İflah Olmaz Bir Koleksiyoner

Nobel İlaç Ürün Müdürü Dr. Hürol İnnice’nin son derece ilginç bir tutkusu var: Koleksiyon yapmak. Hepimiz özellikle çocukluk yıllarımızda bir şeylerin koleksiyonunu yapmışızdır. Pul koleksiyonu, futbolcu fotoğraflarının koleksiyonu vs… Ama Dr. Hürol innice, kelimenin tam anlamıyla iflah olmaz bir koleksiyoner. Eline geçirdiği bütün ilginç objeleri toplamak istiyor. Birkaç objeyi de hatırı sayılır ölçüde biriktirmiş. Birçok şeyin koleksiyonunu yapıyor ama kaktüsler yaşamında ayrı bir önem taşıyor. Evet yanlış okumadınız kaktüs koleksiyonerliği… Dr. İnnice’nin yaklaşık 1000 çeşit kaktüsü var. Nereden mi başlamış kaktüs toplamak tutkusu. Tamamen doğaya olan tutkusundan…

Biz hiç duymamıştık ama Türkiye’de de hatırı sayılır ölçüde kaktüs koleksiyoneri olduğunu öğreniyoruz Dr. İnnice’den… Yaklaşık 1000 çeşit kaktüsü olan Dr. İnnice, doğaya ve çiçeklere olan tüm düşkünlüğünü kaktüsler üzerinde yoğunlaştırmış. Her gittiği yerden kaktüs toplayan Dr. İnnice, ”Kaktüs yetiştirmek çok emek ister. Sabır işi. Başka bir objenin koleksiyonunu yaptığınızda onu kenara koyuyorsunuz. Ama canlı bir şeyin koleksiyonu çok daha zor. Örneğin kaktüsleri yazın haftada bir kez suluyorsunuz ancak 2-3 saatinizi alabiliyor. Kaktüslerin uyuma dönemleri var. Bu mevsimlerde (sonbahar-kış) uyuyorlar. Ekim, Kasım sonlarında onları bir kenara bırakıp Nisan’a kadar neredeyse hiç sulamıyorsunuz. Daha sonraları haftada bir sulamak yetiyor” diyor.

Dr. Hürol İnnice işi gereği çok seyahat ediyor. Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli şehirlerine gidiyor. Özellikle yurt dışında boş zaman yaratarak yaptığı en önemli işlerden biri bir çiçek pazarına, yoksa bir çiçekçiye gidip kendisinde olmayan kaktüs çeşitlerini incelemek ve satın almak. Kendisinin gidemediği yerler için de arkadaşlarına sipariş verdiğini söylüyor.

Son zamanlarda işi biraz daha ileri götürmüş ve tohumdan veya aşılama yoluyla da kaktüs yetiştirmeye başlamış. Kaktüs toplamaya başladığı ilk zamanlardan bu yana birkaç üreticinin de etkisiyle kaktüs çeşitlerinin çok arttığını söyleyen Dr. İnnice, “Dünyada 3000-3500 çeşit kaktüs olduğu varsayılıyor. Benim bu konuda kat edeceğim çok uzun bir yol var. Hergün yeni şeyler öğreniyorum. Belki emekli olduğumda kaktüs üreticiliğine başlayabilirim” diyor.

Kaktüsleri için balkonunu yeniden düzenlediğini söyleyen Dr. İnnice, “Çok büyük bir düzenleme gerektirmiyor ama kaktüsler sıcak ortam sevdikleri için öncelikle, balkonumu kapattırmak zorunda kaldım. Bir de özel bir raf sistemi yaptırdım. Başka bir şeye de çok gerek yok. Türkiye’de kaktüs koleksiyonu yapan hatırı sayılır bir kitle var” diye konuşuyor.

