­en­te­ro­lo­ji Derneği’nin top­lam 768 üye­si var­dır. Bu kadar az sayı­da gast­ro­en­te­ro­lo­ji uzma­nı­nın 78.750.000 kişi­lik ülke nüfu­su­mu­zun gast­ro­en­te­ro­lo­jik sorun­la­rı­nı ve endos­ko­pi ihti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­ya­ma­ya­ca­ğı açık­tır. Bu neden­le daha ger­çek­çi plan­la­ma­lar yapıl­ma­sı gerek­mek­te­dir. Bu plan­la­ma­lar yapı­lır­ken ihti­ya­cı olan her has­ta­nın bu işlem­le­re eri­şim hak­kı ile yapı­lan işlem kali­te­si ara­sın­da bir den­ge olma­sı da şarttır.

Endos­ko­pi işle­mi basit­çe üst ve alt gast­ro­in­tes­ti­nal kanal ince­len­me­si değil­dir. Bu işlem­ler ilk aşamada:

  • Tanı­sal özofagogastroduodenoskopi,
  • Özo­fa­gus varis­le­ri ve diğer üst Gİ kana­ma­lar için hemos­ta­tik teknikler
  • Tanı­sal total kolonoskopi
  • Tanı­sal sigmoidoskopi
  • Rektoskopi/proktoskopi
  • Alt Gİ kanal­da poli­pek­to­mi ve hemos­ta­tik işlemler
  • Balon dila­tas­yon (üst ve alt Gİ kanal)
  • Per­kü­tan endos­ko­pik gast­ros­to­mi işlem­le­ri­ni kap­sar­ken bunun arkasından;
  • ERCP ve saf­ra yol­la­rı- pank­re­asa yöne­lik ile­ri giri­şim­sel işlemler
  • Endos­ko­pik ultrasonografi
  • GİS mano­met­ri­si
  • İleri endos­ko­pik teda­vi­ler (POEM, ESD vb)
  • Balon­lu ve balon­suz ente­ros­ko­pi, kap­sül endos­ko­pi gibi,

çok daha ile­ri eği­tim gerek­ti­ren işlem­ler gel­mek­te­dir. Tüm bu i şlem­le­ri yapa­cak uzman­la­rın cid­di bir eği­tim­den geç­me­le­ri ve tec­rü­be kazan­ma­la­rı şarttır.

15 GÜN­LÜK KURS­LAR­LA ENDOS­KO­Pİ SER­Tİ­F­İK­A­SI VERİLEMEZ!

Sağ­lık Bakan­lı­ğı tara­fın­dan 09.10.2015 tari­hin­de çıka­rı­lan Gast­ro­in­tes­ti­nal sis­tem endos­ko­pi­si ser­ti­fi­ka­lı eği­tim prog­ra­mı stan­dar­dı, TGD tara­fın­dan bazı çekin­ce­le­ri­miz dışın­da des­tek­len­mek­te­dir. Kasım 2015 iti­ba­riy­le 2046 gast­ro­en­te­ro­lo­ji dışı uzma­nın ser­ti­fi­ka baş­vu­ru­su mev­cut­tur. Bu baş­vu­ru­lar ara­sın­da konu­sun­da yet­kin uzman­lar oldu­ğu gibi cid­di oran­da, nere­dey­se hiç­bir biri­ki­mi olma­yan baş­vu­ru­lar da var­dır. Ser­ti­fi­kas­yon yönet­me­li­ği­ni yan­lış yorum­la­yan az sayı­da SB has­ta­ne­si­nin ser­ti­fi­ka­lı hat­ta ser­ti­fi­ka­sız tüm uzman­la­ra endos­ko­pi yap­ma hak­kı ver­di­ği yönün­de duyum­la­rı­mız mev­cut­tur. Cid­di bir sağ­lık soru­nu oluş­tu­ran bu hata­lı uygu­la­ma­nın da engel­len­me­sin­de yarar var­dır. Bu neden­le baş­vu­ru­lar mev­cut stan­dart­lar da göz önün­de bulun­du­ru­la­rak TGD’nin muha­tap alın­dı­ğı bir komis­yon­da ince­len­me­li­dir. Bun­dan son­ra eği­tim verecek mer­kez­le­rin seçi­min­de SB ile TGD ve Türk Cer­ra­hi Der­ne­ği bir ara­ya geti­ri­le­rek den­ge­li sayı­lar ile eği­tim veri­lecek bir yapı oluş­tu­rul­ma­lı­dır. Özel sek­tör­de yapı­lan ve çoğu imza­sız, kimin yap­tı­ğı belir­siz endos­ko­pik işlem­ler denet­len­me­li­dir, SGK tara­fın­dan işlem bede­li öden­me­me­li­dir. Halen sür­mek­te olan 15 gün­lük kurs­lar­la endos­ko­pi ser­ti­fi­ka­sı veril­me­si uygu­la­ma­sı aci­len dur­du­rul­ma­lı­dır. Endos­ko­pi ser­ti­fi­ka­sı eği­ti­mi 18 aydan az olma­ma­lı­dır. Bu konu­da Avru­pa veya Ame­ri­ka Bir­le­şik Devletleri’ndeki kıla­vuz­lar­dan faydalanılabilir.”

KARA­Cİ­Ğ­ER YET­MEZ­Lİ­Ğİ HAK­KIN­DA HER ŞEY

Kara­ci­ğer yet­mez­li­ği hak­kın­da bil­gi veren Türk Gast­ro­en­te­ro­lo­ji Der­ne­ği Genel Sek­re­te­ri Baş­kent Üni­ver­si­te­si Tıp Fakül­te­si Gast­ro­en­te­ro­lo­ji Bilim Dalı Öğre­tim Üye­si Prof. Dr. Birol Özer, Kara­ci­ğer yet­mez­li­ği, son dönem kara­ci­ğer has­ta­lı­ğı, dekom­pan­se siroz ola­rak da bilin­mek­te­dir. Kara­ci­ğer yet­mez­li­ği daha önce­den kara­ci­ğer has­ta­lı­ğı oldu­ğu bili­nen birey­ler­de olur­sa kro­nik, daha önce­den kara­ci­ğer has­ta­lı­ğı olma­yan birey­de geli­şir­se akut yet­mez­lik ola­rak tanım­la­nır. Dün­ya­da her yıl yak­la­şık 1 mil­yon insan kara­ci­ğer yet­mez­li­ği ve bunun­la ilgi­li durum­lar nede­niy­le ölmek­te­dir. En sık 8. ölüm nede­ni­dir. Kara­ci­ğer rezer­vi­nin %10’un altı­na düş­me­si duru­mun­da cid­di kara­ci­ğer yet­mez­li­ğin­den bah­se­di­lir. Kara­ci­ğer yet­mez­li­ği ken­di­ni asit dedi­ği­miz karın boş­lu­ğun­da sıvı top­lan­ma­sı, bilinç bozuk­lu­ğu, yemek boru­su ya da mide varis­le­rin­den kana­ma, cid­di sarı­lık şek­lin­de gös­te­re­bi­lir. Kara­ci­ğer yet­mez­li­ği nede­niy­le teda­vi olup tabur­cu olan has­ta­la­rın yak­la­şık %37’si 1 ay için­de yeni­den has­ta­ne­ye yat­mak­ta­dır. ABD’de kara­ci­ğer has­ta­la­rı­na yıl­da 4 mil­yon vizit yapıl­mak­ta­dır. Has­ta­lı­ğa neden olan fak­tör­ler ara­sın­da hepa­tit virus­le­ri, alkol, ilaç­lar, kalıt­sal ve oto­im­mün has­ta­lık­lar ve kara­ci­ğer kan­se­ri geli­şi­mi sayı­la­bi­lir. Kara­ci­ğer has­ta­lı­ğın­da 12 yıl­lık sağ­ka­lım ora­nı; erken evre­de %80100, orta evre­de %6080, ile­ri evre­de %3545 düze­yin­de­dir. Karın boş­lu­ğun­da sıvı top­la­nan­lar­da 3 yıl­lık sağ­ka­lım %56 iken, karın boş­lu­ğun­da­ki sıvı­da peri­to­nit dedi­ği­miz infek­si­yon geliş­ti­ğin­de ise %10’un altın­da­dır. Kara­ci­ğer yet­mez­li­ği erken dönem­de ken­di­ni biliş­sel fonk­si­yon­lar­da bozul­ma ile de