Hücre 211

Yeni işe alı­nan bir gar­di­yan hayat­ta kala­bil­mek için bir mah­ku­ma dönüş­mek zorun­da kalır. Hüc­re 211 yönet­men­li­ği­ni Dani­el Monzón’un üst­len­di­ği, Fran­cis­co Pérez Gandul’un aynı isim­li roma­nın­dan uyar­lan­mış 2009 yapı­mı bir İspan­yol fil­mi. Fil­min baş­rol­le­rin­de Alber­to Ammann ve Luis Tosar’ı izli­yo­ruz. Juan Oli­ver (Alber­to Ammann) hapis­ha­ne­de gar­di­yan ola­rak işe baş­la­ya­cak­tır ve iyi bir izle­nim bırak­mak için bir gün önce­den hapis­ha­ne­ye gider. Gar­di­yan­lar Juan’a hapis­ha­ne­yi gez­dir­dik­le­ri sıra­da bir kaza sonu­cu Juan başı­na aldı­ğı bir dar­be­nin etki­siy­le bayı­lır. Gar­di­yan­lar, Juan’ı hemen yakın­da­ki boş olan bir hüc­re­ye taşır­lar, 211 numa­ra­lı hüc­re­ye. Dok­to­run gel­me­si­ni bek­ler­ler­ken hapis­ha­ne­de…

Daha Fazla

20 milyon dolara satılan ülke: FİLİPİNLER

Güney­do­ğu Asya’da bir ada dev­le­ti olan Fili­pin­ler, Büyük Okyanus’un batı­sın­da, Asya’dan 966 km açık­ta ​“Şark deni­zi­nin inci­si” ola­rak tanı­nır. Batı sömür­ge­le­rin­den Asya’da bağım­sız­lı­ğı­nı kaza­nan ilk ülke olan Filipinli’lerin köke­ni Avusturyalı’lara dayan­sa da, Çin­li, İspan­yol, Ame­ri­kan ve Arap köken­li­ler de bulun­mak­ta­dır. Doğu kül­tü­rün­den büyük izler taşı­yan Filipinler’in nüfu­su 110 mil­yon ola­rak tah­min edil­mek­te­dir.   Tarih boyun­ca bir­çok haki­mi­ye­te uğra­yan Fili­pin­ler, 1898 İspa­n­­­yol- Ame­ri­kan Har­bi sonu­cu Ame­ri­ka­lı­lar, bu ülke­yi 20 mil­yon dola­ra satın aldı­lar. 1934’de kabul edi­len bir kanun­la, 10 yıl için­de tama­men bağım­sız­lı­ğı­na kavuş­ma­sı­na karar veri­len Fili­pin­ler, 1946’da ​“Fili­pin­ler Cum­hu­ri­ye­ti” ola­rak…

Daha Fazla

Paris ‑1

Özel­lik­le 19. Y.yıl son­la­rın­da kent plan­la­ma­sı­nın, Paris’in kent­sel algı­sı­nı bir anlam­da yad­sı­dı­ğı­nı düşün­sem de; hayal­le­rin, tut­ku­nun, sanat­la­rın, sanat­çı­la­rın, tari­hin ve varo­lu­şun har­man­lan­dı­ğı, gizem­li, şiir­sel, akı­cı, roman­tik bir şehir bura­sı. Sahip oldu­ğu dina­mik­ler düşü­nül­dü­ğün­de; doku­su renk­le­ri izle­ri ile hep ne ise o olma­ya devam ede­ce­ği­ne, kül­tü­rü­nü yarın­la­ra dev­şi­re­ce­ği­ne de inan­ma­yı çok iste­di­ğim kent. Mer­ke­zi ile ara­sın­da sade­ce met­re­ler olsa da ayrış­tı­rıl­mış; salaş, varoş get­to­la­rın var­lı­ğı, özel­lik­le bu şeh­rin karak­te­ris­ti­ği olma­ma­lı diye düşün­dü­ğüm, her git­ti­ğim­de artan hayal kırık­lı­ğı yaşa­mak iste­me­di­ğim kent. Onbin­ler­ce yıl önce­le­rin­den günü­mü­ze çağ­la­rı dönüş­tü­ren geç­mi­şi ile tari­he yön ver­miş,…

Daha Fazla

Yaz hazırlıklarının artçı şokları yeteri kadar dikkate alınıyor mu?

Yaz gel­di­ğin­de her­kes bir hazır­lık içi­ne girer. Bu hazır­lık sade­ce kıya­fet­ler­le ve evde yapı­lan ufak deği­şik­lik­ler­le sınır­lı değil­dir. İnsan­lar yazın daha zayıf, daha narin ve daha çeki­ci görün­mek ister­ler ve bunu başa­ra­bil­mek adı­na bir yıl boyun­ca yap­ma­dık­la­rı­nı kısa bir süre içi­ne sığ­dır­mak ister­ler. Şok diyet­ler­le zayıf­la­ma­ya çalı­şır­lar. Daha iyi görün­mek adı­na solar­yum salon­la­rı­na gidip hız­lı­ca cilt­le­ri­ne renk ver­me­ye çalı­şır­lar. Oysa bunu yapan­lar, bu şok hare­ket­ler­le vücut­la­rı­na nasıl zarar ver­dik­le­ri­ni bil­mez­ler ve bun­la­rı bir dep­rem gibi görür­sek art­çı şok­la­rın­dan da haber­dar değil­ler­dir. Hız­la kilo ver­mek ama­cı ile yapı­lan şok diyet­ler baş­lan­gıç­ta…

Daha Fazla

Yaşam hakkı, ölme hakkını da içerir mi?

Pozi­tif hukuk kural­la­rı­nın koru­ma­sı altın­da olan, vaz­ge­çil­mez, baş­ka­sı­na dev­re­dil­mez, kut­sal oldu­ğu kabul edi­len yaşa­ma hak­kı, Ana­ya­sa md. 17 ile ​“Her­ke­sin yaşa­ma, mad­di ve mane­vi var­lı­ğı­nı koru­ma ve geliş­tir­me hak­kı­na sahip­tir” hük­mü ile ifa­de edil­miş­tir. Hük­mün deva­mın­da, tıb­bi zorun­lu­luk­lar ve kanun­da yazı­lı hal­ler dışın­da kişi­nin vücut bütün­lü­ğü­ne doku­nu­la­ma­ya­ca­ğı, rıza­sı olma­dan bilim­sel ve tıb­bi deney­le­re tabi tutu­la­ma­ya­ca­ğı, vur­gu­lan­mış­tır. Her ne kadar öte­na­zi ile ilgi­li ceza kanu­nu­muz­da özel bir hüküm yer alma­sa da, bu bağ­lam­da yaşa­ma hak­kı­nı koru­yan Türk Ceza Kanu­nu md. 81, 83 ve 85 hüküm­le­ri ile Tıb­bi Deon­to­lo­ji Nizam­na­me­si ve Has­ta…

Daha Fazla