 

Hiçbir Kural Yok

Hürol İnnice’nin kolleksiyonerliği kaktüslerle sınırlı değil. Çocukluk döneminde ”Tipitip” sakızlarının kağıtlarını biriktirerek koleksiyona başlamış. Bu koleksiyonunu bugün bile saklıyor. Koleksiyonerliği ortaokul döneminde “klasik” pul koleksiyonuyla devam etmiş. Türkiye’de çok fazla insanın yaptığı ”Milli Piyango Koleksiyonu” ve ”Cumhuriyet Dönemi Madeni Para Koleksiyonu”na da sahip… Kaktüsün yanında, sayısı 1000 tanenin üzerinde olan ”Minyatür İçki Şişesi Koleksiyonu” da var. Minyatür içki toplayan Dr. Hürol İnnice, ”Dünyada minyatür içki koleksiyonu yapanlar çok fazla ama benim gibi 1000 tanenin üzerinde olanlar çok fazla değildir. Bu sayıya ulaşmak için çok emek sarf ettim. Çukurcuma’daki antikacılar ve İstanbul’daki tüm bitpazarlarından oldukça fazla sayıda şişe edindim. Ama artık eskisi kadar fazla çeşit bulamıyorum. Diğer koleksiyonlarda toplumsal organizasyonlar ve dernekler görebilirsiniz fakat bunun toplumsal bir organizasyonu yok. Her türlü objenin koleksiyonunu yapabilirsiniz. Koleksiyon yapmaya başladıktan sonra her koleksiyonun kendi içinde kuralları olsa da ne koleksiyonu yapıp yapamayacağınız konusunda hiçbir kural olmadığını fark ettim” diyor.

 

Basketbola Aşık

Dr. Hürol İnnice’nin koleksiyonerlikten başka bir tutkusu da basketbol… Okul yıllarında uzun boyu ve spora olan ilgisi nedeniyle öğretmenleri tarafından basketbola yönlendirilen Dr. İnnice, tüm okul hayatı boyunca amatör olarak basketbol oynamış. Nobel İlaç’ın basketbol takımıyla “Şirketler Basketbol Ligi”nde sürekli olarak dereceye giren Dr. İnnice, çapraz bağlarını koparınca, bir süredir saha kenarına çekilmek zorunda kalmış. Sporun beden sağlığının yanında stres atma konusunda son derece yararlı olduğunu hatırlatan Dr. İnnice, ”Eğer hekim ya da ilaç sektöründe olmasaydım sporla ilgili bir iş de yapabilirdim. Spora yatkın bir yapım var ve izlemekten de oynamaktan da çok zevk alıyorum. Basketbolcu olmak isteyebilirdim hatta belki beden eğitimi öğretmeni olmak da beni mutlu edebilirdi” dedi.

Nobel İlaç takımı ile birlikte.

Yarışmacı bir kimliğe sahip olduğunu söyleyen Dr. İnnice, ilaç sektörünü de bu nedenle tercih etmiş. Bu konuda ”Hekimler doğal olarak daha çok medikal tarafı tercih ediyorlar. Ama pazarlama tarafı; ürün müdürlüğü çok daha dinamik. İlaç sektörünü tercih etmemi sağlayan sebeplerden birisi de yarışmacı kimliğim oldu. Hekimlik güzel ve kutsal bir meslek. Bunun yanında içinde bulunduğumuz şartlardan daha ziyade bir gönül işi haline dönüştü. Diğer hekim arkadaşlarımın daha büyük bir aşkla ve layıkıyla yapacağını düşündüğümden, yüreğimin de sesini dinleyerek ilaç sektörüne geçiş yaptım” diyor.

Dr. İnnice, ilaç sektörüne geçmek isteyenlere de bazı hatırlatmalar yapıyor: “Her geçen yıl ilaç fiyatları ve kısıtlamalarının da etkisiyle, sektörde ciddi bir iş yükü artışı söz konusu. Eskiye göre daha yoğun ama ne olursa olsun zevkli bir iş temposu bekliyor onları. Pazarlama yönünden çok farklı özellikleri olan bir sektör. En basitinden nihai tüketici olan kişiler sizin müşteriniz değil. Tanıtımı hekime yapıyorsunuz fakat ilacı kullanan hastalar. Eğer sosyal tarafınız güçlü ise kesinlikle doğru yerdesiniz.”

Yorum eklemek için kullanıcı girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş