Onkoloji Hastalarında Beslenme Desteği

Onkoloji hastalarında, hastanın mevcut kilosunu korumak, genel durumun bozulmasını önlemek ve malnütrisyonlu hastalarda hayati tehlike yaratabilecek komplikasyonların gelişmesini önlemek amacıyla beslenme desteği vermek gerekir. Bu tedavi programında spesifik besin öğelerinin destek tedavisi, tümör yanıtının artırılması, kemoradyoterapi komplikasyonlarının önlenmesi gibi değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Bu spesifik besin öğelerinin alımı oral, enteral, parenteral yollarla verilmesi uygun bir algoritm izlenerek sağlanabilir Onkoloji hastalarında beslenme desteğine başlanması için bazı gerekli şu kriterlerin oluşması gerekir:

  • Hastalık öncesi döneme göre %5’in üzerinde kilo kaybı,
  • Serum albümin düzeyinin 3.2 g/dl’nin altında olması,
  • Deri altı kalınlığının erkeklerde 2.5 mm altı, kadınlarda 3 mm, çocuklarda 5 persentilin altında olması
  • Çocuklarda boya göre kilo oranının %90’ın altında olması veya boya göre kilonun 10 persentilin altında olması.

Onkoloji hastalarında beslenme desteği ile ilgili sorularımızı VIII. Uluslararası Beslenme ve Diyetetik Kongresi’nde konuştuğumuz Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD ve Nutrisyon Ekibi’den Doç. Dr. Tarkan Karakan yanıtladı.

Onkoloji hastalarında beslenme desteğine neden ihtiyaç duyuluyor?
Onkoloji hastalarında hastalığın sonucunda malnutrisyon meydana geliyor. Bu hastalarda genellikle ‘kanser kaşeksisi’ denilen durum görülür. Tümör nekrozu faktörü (TNF) (tumor necrosis factor), birçok hücre tipi tarafından salgılanan ve kanserli hücrelerin yıkımını sağlayan bir sitokindir. Tümörün salgıladığı hormonlar nedeniyle, hastalar yeterli gıda alsalar bile hızlı kilo kaybına uğrarlar. Bu kilo kaybı hem yağdan hem de kastan olur. Bunun sonucunda bağışıklık sistemi çöker. Bunlara ek olarak kanser hastalarının aldıkları kemoterapi, radyoterapi gibi tedavileri idame ettirebilmeleri için yeterli beslenme şarttır. Yeterli beslenme olmazsa bu hastalarda kemoterapiye bağlı yan etkilere tahammül etmek zorlaşır. Bu nedenle tüm kanser hastalarında öncelikle bir beslenme durumu değerlendirmesinin yapılması, bunun sonucunda da mutlaka beslenme desteği verilmesi gerekir.

Beslenme desteğine ne zaman geçilmeli?
Beslenme desteği tedavisi ile ilgili değerlendirmenin kanser tedavisinden önce yapılıp, tedaviye başlanması gerekir. Bunun için beslenme durumunu ölçen testler yapılır. Tüm dünyada bu testlere bakıldığında kanser hastalarının hemen hemen %50′sinin malnütrisyonda olduğu görülür. En çok malnütrisyon görülen kanserler, ağırlı olarak pankreas kanseri, gastrointestinal sistem kanserlerinden özellike özofagus, baş boyun ve mide tümörleri gibi tümörlerdir. Görece olarak kolon kanseri, meme kanseri gibi hastalıklarda çok zaman malnütrisyon görülmez ama onları da taramakta fayda vardır.
Yemek borusu kanserleri, mide kanseri gibi gastrointestinal kanserlerde tümörün yemek borusunu tıkaması, midenin tıkanması ve hastanın yemek yemesinin engellenmesi gibi durumlar da malnütrisyon oluşumuna neden olur. Bu durumlarda sadece beslenme tedavisi yapmak yeterli değildir. O yolların açılmasını da sağlayacak tedaviler yapmak gerekir. Örneğin stent takmak, gastrostomi tüpü gibi yaklaşımları da yapmak gerekir. Beslenme tedavisine hastanın kalori ihtiyacına göre başlamak gerekir.

Bunun kriterleri varmı?
Aslında bunun çok özel bir oranı yok. Standart beslenmede olduğu gibi beslenmenin hastanın günlük kalorisinin büyük bir kısmını karbonhidratlardan alacak şekilde düzenlenmesi gerekir. Tüm kalorinin %30′unu yağlardan, %30′unu proteinden olacak şekilde kombinasyon uygulanır. Beslenmeye Omega-3 yağ asitleri eklenmesinin daha yararlı olduğunu gösteren bazı çalışmalar da bulunmaktadır. Glutamin de son yıllarda öne çıkan destek ürünlerinden birtanesi. Bu hastalara genellikle bunları vermekteyiz. Çünkü bu besinler eksik olduğunda kemoterapiye bağlı yan etkiler daha fazla görülür. Örneğin nötropenide kemik iliği baskılanması daha fazla meydana gelebilir. Radyoterapi sırasında meydana gelen ciddi tahriş ve yanıkların iyileşmesi için de glutamin gibi protein desteklerine ihtiyaç bulunmaktadır. Biz bunları önceden başlamayı tercih ediyoruz. Çünkü her zaman sonradan vermek mümkün olmayabilir. Örneğin hasta radyoterapi aldığı zaman buna bağlı özofajit adı verilen tablo meydana gelir ve hasta özofajit olduğunda yutma kabiliyetini kaybedebilir. Bu gibi durumlarda destek çok önemlidir.

Besin desteği hangi yolla yapılmaktadır?
Eğer hasta yemek yiyebiliyorsa, oral supleman dediğimiz aroması olan beslenme destek ürünleri kullanılmaktadır. Bu destek ürünleri genelde hastanın günlük beslenmesine ek olarak verilir. Yani günlük üç öğünün ara öğünü şeklinde destek olarak verilmektedir. Bu besin desteğinin hastanın normal öğünlerine engel olmaması gerekir. Ülkemizde bu şekilde çok sayıda beslenme destek ürünü bulunmaktadır. Ürün seçiminde genellikle hastanın tadını beğendiği ürün tercih edilir. İçerik açısından standart ürünlerin, ülkemizdeki ve dünyadaki firmaların ürünlerinde hemen hemen kompozisyon aynıdır. Bu ürünler, yağda ve suda eriyen tüm vitaminler, eser elementlerden magnezyum, selenyum gibi eser elementler, aminoasitler, yağlar ve karbonhidratları içerir.
Bu destek ürünlerini tedaviye başlamadan önce veriyoruz. Eğer hasta ağızdan alamıyorsa, beslenme tüpü, stent takılarak ya da gastrostomiden veriyoruz.
Tedavi sırasında sıkıntılar yaşanmaktadır. Kemoterapiye bağlı bulantı kusma, radyoterapiye bağlı olarak yemek borusundaki daralmalar ve yoğun inflamasyon beslenmeye engel olmaktadır. Burada klinisyenin hastanın o anki durumuna göre besin desteğinin içeriğini değiştirmesi gerekebilir. Bu değişiklik sırasında yüksek enerjili az hacimli ürünlere geçilebilir. Standart ürünlerin 1 ml’de 1 kalori vardır. Yüksek enerjililerin ise 1 ml’sinde 2 kalori vardır. Yani hasta aynı hacimle 2 kat kalori alabilir. Bu şekilde hastanın beslenmesine takviyede bulunulur. Bunun sonucunda her zaman hastanın normal kilosuna çekilmesine çalışılır. Ancak tümör o kadar güçlüdür ki, salgıladığı faktörler kilo almasına, anabolik faza geçmesine engel olur. Ama hiç verilmediği zamanlardaki durumla kıyaslandığında, beslenme tedavisinin enfeksiyon riskinde, kas kayıplarında, immün sistem üzerinde daha etkili olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle beslenme desteği yapmak bütün dünya kılavuzlarında tavsiye edilmektedir.

