Ana sayfa » Kategori bazında arşiv » Yazarlar » Ayfer UYANIK

Yaşam hakkı, ölme hakkını da içerir mi?

Pozitif hukuk kurallarının koruması altında olan, vazgeçilmez, başkasına devredilmez, kutsal olduğu kabul edilen yaşama hakkı, Anayasa md. 17 ile “Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir” hükmü ile ifade edilmiştir. Hükmün devamında, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı, rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamayacağı, […]

Hukuki Güvenlik Refleksi: Defansif Tıp

Son yıllarda tıbbi malpraktis davaların sayısında artış gözlemlenmektedir. Zira teknolojik gelişmeler sadece tıp bilimini geliştirmekle kalmamış, hastaların bilgiye erişimini de kolaylaştırmıştır. Eskiye nazaran hastalar sağlık kuruluşu veya hekim karşısında hangi haklara sahip olduklarının görece daha bilincindedirler. Hiç şüphesiz yazılı ve görsel medyanın ve sağlık hukukunda uzmanlaşan avukatların da buna etkisi büyüktür. Maalesef bu gelişmenin olumsuz […]

Devamı…

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Meksika, Arjantin, Brezilya, Afrika Kıtasında Lesotho ve Tanzanya, Asya Pasifik Bölgesinde Fiji, Pakistan ve Tuvalu gibi ülkeler, anayasa ve vatandaşlık yasalarındaki doğum yeri (toprak esası – ius soli) esasına binaen kendi hakimiyet sahalarında dünyaya gelen herkese doğum anından itibaren vatandaşlık bahşetmektedir. Bu ülkeler arasında en popüler destinasyon hiç şüphesiz ABD ve […]

Devamı…

MAYIS 2016 Sağlık hakkı, kategorik olarak sosyal haklar arasında yer alan ikinci kuşak hakları arasındadır. Pek çok uluslararası sözleşmelerde olduğu gibi Anayasa (AY) madde 17 I uyarınca da herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kişilerin sağlık hizmetine erişimi konusunda Devletin önemli görevleri bulunmaktadır. Ancak, Devlet bu görevlerini amaçlarına uygun öncelikleri […]

Devamı…

NİSAN 2016 Vücut bütünlüğüne yapılan her türlü müdahale hukuka aykırıdır. Sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi müdahalenin hukuka uygun olabilmesi için hastanın rızasının şart olduğu gibi hastaya tedavi amaçlı yapılan müdahalenin tıp biliminin kurallarına uygun olması da şarttır. Rıza bizzat hasta tarafından verilmelidir. Küçük veya kısıtlı olanlara yapılacak tıbbi müdahaleler için kanuni temsilcinin izni alınmalıdır. Herhangi […]

Devamı…

MART 2016 Vücut bütünlüğüne yapılan bir müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi için, kural olarak, hastadan rıza alınmış olması gerekmektedir. Müdahalede bulunulan kişinin rızası, tıbbi zorunluluk ve kanunda yazılı hallerde aranmaz (Anayasa, m. 17 II). Keza, kişinin rızası dışında, üstün nitelikte özel veya kamusal bir yararın bulunması veya kanun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden birinin varlığı durumunda, […]

Devamı…

ŞUBAT 2016 Kişisel kullanım amacıyla yurt dışından temin edilmesi gereken ilaçlar ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı, müdavi hekim, Türk Eczacılar Birliği ve bazı ilaç depolarının hukuki sorumlulukları nelerdir? • Hekimin sorumluluğu açısından: Hekimin öncelikli görevi, hastalıkları önlemeye ve bilimsel gerekleri yerine getirerek hastaları iyileştirmeye çalışarak insanın yaşamını ve sağlığını korumaktır. Bunlar yanında hastasının zarar görmemesi […]

Devamı…

OCAK 2016 Doğduğu sırada sahip olunan fiziki yapının tıbbi müdahale sonucunda ruhi yapı ile örtüşen fiziki yapıya değiştirilmesi, cinsiyet değiştirme olarak tanımlanabilir. Transseksüel yapıda olan kişilere plastik cerrahinin de dahil olduğu bir operasyon ile gerçekleştirilen cinsiyeti değiştirme ameliyatı ancak kişinin talebi üzerine ister özel ister kamu hastanesinde yapılabilir. Dünyada 1950 yılında gerçekleştirilen cinsiyeti değiştirme ameliyatı, […]

Devamı…

TEMMUZ 2015 Uçuş esnasında yolculardan birine acil tıbbi müdahale gerektiğinde, “Sayın yolcular, aranızda doktor var mı?” anonsu yapıldığına pek çoğumuz şahit olmuşuzdur. Anonsla birlikte başlayan sürecin hukuki temeli, müdahalede bulunan hekim veya kabin görevlilerin hukuki yükümlülüğü ve sorumluluğu, bunda havayolu şirketinin görevi ve sorumluluğu merak uyandıran konulardır. Uçuşta görevli olan tüm kabin memurları, ilk yardım […]

Devamı…

HAZİRAN 2015 Taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlıkların dostane yollar ile çözüme kavuşturulması olarak bilinen arabuluculuk, sadece Türkiye’de değil bir çok ülkede de uygulanan bir sistemdir. Arabuluculuk kurumu, Türk hukukunda, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (RG. 22.06.2012-28331) yürürlüğe girmesi ile fiilen uygulanabilir hale gelmiştir. Bu Kanun, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği (RG. 26.01.2013-28540) ile tamamlanmaktadır. Arabulucu, […]

Devamı…
Sayfa 1 / 3123