gös­te­re­bi­lir. Mini­mal hepa­tik ense­fa­lo­pa­ti dedi­ği­miz kli­nik durum­da iş gücü kay­bı, hata­lı iş yap­ma, sürü­cü yete­nek­le­rin­de zayıf­la­ma şek­lin­de kar­şı­mı­za çıka­bi­lir. İleri evre­ler­de ise ş uurun kapan­dı­ğı cid­di kara­ci­ğer koma­sı geli­şe­bi­lir. Kara­ci­ğer has­ta­lı­ğı bulu­nan birey­ler­de ara­ya giren infek­si­yon­lar kara­ci­ğer yet­mez­li­ği­nin orta­ya çıkı­şı­nı kolay­laş­tı­rır. Bu neden­le HAV, HBV ve inf­lu­en­za aşı­la­rı yapıl­ma­lı­dır. Kara­ci­ğer has­ta­la­rı ağrı kesi­ci ihti­ya­cı oldu­ğun­da para­se­ta­mo­lü gün­de 2 gra­ma kadar güven­le kul­la­na­bi­lir. Ste­ro­id olma­yan anti­inf­la­ma­tu­ar ilaç­la­rı böb­rek yet­mez­li­ği, ülser ve kana­ma ris­ki­ni artır­ma­la­rı nede­niy­le kul­lan­mak­tan sakın­mak gere­kir. Ülke­miz­de kara­ci­ğer has­ta­lı­ğı sebep­le­ri­nin başın­da gelen HBV ve HCV teda­vi­sin­de çok etki­li ilaç­la­rın kul­la­nıl­ma­ya baş­la­ma­sı ile bir­lik­te bu etken­le­re bağ­lı kara­ci­ğer yet­mez­li­ği vaka­la­rın­da cid­di azal­ma­lar olmuş­tur” diye konuştu.

İDEAL TEDA­Vİ; NAKİL

Has­ta­lı­ğın teda­vi­si­ni de anla­tan Prof. Dr. Özer, şun­la­rı söy­le­di: Kara­ci­ğer yet­mez­li­ği geli­şen has­ta­lar­da ide­al teda­vi seçe­ne­ği kara­ci­ğer nak­li­dir. ABD’de kara­ci­ğer nak­li bek­le­me lis­te­sin­de 16000 has­ta var iken yıl­lık nakil yapı­lan has­ta sayı­sı ise 6500 civa­rın­da­dır. Her yıl 1600 has­ta da nakil bek­ler­ken ölmek­te­dir. Ülke­miz­de bek­le­me lis­te­sin­de 2228 has­ta var­dır. Ülke­miz­de kara­ci­ğer nak­li ilk kez 1988’de kadav­ra­dan, 1990’da can­lı­dan Prof. Dr. Meh­met Habe­ral tara­fın­dan ger­çek­leş­ti­ril­miş­tir. Daha son­ra­ki yıl­lar­da çok cid­di iler­le­me­ler kay­de­dil­miş 2002’de yıl­da 159, 2016’da ise 1035 kara­ci­ğer nak­li ger­çek­leş­ti­ril­miş­tir. Batı ülke­le­rin­de çoğun­luk­la kadav­ra­dan nakil yapı­lır­ken ülke­miz­de ise nakil­le­rin %75’i can­lı­dan yapılmaktadır.”