Onkoloji hastalarında tüketilmemesi gereken besin grupları var mı?
Spesifik olarak besin gruplarının çıkarılması gerektiğine dair bir kanıt yoktur. Ancak multivitamin gruplarının kemoterapi ve radyoterapi sırasında alınmasını tavsiye etmiyoruz. Çünkü bu ürünler, özellikle de antioksidan ağırlıklı ürünler kemoterapinin oluşturduğu etkiyi azaltabilmektedirler. Bu nedenle hastaların kendi insiyatiflerini kullanarak ekstra multivitamin preperatları, antioksidan preparatları kullanması tavsiye edilmemektedir. Belirli besin öğelerinin alınmasını yasaklamıyoruz ama alınmasını tavsiye ettiğimiz ürünler var. Kanıta dayalı tıbba baktığımız zaman örneğin pankreas kanseri için bazı tavsiyeler söz konusudur. Son yıllarda bu konuda yapılan bir çalışmada içeriğinde halk arasında köri sosu diye bilinen kürkümin olan, Türkiye’de zerdeçal adı verilen bir bitkiden elde edilen bir maddenin, günde 8 gram alınmasının kemoterapiye dirençli pankreas kanserinde yaşam süresini 6 kadar uzattığı gösterilmiştir. Bu ürünler tedavi amaçlı değil, destek amacıyla kullanılmaktadır. Bunun dışında şu anda devam eden çalışmalara göre probiyotik içeren ürünlerin de kolon kanserinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının oluşturduğu ishal yan etkisini azalttığı gösterilmektedir.
Omega yağ asitleri de antiinflamatuvar özelliklerinden dolayı onkoloji hastalarının destek tedavilerinde tercih edilmektedir. Bunun dışında işe yaramayan ürünleri de bilmek gerekir. Örneğin halk arasında çok tavsiye edilen köpekbalığı kıkırdağı gibi tabletlerin aslında kanser tedavisinde faydalı olmadığını çalışmalar gösterdi. O yüzden kişilerin birtakım lüzumsuz preparatlara yönelmesini de tavsiye etmiyoruz. Bunlardan birtanesi de ısırgan otu gibi ürünler.
Beslenme açısından hastaların kendilerini zorlamalarını çok tavsiye etmiyoruz. Çünkü hastaların mide bulantısı çok ön planda olduğu için az ve sık yemelerini tavsiye ediyoruz. Günlük öğün sayılarını artırmaları, çok yağlı yiyecekler yememelerini, protein ihtiyaçlarını aksatmamalarını tavsiye ediyoruz. Protein eksikliğinde hem kan hücrelerinin yapımında bir azalma meydana geliyor, hem de kas kaybı meydana geliyor. Bunu özellikle kanser hastalarında istemiyoruz. Çünkü kanser hastalarında sarkopeni dediğimiz iskelet kası kaybı çok hızlı gelişir ve bu iskelet kasının yerine konması da aylar alır.

Beslenme destek tedavisi onkoloji hastalarına ne kazandırıyor?
Destek tedavileri birçok hastanın kemoterapiyi veya radyoterapiyi tamamlamasını sağlıyor. Örneğin genelde 6 kür kemoterapi verilir. 4. kürde pes eden hastalar olabilir. Bunun da tek sebebi malnütrisyondur. Çünkü artık verilen kemoterapi ilaçlarının toksisitesi de artmaya başlamıştır. Hastalar bu toksisite nedeniyle tedaviyi yarım bırakmak zorunda kalabilirler. Beslenme destek tedavisinin en önde gelen faydası hastaya mevcut tedaviyi tamamlayabilme yeteneği kazandırılmasıdır. Bu hastaların ideal kiloya çekilmesi çok zordur. Böyle bir beklentimiz yok ama beslenme tedavisinin amacı en azından ağır kayıpları engellemektir.

Yorum eklemek için kullanıcı girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş