1 milyon kişi talasemili olduğundan habersiz!

Prof. Dr. Tunç Fışgın
Prof. Dr. Tunç Fışgın

HAZİ­R­AN 2016

Halk ara­sın­da Akde­niz Ane­mi­si’ ola­rak bili­nen tala­se­mi has­ta­lı­ğı, halen ülke­miz­de en sık görü­len kalıt­sal kan has­ta­lı­ğı. Türkiye’de 1 mil­yon­dan faz­la kişi­nin, has­ta­lı­ğı taşı­dı­ğın­dan haber­siz şekil­de yaşa­dı­ğı­nı belir­ten Medi­cal Park Bah­çe­li­ev­ler Has­ta­ne­si Hema­to­lo­ji Uzma­nı Prof. Dr. Tunç Fış­gın, Akde­niz Ane­mi­si taşı­yı­cı­sı iki kişi­nin evlen­me­si duru­mun­da çocuk­la­rı­nın has­ta­lık­lı olma ris­ki yüz­de 25. Bu neden­le evli­lik önce­si test yap­tır­mak haya­ti önem taşı­yor. Evlen­miş tala­se­mi­li çift­ler ise ancak gene­tik işlem­le­re baş­vur­ma şan­sı­na sahip olur­lar­sa sağ­lık­lı bir çocuk dün­ya­ya geti­re­bi­li­yor. Tala­se­mi has­ta­lı­ğı­nın bili­nen tek kalı­cı teda­vi şek­li kemik ili­ği nak­li. Bu teda­vi, ülke­miz­de­ki çocuk kemik ili­ği nakil mer­kez­le­rin­de başa­rı ile uygu­la­nı­yor” dedi.

EN ÇOK ANTAL­YA, EDİ­RNE VE URFA’DA GÖRÜLÜYOR

Fış­gın şu bil­gi­le­ri ver­di: Ülke­miz­de tala­se­mi taşı­yı­cı­lı­ğı sık­lı­ğı yüz­de 2,1 dola­yın­da­dır. Bu sayı fark­lı böl­ge­ler­de art­mak­ta, taşı­yı­cı­lık sık­lı­ğı yüz­de 13’e kadar yük­sel­mek­te­dir. Antalya’da yüz­de 13, Edirne’de yüz­de 6.4, Urfa’da yüz­de 6.4, Aydın’da yüz­de 5.1, Antakya’da yüz­de 4.6, İzmir’de yüz­de 4.8, Muğla’da yüz­de 4.5, İstanbul’da ise yüz­de 4.5 ora­nın­da Tala­se­mi görü­lür. Akde­niz, Ege ve Trak­ya böl­ge­le­ri taşı­yı­cı­lı­ğın yük­sek oldu­ğu bölgelerdir.

Kent­sel dönü­şüm kan­ser ediyor!

Türk Toraks Der­ne­ği Çev­re­sel ve Mes­le­ki Akci­ğer Has­ta­lık­la­rı Çalış­ma Gru­bu tara­fın­dan yapı­lan açık­la­ma­da, kent­sel dönü­şüm kap­sa­mın­da yıkım önce­si bina­da asbest­li mal­ze­me ince­le­me­si yapıl­ma­sı, kul­la­nı­mı­nın tes­pit edil­me­si duru­mun­da da yıkı­mın maru­zi­ye­ti sıfır­la­ya­cak şekil­de ger­çek­leş­ti­ril­me­si­nin büyük önem taşı­dı­ğı belirtildi.

Çalış­ma gru­bu­nun açık­la­ma­sın­da, ısı, aşın­ma ve kim­ya­sal mad­de­le­re daya­nık­lı lif­li yapı­da­ki asbes­tin bir mine­ral oldu­ğu anla­tı­la­rak, 1960’lardan iti­ba­ren yapı­lan bilim­sel çalış­ma­lar­da mad­de­nin akci­ğer, akci­ğer zarı kan­se­ri baş­ta olmak üze­re bir­çok kan­se­re sebep oldu­ğu­nun görül­dü­ğü bildirildi.

Açık­la­ma­da ayrı­ca şu ifa­de­ler yer aldı:

BİZDE KAN­SER ORA­NI FAZLA

Akci­ğer­ler­de asbes­to­zis deni­len nasır­laş­ma­lar­la solu­num yet­mez­li­ği, akci­ğer zar­la­rın­da kalın­laş­ma­lar ve kireç­len­me­ler yap­tı­ğı net ola­rak gös­te­ril­miş­tir. Asbes­te bağ­lı ilk maru­zi­yet ile kan­ser­ler ve diğer has­ta­lık­la­rın orta­ya çık­ma­sı ara­sın­da geçen süre­nin 1040 yıl gibi çok uzun bir süreç olma­sın­dan dola­yı maru­zi­ye­tin etki­le­ri erken dönem­de orta­ya çık­ma­mak­la bir­lik­te, asbest maru­zi­ye­ti top­lum sağ­lı­ğı­nı teh­dit eden en önem­li teh­li­ke­ler­den biri ola­rak kabul edil­mek­te­dir. Dün­ya­da asbes­te bağ­lı kan­ser­ler yüz bin­de 10’un altın­day­ken ülke­miz­de çev­re­sel asbes­tin bazı böl­ge­ler­de ende­mik etki­le­ri nede­niy­le bu oran­lar yüz bin­de 700800’lere kadar vara­bil­mek­te­dir. Özel­lik­le son yıl­lar­da kent­sel dönü­şüm kap­sa­mın­da asbest­li çimen­to ve ‑su boru­la­rı, tavan kap­la­ma ve zemin döşe­me gibi- izo­las­yon mal­ze­me­le­ri içe­ren eski bina­la­rın yıkı­mıy­la çev­re­ye yayı­la­cak asbest lif­le­ri, baş­ta yıkım işle­rin­de çalı­şan işçi­ler olmak üze­re, daha bebek­lik çağın­da olan çocuk­la­rı­mız dahil etraf­ta bulu­nan her­kes için onlar­ca yıl son­ra orta­ya çıka­cak kan­ser­ler ve sonu solu­num yet­mez­li­ği ile bitecek cid­di akci­ğer has­ta­lık­la­rı açı­sın­dan cid­di risk­ler taşımaktadır.”

İlgili Haberler

Leave a Comment