ALKOL DIŞI YET­MEZ­Lİ­Ğ­İN­İN TEK TEDA­Vİ­Sİ KİLO VERMEK

Alkol dışı yağ­lı kara­ci­ğer has­ta­lı­ğı hak­kın­da bil­gi veren Özer, şun­la­rı anlat­tı: ADYKH ağır alkol kul­la­nı­mı (iki yıl­dan uzun süre­li haf­ta­lık orta­la­ma; erkek­ler­de >210 gr, kadın­lar­da >140 gr) gibi sebep­le­rin bulun­ma­dı­ğı durum­lar­da kara­ci­ğer­de yağ­lan­ma olma­sı­dır. ADYKH, kara­ci­ğer­de sade­ce yağ­lan­ma­nın oldu­ğu ADYK ve yağ­lan­ma­ya kara­ci­ğer inf­la­mas­yo­nu­nun eşlik etti­ği ADYK hepa­ti­ti olmak üze­re iki alt gru­ba ayrılır.

ADYKH tüm dün­ya­da görül­mek­le bir­lik­te sana­yi­leş­miş batı top­lum­la­rın­da kara­ci­ğer has­ta­lık­la­rı­nın en sık nede­ni­dir. ADYKH için en önem­li risk fak­tö­rü, sant­ral obe­zi­te, tip 2 diya­bet, hiper­li­pi­de­mi ve hiper­tan­si­yo­nu için­de barın­dı­ran meta­bo­lik send­rom­dur. Aslın­da ADYKH, meta­bo­lik send­ro­mun kara­ci­ğer bul­gu­su­dur. ADYKH pre­va­lan­sı dün­ya gene­lin­de %20 civa­rın­da­dır. Tanı alan has­ta­la­rın büyük çoğun­lu­ğu 40 ya da 50’li yaş­lar­da­dır. ADYKH siro­za iler­le­ye­bi­lir. Sade­ce ADYK olan birey­ler­de siroz ris­ki %3 iken, ADYK hepa­ti­ti olan­lar­da %20’ye kadar çık­mak­ta­dır. ADYKH’ye bağ­lı kara­ci­ğer kan­se­ri geliş­me ris­ki de vardır.

ADYK hepa­ti­ti olan bazı has­ta­lar­da hal­siz­lik, yor­gun­luk, sağ üst kad­ran­da rahat­sız­lık his­si olma­sı­na rağ­men sade­ce ADYK olan has­ta­la­rın çoğun­da yakın­ma yok­tur. Has­ta­lar genel­lik­le baş­ka neden­ler­le yapı­lan labo­ra­tu­var ince­le­me­le­rin­de kara­ci­ğer fonk­si­yon test­le­rin­de yük­sek­lik ya da karın görün­tü­le­me­si yapı­lır­ken tesa­dü­fen sap­ta­nan kara­ci­ğer yağ­lan­ma­sı ile tanı alır­lar. Fizik muaye­ne­de kara­ci­ğer­de büyü­me veya siroz geliş­ti ise kro­nik kara­ci­ğer has­ta­lı­ğı peri­fe­rik bul­gu­la­rı (asit, pal­mar eri­tem, spi­der) sap­ta­na­bi­lir. Kara­ci­ğer test­le­ri­nin nor­mal olma­sı ADYKH tanı­sı­nı dış­la­maz. Kara­ci­ğer yağ­lan­ma­sı yapan diğer neden­le­rin dış­lan­dı­ğı durum­lar­da rad­yo­lo­jik görün­tü­le­me ile ADYKH tanı­sı kona­bi­lir. Bunun­la bir­lik­te tanı­nın net olma­dı­ğı durum­lar­da ya da kara­ci­ğer­de­ki zede­len­me­nin dere­ce­si­ni tayin etmek için biyop­si yapılabilir.

ADYKH teda­vi­si için bir­çok yön­tem araş­tı­rıl­mış­tır. Bun­lar­dan sade­ce kilo ver­me­nin fay­da­lı ve güve­ni­lir oldu­ğu gös­te­ril­miş­tir. Faz­la kilo­lu ve obez has­ta­la­rın (ide­al kilo­la­rı­na ula­şa­na kadar) haf­ta­lık 0.51 kg zayıf­la­ma­la­rı öne­ril­mek­te­dir. Has­ta­lar aşı­rı alkol kul­la­nı­mın­dan kaçın­ma­lı­dır­lar. ADYKH’ında kar­di­yo­vas­kü­ler has­ta­lık ris­ki art­tı­ğı için eğer var­sa hiperg­li­se­mi ve hiper­li­pi­de­mi teda­vi edil­me­li­dir. Sta­tin teda­vi­si­nin ADYKH’nda güven­li oldu­ğu gös­te­ril­miş­tir. ADYKH bağ­lı siroz geliş­ti ise hepa­to­sel­lü­ler kar­si­nom için tara­ma, eğer son dönem siroz has­ta­sı ise kara­ci­ğer nak­li düşünülmelidir.”

İBH­’­Yİ GAST­RO­EN­TE­RO­LOG TAKİP ETMELİ

Türk Gast­ro­en­te­ro­lo­ji Der­ne­ği Yöne­tim Kuru­lu Üye­si Dokuz Eylül Üni­ver­si­te­si Tıp Fakül­te­si Gast­ro­en­te­ro­lo­ji Bilim Öğre­tim Üye­si Prof. Dr. Hale Akpı­nar ise inf­la­ma­tu­var bas­rak has­ta­lı­ğı ile ilgi­li geliş­me­le­ri anlat­tı: Ağız­dan anü­se kadar sin­di­rim kana­lın­da kro­nik ilti­hap ve duvar kalın­laş­ma­sı­na neden olan, nede­ni tam ola­rak bili­ne­me­yen has­ta­lık­lar­dır. Ülse­ra­tif kolit ve Crohn has­ta­lı­ğı bu has­ta­lık­la­rın baş­lı­ca­la­rı­dır. İBH her yaş­ta görü­le­bi­lir­se de özel­lik­le 1530 yaş ara­sın­da en sık ola­rak izlen­mek­te­dir. Crohn has­ta­lı­ğı kadın­lar­da biraz daha sık­tır. Yapı­lan araş­tır­ma­la­ra göre has­ta­lı­ğın en faz­la görül­dü­ğü Kuzey Avrupa’da her 1000 kişi­den 5’i ülse­ra­tif kolit, 3’ü ise Crohn has­ta­sı­dır. Türkiye’de ise yak­la­şık ola­rak 60.000 inf­la­ma­tu­var bağır­sak has­ta­sı bulun­du­ğu tah­min edilmektedir.

İBH genel­lik­le dün­ya­da geliş­miş, sana­yi­leş­miş ülke­ler­de görü­lür. Geliş­mek­te olan ülke­ler­den geliş­miş ülke­le­re taşı­nan insan­lar­da bir süre son­ra İBH geliş­me ris­ki nüfu­sun geri kala­nı ile ben­zer hale gelir. Görül­me sık­lı­ğı güne­ye kıyas­la kuzey enlem­ler­de ve kır­sa­la oran­la şehir­ler­de daha yük­sek­tir. Bazı nüfus­lar­da görül­me sık­lı­ğı daha düşük de olsa, her ırk­tan insa­nı etki­le­ye­bi­lir. İBH bula­şı­cı değil­dir. Has­ta, has­ta­lı­ğı­nı çev­re­sin­de­ki insan­la­ra bulaş­tır­maz. İBH’nın gene­tik ola­rak yat­kın birey­ler­de çev­re­sel fak­tör­le­re kar­şı veri­len anor­mal bağı­şık yanıt sonu­cu geliş­ti­ği kabul edil­mek­te­dir. Böy­le­ce bağır­sak duva­rın­da ilti­hap­lan­ma ve ülser­ler (yara­lar) geliş­mek­te­dir. Bu bul­gu­lar has­ta­lar­da inat­çı ve sık ishal (bazen kan­lı), karın ağrı­sı, ateş, yor­gun­luk ve kilo kay­bı­na neden olmak­ta­dır. 1 aydan uzun süre­li yani kro­nik isha­li olan has­ta­la­rın mut­la­ka bir gast­ro­en­te­ro­lo­ğa baş­vur­ma­la­rı gere­ki­yor. Özel­lik­le kan­lı isha­li olan has­ta­la­ra İBH ön tanı­sıy­la alt sin­di­rim endos­ko­pi­si uygu­lan­ma­lı­dır. Has­ta­la­ra tanı kon­duk­tan son­ra teda­vi ve izlem uzun soluk­lu, çoğu has­ta­da ömür boyu­dur. İBH’nda has­ta­nın yaşı, has­ta­lı­ğın şid­de­ti, has­ta­lı­ğın sin­di­rim sis­te­mi için­de­ki yay­gın­lı­ğı, sin­di­rim sis­te­mi dışın­da belir­ti­le­rin var­lı­ğı gibi pek çok fak­tör teda­vi kara­rı­nı etki­le­mek­te­dir. Bu neden­le teda­vi şekil­le­ri has­ta­lar ara­sın­da birey­sel fark­lı­lık göstermektedir.

İBH teda­vi­sin­de amaç, has­ta­lık atak­la­rı­nı teda­vi etmek, has­ta­nın iyi­lik hali­ni koru­mak ve has­ta­lı­ğın sey­rin­de olu­şa­bi­lecek komp­li­kas­yon­la­rı engel­le­mek­tir. İBH yaşam boyu devam eden, atak ve iyi­lik dönem­le­riy­le sey­re­den has­ta­lık­lar oldu­ğun­dan has­ta­lı­ğın atak ve tanı­dan son­ra­ki ilk dönem­le­rin­de has­ta­la­rın ve has­ta aile­le­ri­nin sos­yal yaşam­la­rı olum­suz etki­le­ne­bil­mek­te­dir. Zaman­la çoğu has­ta sos­yal, iş ve mes­lek hayat­la­rı­nı has­ta­lık ve gör­dük­le­ri teda­vi­ye göre düzen­le­mek­te­dir. Bu has­ta­lar­da izle­nen stres ve üzün­tü kro­nik has­ta­lık­la­rın getir­di­ği bir duy­gu durum bozuk­lu­ğu­dur. Ancak doğ­ru bir yak­la­şım­la, has­ta­la­rın her­han­gi bir sos­yal faali­yet veya alış­kan­lık­tan vaz­geç­me­si gerek­me­ye­cek­tir. İBH olan kişi­ler genel­lik­le olma­sı gere­ken­den daha düşük kilo­lar­da olsa­lar da ide­al vücut ağır­lık­la­rı­nı koru­mak, düzen­li egzer­siz­ler yap­mak kişi­nin iyi­lik hali­ne olum­lu yön­den kat­kı sağ­la­ya­cak­tır. İyil­ik döne­min­de has­ta­lar dok­tor­la­rı­nın öner­di­ği teda­vi­yi, yakın­ma­sız olma­la­rı­na güve­ne­rek kes­mek­te, kont­rol­le­ri­ne de git­me­mek­te­dir­ler. Teda­vi uyum­suz­lu­ğu­nun geti­re­ce­ği sıkın­tı­lar­la ilgi­li (örn. has­ta­lı­ğın alev­len­me­si vb.) teda­vi­nin başın­da has­ta bil­gi­len­di­ril­me­li­dir. Düzen­li ola­rak gast­ro­en­te­re­log kont­rol­le­ri­ne git­me­le­ri teş­vik edilmelidir.”

İlgili Haberler

Leave a Comment